şükela:  tümü | bugün
  • van'ın erciş ilçesine bağlı, erciş'in 32 km kuzeyinde, 2007 sayımına göre 1642 nüfuslu köy. 300 hanelik köyde 1982 yılında türkiye'ye getirilen pamir kırgızları yaşamaktadır. kırgızistan'dan tacikistan'a, oradan çin'e, sonra afganistan, rusya, çin ve pakistan arasındaki 4500 metre rakımlı pamir yaylasına göçeden 600 ailelik pamir kırgızları 1978 yılında pakistan'a, oradan da türkiye'ye göçmüşlerdir. 1987 yılından beri bu köyde yaşayan ve hayvancılık yaparak geçinen köy nüfusu yavaş yavaş istanbul'a göç etmektedir. köy toprakları, geçmişte altındere harası olarak bilinen devlet üretme çiftliği arazisi üzerindedir. köyde 400 den fazla öğrencinin öğrenim gördüğü 22 öğretmenin görev yaptığı ilköğretim okulu vardır. atlas dergisinin nisan sayısında köy hakkında bir yazı yayınlanmıştır.
  • (bkz: ulu tapir)
  • van'dan arabayla yaklaşık 2 saatte ulaşılabilen, nüfusunun 3000 küsür olduğu söylenen köy.

    afganistan'ın kuzeyinde pamir yalyası'nda yaşarlarken sovyetler'in işgaliyle pakistan'a göç etmiş kırgızlar. ancak yayla iklimine alışkın olduklarından, buranın sıcaklığına dayanamayıp türkiye'ye gelmek istemişler, kenan evren de kabul etmiş isteklerini. türkiye'de bir kaç farklı bölgeye dağıtılmışlar. daha sonra da turgut özal tarafından van'ın erciş ilçesine bağlı altındere köyünde inşa edilen konutlara yerleştirilmişler. köyün adı kırgızların isteğiyle ulupamir olarak değiştirilmiş.

    bugünlerde köyde kırgız şenliği oluyor. gittik biz de neymiş efendim şenlik dedikleri diyerekten. çekik gözlü insanlar, otantik kıyafetler, atlar, taylar, at üstünde cirit atanlar, kımız, kırgız çadırları, bir iki otantik ıvır zıvır satan standlara şahit olduk. zamanında devlet tarafından yaptırılan tek tip, iki katlı evlerde oturmaya devam ediyorlar. köy oldukça bakımsız, insanları pek varlıklı değil gibi. ama geleneklerini günümüze taşımak için göstermiş oldukları çaba takdire şayan.
  • "erciş'e bağlı ulupamir köyünde yaşayan kirgiz türkleri'nin acil olarak kışlık çadır ve kışlık giysi ihtiyacı vardır. henüz bu köye kızılay veya başka kurumlarca yardım ulaşmamıştır. köyde yaşayanlar 1980 lerde iskan edilen kırgız türkleri olup, köy muhtarı para veya başka bişey istemediklerini, yalnız evlerinde oturamadıkları için ve çocuklar soğuk havadan etkilendiği için çadır ve kışlık giysi talebinde bulunmuştur. lütfen sessiz kalmayın arkadaşlar.
    paylaşın ve irtibata geçin:
    ulupamir köyü muhtarlığı
    kasımbek varol (köy muhtarı)
    +90 432 382 24 28
    cep: 0 (539) 462 54 84"
  • kurtce konusan bir kirgizla tanistigim zaman varligindan haberdar oldugum koydur. celal bayar doneminden beri nogay, tatar, kazak gibi bir cok turk boyuna mensup insanlara turkiye'ye goc basvurusunda bulunduklari zaman yerlesebilecekleri bolgeleri secmelerine izin verilmis. mesela nogaylar orta anadolu da ozellikle ankara ve konya illerini secerken kirim tatarlari ise eskisehir bolgesini secmislerdir. kazak ve uygur gocmenleri ise genellikle izmir, istanbul ve civar illerde yogunlar. yerlesim bolgesi koy/kasaba ise tarla, tarim kredisi gibi imkanlarda sunulmus. kisacasi devlet tarafindan kabul edilen her goc kafilesi devlet tarafindan oldukca iyi karsilanmis ve destek gormus. diger tum halklara nazaran kirgizlarin van'in ucra bir kosesine yerlestirilmeleri, yore halkinin onlara bakis acisi ve su son gunlerde bilincli olarak yardimlarin engellemesi acikcasi cok garibime gidiyor. 70'li yillardan sonra goc etmeleri, kenan evren, turgut ozal gibi etmenler oldugunu dusunuyorum fakat 80'lerin sonunda gelen balkan turklerinin de istanbul'un orta halli semtlerinde kolayca yer edinmeler aklima baska ihtimaller getiriyor.
  • düğün seremonileri hakkında seyrettiğim belgeselde anlatıldığına göre, erciş'in iklimi pamir yaylasına çok benzediği için seçmişler o bölgeyi.
    büyükler erciş'i seçseler de, son yıllarda gençlerin tek düşündükleri büyük şehirlere göç etmek olmuş.

