şükela:  tümü | bugün
  • biri müslümandır biri şaman.
  • türkçü türklük kümesine aşıktır, farklı kesimler dışarıdadır. ülkücü türklük ile islamın kesişim kümesinin sevdalısıdır küme farkları da ilgi alanındadır.
  • türkçüler okur, ülkücülerin çoğu hayatında bir kitap dahi bitirmemiştir. türkçü doğuştan güzel görünümlü ve bakımlıdır, ülkücüler kirli bir görüntülerinin yanında çirkinlerdir de. türkçü savunduğu tezi karşısındakine bir özgüvenle aktarırken, ülkücüler ses yükseltir, küfürler savurur. ülkücü arap icadına tapar, türkçü kendi icadına.
  • islam öncesi türklüğü bir ceset olarak görmek vs görmemek
  • türkçülük 3'e ayrılır;

    1- (bkz: ziya gökalp) tarzı türkçülük

    bu tip türkçülere göre "türküm" demek kayıtsız şartsız yeterlidir. yani aslen kürt veya bulgar asıllı birisi, "türküm" diyebiliyorsa türkçü doktrine uygundur. yani kan yoluyla türklük aranmaz, genleri kontrol edilmez veya kafatası ölçülmez. şahıs fikriyat doğrultusunda türk olduğunu kabul ediyor, ve bu doğrultuda hareket ediyorsa türktür. bu tarz türkçülükte dini inanç aranmaz. yani türk, müslüman da olabilir, tengrici de olabilir, veya hristiyanda olabilir. tamamen sekülerdir.

    2- (bkz: hüseyin nihal atsız) tarzı türkçülük

    bu türkçülere göre "türküm" diyebilen herkes kabul edilebilir değildir. yani arap asıllı birisi "türküm" diyebiliyorsa bu kabul edilemez ve bu şahıs kardeş statüsüne girmez. yani doğuştan, kan yoluyla türk olmayan herkes potansiyel düşmandır. genleri kontrol edilebilir, kafatası ölçülebilir, bu doğrultuda her yol mübahtır. bu tarz türkçülükte dini inanç aranmasa da müslüman bir türk'e "araplaşmış" gözüyle bakılabilir. bu doktrine göre en doğru yol türklerin ilk tanrısı olan göktanrıya tapmaktır. veya deist olmaktır, aksisi kabul edilebilir ama en doğru yol budur.

    3- (bkz: alparslan türkeş) tarzı türkçülük (ülkücülük)

    ülkücülerin bir kısmına göre türk, müslüman olmak zorundadır. yani müslüman olmayan türk kabul edilebilir değildir. bu tarz ülkücüler, "ümmetçi" statüsüne girdiği için çoğu kesimlerce türkçü sayılmazlar.
    ülkücülerin diğer kısmına göre ise türk, müslüman olmak zorunda değildir ama müslüman türk bir tık daha öndedir. müslüman olmayan türklerde kabul edilir. ancak her şekilde ülkücü doktrinde müslüman olmak kutsal kabul edildiği için seküler değildir.

    türkçüler ve ülkücüler arasındaki diğer farklara gelirsek;

    ülkücüler 1960 sonrası partileşmiş, sistemleşmiş ve daha örgütlü şekilde hareket etmiştir. başlı başına bir lider statüsünde olan alparslan türkeş, muhsin yazıcıoğlu, abdullah çatlı, yusuf ziya arpacık gibi adamlar ülkücülere liderlik etmiş ve ülke gündeminde önemli şekilde yer edinmiş, sol teröre karşı etkin mücadele vermişler ve 1980 öncesinde yaklaşık 5000 şehit vermişlerdir.
    1980 sonrası tasfiye edilmeye çalışsalarda alparslan türkeş öncülüğünde tekrar faaliyete geçmişlerdir. günümüzde ülkücüler daha kalabalıktır, türkiyenin hemen hemen her ilçesinde ülkü ocağı vardır. belli bir merkeze bağlı oldukları için örgütlü hareket etmek zorundadırlar. aynı zamanda ülkücüler üniversitelerde hala etkindir.

    türkçüler ise son dönemde teşkilatlanmaya gitmiş kısa süre içinde çok fazla teşkilat kurulmuştur. bu teşkilatlar birbirinden bağımsız olduğu gibi, aynı zamanda birbiri aleyhinde çalıştıkları da görülmektedir.(thp-genç atsızlar)
    bunun dışında ülkücülere göre daha amatör çalışırlar, belli bir merkeze bağlı olmadıkları için ülkücüler kadar teşkilatçı değildirler.
  • ülkücü 40ından sonra ümmetçi olacaktır
  • ülkücü tek tiptir, müslüman olmayan türkleri yok saymaya varan sözleri çekinmeden söyler. mezhepçilik yapar. türklük bilincinden ziyade daha çok islamcılık yapar. ocak dedikleri teşkilatlarda sünni islam propagandası tavan yapmıştır. yakın zamanda bahçeli'nin "şah da bizim, sultan da bizim" benzeri söylemi sadece söylemdir, eylemde böyle bir şey asla yoktur. ülkücüler genel olarak, hatta bazı cemaatlerden ve islamcı örgütlerden bile daha mezhepçi ve müslüman olmayan türklerin düşmanı gibidir. onlar için slogan "kanları aksa da zafer islamın"dır, fakat özüne baktığınızda akan kan türk kanıdır. bu mezhepçi kafa yapısı ne türklüğe ne de müslümanlığa uygun değildir. ayrıca ülkü kelimesinin anlamına bakıldığında da zaten ülkü ile alakaları da yoktur. kitap okumayı pek sevmezler, ocakta öğrendikleri, kitaptaki bilgilerden daha değerlidir onlar için. bir tanesine denk gelip dokuz doktrin'i sorsan cevap veremez, tıpkı atatürk ilkeleri'ni sayamayacak sözde atatürkçüler gibi.

    türkçü, yukarıda @juniorlider'in belirttiği gibi üçe ayrılır, hatta ben bir madde de ekleyerek dörde ayırabiliyorum ve kendimi o şekilde tanımlıyorum. * (yada türkçü sosyalizm *)
    türkçü için musevi türk de, isevi türk de, şamanist türk de, muhammedî(mezhep fark etmeksizin) türk de, budist türk de, inançsız/dinsiz türk de eşittir. türklük için mücadelede dinî inanç değil, millî şuur önemlidir. türkçü kitap okur, sanata önem verir. gündemi takip eder, ülkenin ve dünyanın geleceği hakkında yorum yapma birikimine sahiptir. en azından şahsım adına öyle olmaya çalıştığımı söyleyebilirim.
  • türkçüler asidir, özgürlükçüdür.
    ülkücüler itaatkardır, kula kulluk etmeyi severler.
    her ne kadar, dışarıdan bakanlar aynı olduklarını düşünse de, siyahla beyaz gibi birbirlerinden farklıdır.

    edit: bir adet geri zekâlı mesaj yoluyla beni tehdit ediyor. bu yazdıklarımı yüzüne söyleyemezmişim bik bik bik. tabiki söyleyemem çünkü muhatap olmam, olamam.
    entryme ilave ediyorum. mevcut durumdan rahatsız olmayan ülkücüler, ya gerizekalıdır ya şerefsiz.