şükela:  tümü | bugün
  • ispanya'nın iskenderun'a attığı kimyasal bombaya verilen isim
  • seneler seneler once soylenmis 'turkiye avrupa nin coplugudur' sozunu bilincaltimdan alip tekrar yuze cikaran olaydir ulla nin batisi.
  • - batan geminin mallar bunlaae öhhöö öhhöö
    - abi bırak bu işi ölücen ?
    - bişey olma ööhhhöö öhhööö
    - delirmiş lan millet parasızlıktan
    - tezgahın önünü kapatma la ööhhhöö hööhh
  • iskenderunu bürokrasiye kurban edişimizin resmidir.
  • iki dakika boş bırakmaya gelmiyor ki kardeşim. (bkz: #3732140)
  • olasi kanser vakalarinin habercisi..
    dünyanin gittigi yolun bir baska basit temsili.. evinin önündeki kaldirimi süpür, temizle; cikan cöpleri caddeye at.. valla aferin.

    "hep birlikte batiyoruz iste" dedirten batik gemi.
    bela okuma sebebi..
  • türkiyede terörist eylem gibi öncelikli bir haber olmasını beklediğim ama hayalkırıklığına uğramama sebep olan gemi. deliyürek izleyenlerle alay eden zihniyetin de parantez içinde eleştirilmesi gerekmektedir aslında. bahsi geçen dizide türkiyeyi nükleer çöplüğe çevirmeye çalışan dış güçlerin yerli ortakları konu edilmektedir.
  • kendisi mavi deniz adlı bir acentanın türkiye'ye getirdiği gemi olup, bu firma yüzsüzlüğü ele alıp, "biz de bu işten çok zarar ettik" diye ağlamaktadır.
    ancak cehalet timsali yorumların aksine, bu geminin türkiye'deki varlığı greenpeace sayesinde ortaya çıkmıştır. 7 haziran 2000'de yaptıkları eylemde gemiye tırmanıp "ispanyol atıkları burada" yazılı kocaman bir pankart asmışlardır. aynı yılın aralık ayında da ispanya büyükelçiliği'ne kendilerini zincirleyip atıkların ispanya tarafından geri alınmasını talep etmişlerdir. geçen üç yıl boyunca da her iki ülkeyi de sıkıştırıp durmuş, atıkların bir an önce geri gönderilmesi için canla başla çalışmışlardır. öğrenmeye hevesi olanlar, yazışmalara, raporlara, eylem fotoğraflarına, videolarına, greenpeace ofisinden ulaşabilir. (212) 292 7619
    malum, bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıptır. bir de bilmeyip de biliyormuş gibi yapmak vardır, ancak o başka entry'lerde aranabilir.
  • bu geminin limanlarimizda demirlemesinin yarattigi tehlike evvelsi gun olusmus veya ortaya cikmis degildir. tam iki yıldır, geminin bir gun batacagini ve battiginda (ki artik batmistir) onlarca sene surecek cevre felaketine yol acacagini ilgisiz ilgililere ve yetisiz yetkililere anlata anlata gerek iskenderun cevre koruma dernegi baskanı aylin canpolat odemiş'in gerekse de greenpeace akdeniz ofisi toksik maddeler kampanyası sorumlusu banu dokmecibasi'nin dillerinde tuyler bitmistir.

    ancak ne cevre ve orman bakanligi'ni harekete gecirebilmislerdir ne de yeterli gucte kamuoyunu yani bizlerden guc alan bir hareketi baslatabilmislerdir.

    elbette simdi bakan osman pepe’nin gazetelere cikip ‘vicdani kanaatim, bu olayda bir sabotaj ihtimali olabilir mi? tam ispanya’ya gidecekken bu gemi neden batıyor?’ diye sorular sormasi gule gule aglanilacak bir durum yada "a ben bu kelimeleri ve cumle kurulusunu hizli tren faciasi sonra aciklama yapan ulastirma bakaninin agzindan duymamis miydim?" dedirtecek bir durum. bakan ve bakanliginin soru sormak icin mi cevap vermek icin mi gorevlendirildiklerini sorgulatacak bir durum. buroksaninin vatandaslarin hayatlarini korumak ve kolaylastirmak icin mi yoksa hayatlara kastetmek ve zorluk vermek icin mi var oldugunu dusundurecek bir durum.

    bunun sorumlusu kimdir?
    onlemi alınabilinecek sure boyunca kulagi ustune yatip felaketin gerceklesmesine ceyrek kala harekete gecen basta bakan, mustesar, burokrat uclusu tarafindan temsil edilen basina x de gelse y de gelse ayni zihniyetle yurutulen yurutme mi?
    kendi secim bolgesindeki dertlerden haberdar olmanin yolunu uc ayda bir ilindeki kiraathanelerde el sikismaktan geciren ve milletvekilligini el kaldirip indirme duzleminde tanimlayan iktidar ve muhalefet vekilleri mi?
    yasamanin ve yurutmenin eylemlerini halk adina takip etmeyi, arastirmayi bir kesimi yalamak digerine havlamak olarak gorup geri kalan zamanlarinda incir cekridegini dolduramaz haberlerle eylesen, bu gemi kazasina cihan unal'in kizinin kocasina ayirdiklari yer kadar yer ayiran basin ve yayin mi?
    yoksa olacak felaketleri, yanlisliklari, haksizliklari bilse bile tepkisini zamaninda ortaya koymayip, birlik olmayıp, sesini cikartmayip hakkini aramayan susmayi tercih eden, her sey olup bittikten is isten gectikten sonra dovule sikila, aglana yakila, bir sorumlu, bir kurtarici arayan ama biraz daha zaman gectikten sonra her seyi unutup eski tas eski hamam yola devam eden, sanki hic bir sey olmamis gibi davranan halk mi yani bizler mi?
    gorecegiz: bir haftaya kalmaz bu olay da unutulacak, "sorumsuzlari" gene ortalikta dolanacak. ta ki bir sonraki felakete kadar. o felakette de ayni sorulari soracak ve ayni yanitlari alacağız ve sonra gene aynen yasamaya devam edecegiz. bu kafayla iskenderun'da karidesler zehirlenmeye, rize'de caylar radyasyonlanmaya, yatagan'da hava kirlenmeye ve marmara'da binalar yikilmaya mahkum. bu mahkumiyet de bu kafayla bize mustahak.