şükela:  tümü | bugün soru sor
  • uluslararası veritabanlarına dahil olmuş ülkemizden bir akademik dergi. buradan ulaşılabilir; http://www.sosyalarastirmalar.com/dergi_giris.htm
  • iki ayda bir çıkıyor ve son sayısında 75 (yetmişbeş) makale yayınlanmış. 20 mart itibarı ile gönderilen bir makaleyi 15 nisan itibarı ile yayınlamayı vaad ediyorlar. basılan makalelerin yazarlarından ücret alıyorlar.

    akademik üretim hakkında en küçük bir fikri olan insan bu derginin gerçek bir hakemli dergi olmadığını farkeder. ne olduğunu merak ediyorsanız ali murat eren'in yazısına bakabilirsiniz.

    www.ntv.com.tr/arsiv/id/25165267/
  • olur da dergiye yazı gönderen ancak niteliğinden habersiz birileri olur diye, odtü yayın değerlendirme komitesine, dergi üzerine yazılmış bir raporu paylaşıyorum. biraz erken alınmış unvanlar, üç beş kuruş akademik teşvik ya da yazım çıktı diye sağa sola atacağınız hava ömrünüzün sonuna kadar cv'nizde duracak böyle bir yayın yapmaya değer mi kendiniz karar verin.

    uluslararası sosyal araştırmalar dergisi / the journal of ınternational social research; 2007 yılından bu yana yılda en az dört sayı olarak internet üzerinden yayımlanan uluslararası hakemli bir dergi olma iddiasındadır. dergi ebsco, mla, doaj, proquest csa (linguistics and language behavior abstracts, sociological abstracts), scientific commons, bc eln, ulrichsweb, ındex ıslamicus, ssrn, ıcaap, ındex copernicus, j-gate, journal seek, asos ındex, journal database, teı, sıop socındex, pubget, drjı, worldcat gibi çeşitli veri tabanları tarafından taranmaktadır. ulakbim dergiyi taramamaktadır.

    uluslararası sosyal araştırmalar dergisi / the journal of ınternational social research; neden gerçek bir hakemli dergi değildir?

    1. dergi dil, edebiyat, tarih, uluslararası ilişkiler, siyaset bilimi, sanat tarihi, arkeoloji, coğrafya sosyoloji, psikoloji, felsefe, eğitim, işletme, kamu yönetimi, iktisat, iletişim, ilahiyat ve diğer sosyal bilimler konu başlıklarında yayın basmaktadır. genelde bu kadar geniş başlıklarda –ortaklaştırıcı bir temanın da yokluğunda- yayın yapılması pek rastlanan bir şey değildir. 2007’den beri aynı editör (sinop üniversitesinde türk dili bölümünde öğretim üyesi) tarafından yayınlanan bir derginin bu kadar konu başlığını kapsaması zor görünmektedir. editör ve yayın kurulunda ömü başta olmak bazı üniversitelerin bariz ağırlığı bulunmaktadır. merkez ve uluslararası üniversitelerden son derece kısıtlı değerlendirici ve kurul üyesi bulunmaktadır.

    2. dergi sadece konu çeşitliliği değil basılan yazı sayısı anlamında da kuşku uyandırmaktadır. dergi şubat 2016 sayısında 200(ikiyüz) makale yayınlamıştır. türkiye’de bu kadar fazla sayıda yazı yayınlayan başka dergi yoktur. ulakbim’in yayınladığı “türkiye üniversiteleri'nin konu kategorilerine göre yayın performansı:2004-2014” raporuna göre senede ortalama 2000 sosyal bilim yayını (thomson reuters indeksi) yapılmaktadır. senede (en az)dört sefer çıkan dergi ortalama 800 yayın yapacaktır ve alan endeksleri ortalamasını fazladan şişirecektir.

    3. yazı sayısı göz önüne alındığında değerlendirme süresi son derece kısıtlı görünmektedir. yazıların son teslim tarihi ile basım tarihi arasında 20-25 gün bulunmaktadır. yayın pratiği açısından bu kadar kısa zamanda yazıların hakemlere dağıtılması, geri bildirim alınması düzeltmelerin yapılması ve yayınlanması gerçekçi görünmemektedir.

    4. yazıların ortalama uzunluğu 10 sayfa 3000 kelime ortalamasıdır. bu da sosyal bilim dergileri için az sayılabilecek bir ortalamadır. dergide türkçe ve ingilizce özet dahil 4 ya da 5 sayfalık makaleler de yayınlanmıştır.

