• ülseratif kolit,bir kalın barsak (kolon) hastalığıdır.kalın barsak,ince barsaktan sonraki barsak bölümüdür.ince barsak,alınan besinlerin sindirildiği ve emildiği barsak kısmıdır.ince barsakta emilmeyen posalı gıda,kalın barsakta depolanır.içindeki suyun büyük bir kısmı burada emilir.böylece katılaşan feçes,kalın barsağın hareketleri ile barsağın son bölümü olan rektuma gelir ve anüsten (makat) dışarı atılır.

    ülseratif kolit,kolonun iç yüzünü döşeyen tabakanın (mukoza) hastalığıdır.mukoza iltihap ve kanayan yaralar (ülser) yapar.,

    her ne kadar psikiyatride stresin etken olduğuna inanılsa da hastalığın stresle ilgisi yoktur.
  • sertab erener i çocukluğundan beri uğraştıran hastalık.
  • daha adı konusunda bile "ülseratif" mi, "ülseraktif" mi, "ülseroza" mı, "kolitis" mi, "kolitus" mu karar verilemeyen bir hastalık.
    psikolojik temellere dayalı olduğu söylenir de inanılası tartışılır.
    "salofalk" diye bir ilacı vardır ki, tedavi etmez, geçiştirir.
    modern tıbbın çözemediği bir hastalık olduğundan; bitkisel çözümler daha çok kullanılır (keten tohumu, ısırgan otu suyu, nar ekşisi, aynısafa, papatya ve çörekotu).
  • garip bir hastalıktır. öyle ki ülseratif kolit sigara içmeyenler bireylerde daha yüksek oranda meydana gelmektedir. yani sigara içenler bu hastalığa daha az yakalanmaktadırlar.gerçi bu pek çok sigara tiryakisine bir kalkan, sigara içmek için bir sebep gibi duruyor olsada tamamen tıbbi bir gerçektir.zaten öyle bir hastalıktır ki sigara içen birey ne kadar fazla içiyor ise bıraktığında hastalığa yakalnma riski o kadar fazla olacaktır.onun için doktorlar sigarayı bırakanlara nicotin stick vermelilerdir.
  • ağırlaştığı durumlarda kortizon ile bağışıklık sistemi baskılanarak kontrol altına alınan bir hastalıktır. tabi kortizonun yan etkilerini göze almak gerek. yaklaşık 10 yıldır başıma dert olan bu hastalıkla mücadele ederken özellikle son yıllarda artan miktarlarda kortizon almak zorunda kalıyordum. doktorculuk oynamayı sevmesem de herhangi bir yan etkisini hissetmediğim 2 doğal besin takviyesini bu durumda önermeliyim: bromelain ve psyllium husks fibre. bu besin takviyelerinin hiçbirinin standart açıklamasında ülseratif kolite iyi geldiği yazmıyor, ancak http://www.umm.edu/altmed/ gibi sayfalardan ayrıntılı bilgi edinilebilir. bunlar sayesinde 1 yıldır kortizona ihtiyaç duymadan hastalığı kontrol altında tutabiliyorum.
  • semptomları kadar tetkiklerinin de oldukça rahatsız edici olduğu bir hastalık. ne zaman başlayacağı ne zaman biteceği belli olmuyor, ilaç milaç kar etmiyor, kafasına göre takılıyor. beraber yaşamayı öğrenmeli.
  • bağışıklık sisteminin kalın barsak iç çeperine gösterdiği yanlış (lüzumsuz) reaksiyon sonucu oluşur.
    bütün immün sistem hastalıkları gibi sebebi bilinmez.
    her yaşta başlayabilir. ataklar halinde seyreder. atak dönemlerinde atağın şiddetine göre karın ağrısı, bir türlü önlenemeyen iltihaplı ishal (tenezim şeklinde), kanama, hafif ateş, kırgınlık, halsizlik gibi belirtilerin bir kaçından tamamına kadarı birarada görülebilir. sedimantasyon yükselir.
    kesin tanı kolonoskopi neticesinde konur.
    kesin tedavisi yoktur. bir ömür boyu yüksek dozda kullanılması gereken ilaçlar hastalığı baskı altında tutmaya yöneliktir ki hasta mümkün olduğu kadar az atak geçirsin. atakların sıklığı arttıkça barsak harabiyeti, tıkanma, kansere dönüşme gibi riskleri artar.
    her ne kadar spastik kolit gibi stresle doğrudan bağlantısı yoktur denilse de başlangıcı da dahil olmak üzere hayatımdaki bütün atak dönemleri stresli ve sıkıntılı günlerime denk gelmiştir.
    ömür boyu bu hastalıkla geçinmek zorunda kalmış kişilerin ihmal etmemesi gereken şey doktorlarının önerdiği sıklıkla - ki genellikle iki yılda birdir- kolonoskopi yaptırmak ve kan değerlerinin normal sınırlar içinde kalıp kalmadığını kontrol ettirmektir.*
    perhize ise daha çok atak dönemlerinde ihtiyaç vardır.
  • psödopolipler, kript apseleri ve devamlı tutum crohn hastalığından ayıran temel özelliklerindendir.
  • ulseratif kolit hastalarinin da uzak durmalari gereken bazi etkenler var. onlari da siralayalim ve bir kac oneri sunalim;

    stres'den mumkun oldugunda kacinilmali (hele hele ofis ortamindaysaniz sizi en mutlu eden seyleri dusunun, nefes alma-verme tekniklerini ogrenin)
    sinir'den uzak durun (nasil daha iyi veya pozitif sekile ceviririm diye dusunun)

    daha bunun gibi bir suru madde var tabi. biraz rahat olmayi ogreneceksiniz, cok kafaya taktiginizda omrunuzden gidiyor bunu unutmayin.
  • tedavisinde sülfasalazin kullanılan hastalık.