    geleneklerine sıkı sıkı bağlılar, ve bunları yerine getirmekten keyif alıyorlar.
    köyde, düğünler çok sahipleniliyor, herkes kendince işin ucundan tutuyor.
    düğün günü, kadın-erkek, genç-yaşlı birbirleriyle un savaşı yapacak kadar naif, gökten şeker ve çikolata yağdıracak kadar da eğlenceli insanlar.ağız tadı ve bereket getirirmiş...

    bu insanlar, depremde zarar görmüş ve yardım bekler olmuşlar. bu ülkedeki geçmişleri hepi topu 35 sene olduğundan sanmıyorum ki türkiye'nin dört bir yanına dağılmış akraba, eş dost, yanlarına sığınacakları hısımları olsun.
    gelecek tek yardım da devletten gelecek...
  • halkı, bütün göçmenler gibi mazlum. istemekten hicap duyuyor.

    öte yandan şu köye gönderelim diye topladığımız şeylerle birlikte elimiz kolumuz bağlı bekliyoruz. ups, mng, yurtiçi kargo şirketleri "parasıyla da olsa" bölgeye kargo götürmüyorlar şu an. belediyeler vs. ise aldıkları paketleri merkeze götürüyorlar. merkezden gelen haberlere göre orada ciddi bir karışıklık var. organizasyondan çok ilave güvenlik tedbiriyle çözülebilecek bir karışıklık. yarım saatte dağıtımını bitirdiğiniz binlerce çadırı kime verdiniz bilemezsiniz. peş peşe üç kardeş çadır alsa kardeş olduklarını bilemezsiniz. bölgede en "unutulmuş" ahali bu halk. üstelik ülkenin başka bir yerinde ahbaplarının olmaması gibi sağlam da bir gerekçeleri var.
  • istanbul'dan kırgız türkleri derneği başkanı abdülmetin beyle görüştüm. önümüzdeki pazar gecesi bir araç çıkaracaklarmış. telefonunu muhtelif yerlerde paylaşmak için izin istedim. istanbuldan 'özellikle' kuru gıda konusunda yardımcı olmak isteyenler kendisini arayıp yardımları nasıl ulaştırabileceklerini öğrenebilecekler. araç 30 kişilik (ulupamir köyü korucularından oluşan) koruma ekibiyle köye ulaştırılacakmış. özellikle şu listede ciddi öncelik var:

    bebek maması
    helva
    makarna
    sıvı yağ
    un
    pirinç
    nohut
    fasulye
    vb.

    abdulmetin beyin telefonu: 05372477916

    (bu arada araç malzeme almak için eskişehir'den de geçecek. güzergahta yardım yapabilecek birileri olursa yine bu telefondan abdülmetin beye ulaşabilirler.)

    eskişehir'den yardım etmek isteyenler de mesajla bana ulaşabilirler. malzemeleri tepebaşı (batıkent) bölgesinde bir yerde toplayacağız.
  • "2007 yılının temmuz ayında sivas’ta antropolojiden mezun olmuş, erciş’e dönmüştüm. hemen o eylül ayı içinde erciş ilçe milli eğitim müdürlüğü’ne başvurmuş, ücretli öğretmenlik yapmak için gereken evrakları teslim etmiştim. kurumun en üst katındaki salonda benim gibi onlarca insan bir seneliğine de olsa geçici bir iş yapmanın peşindeydiler.

    kimi sınıf öğretmeni, kimi eğitim fakültesinin diğer bölümlerinden mezun, kimi diğer dört yıllık fakülte mezunları idi. bazılar yüksek okul mezunuydu. onların durumu daha vahimdi. zira fakülte mezunu sayısının yetmemesi durumunda yüksek okul mezunu gençler işe alınacaktı. ilkin kura çekimi yapıldı. tabi her zamanki gibi kuraya girmediği halde önceden okulu belli olanlar da vardı. ben kura çekiminde kırgız köyü ulupamir’e atandım."

    ismet tunç, "ücretli öğretmenlik ve sıra dışı deneyimler: kırgız köyü ulupamir’de bir yıl" başlıklı bir yazıda ulupamir'deki öğretici deneyimlerini paylaşmış.