    5. dergi kabul edilen yazıların yazarlarından belirli bir ücret talep etmektedir. bu meblağın istendiği belirtilmekle beraber niceliği belirtilmemiştir. bu durum derginin akademik etik ve prensiplerden çok kar amacını ön plana çıkarabileceğine dair kuşkular uyandırmaktadır.

    6. yayınların yazıların kabaca bir taranması dahi yazı içeriklerinin son derece zayıf olduğunu göstermektedir. bunu basit ingilizce özetlerden dahi takip etmek mümkündür. dergi yurtdışı endeksler tarafından taranmasına- ve ingilizce editörü de bulundurmasına rağmen- çoğu özet zor anlaşılır bir dil ile yazılmıştır.

    7. yine basit bir göz gezdirme ile yayınlanan birçok makalenin akademik yayının temel niteliklerinden olan bilimsel değer, önem ve özgünlük noktalarında eksik olduğu görünmektedir.

    aşağıda yayınlanan makalelerin niteliğine, dair bir fikir vermesi açısından, derginin son sayısında, sosyoloji psikoloji ve felsefe başlığı altında yayınlanan iki makale özeti paylaşılmaktadır.

    zihin kontrol yöntemleri
    “bireyin zihninin kendi istek ve bilgisi dışında çeşitli yollarla yönlendirilmesi zihin kontrolü olarak adlandırılmaktadır. insan zihnini kontrol etmenin çok değişik yöntemleri mevcuttur. tarikatlar, cemaatler, ideolojik gruplar, siyasi partiler ya da casuslar zihin kontrol yöntemlerini sindirme, iskence yapma, yandaş toplama, menfaat elde etme gibi çeşitli amaçlarla kullanabilmektedirler. gerek kişisel hırs ve çıkarların etkisiyle gerekse devletler ve kurumlar bazında açığa çıkan rekabetin kötü sonuçları insanlık için son derece zarar verici etkiler yaratmaktadır. zihin kontrol yöntemlerini insana veya insan topluluklarına zarar verme, yarar ya da ego tatmini sağlama gibi niyetlerle uygulayan kişi ya da grupların çok ciddi akıl sağlığı problemleri olduğu tartışılmaz bir gerçektir. zihin kontrol yöntemlerinin farkında olmak onların birey üzerindeki istendik etkisini azaltacaktır. bu bakımdan ilgili makale bazı zihin kontrol yöntemleri hakkında bilgi verme amaçlı olarak yazılmıştır.
    anahtar kelimeler: kuantum şifresi, psikiyatri, psikoloji, zihin kontrol, halüsinojen, hipnoz, psikotronik silahlar.”
    (bir tane makale kullanılmayan bu yazının kaynakçası çoğu ismi bilinmeyen yayınevlerinden çıkmış, hepsi türkçe, 14 tane kitaptan oluşmaktadır.)

    anaerkil toplumun sonu
    ““anaerkil toplumun sonu” başlığıyla gerçekleştirilen bu çalışma, tüm dünyada artık hakim olan ataerkil yapıdan önce anaerkil dönemin olup olamadığını ve eğer var idiyse, nasıl son bulduğunu tartışmak üzere yapıldı. bu anlamda literatür taraması ile ilişkili çalışmalardan faydalanıldı. kuramsal bir çerçeve ile değerlendirmeler yapıldı. yapılan araştırmalardan ataerkil öncesi dönemde anaerkil düzenin ciddi bir hakimiyeti olduğu ve uzun bir zaman bu şekilde devam ettiği sonuçlarına ulaşıldı. ancak mülkiyet, miras, ticaret, savaşlar, din ve kurumsallaşma ile (yani doğanın üzerine yapay olarak kurgulanan faktörler ile) erkeğin düzen üzerindeki gücü ve hakimiyeti artmış ve halen devam etmekte olan yeni düzen “ataerkillik” başlamıştır. ki bu da zaten anaerkilin tarihe karışmasına sebep olmuştur. ancak ataerkil öylesine baskıcı ve şiddetli gelmiştir ki, anaerkili tarih yazınından bile yoksun bırakma gayretine girmiştir. bunun nedeni de tarih yazıcılığının erkekler tarafından erkek egemen şekilde yansıtılmasıdır. bununla birlikte, anaerkillikle ilgili çalışmaların çok az olduğu, olanların da daha çok mitoloji ve efsanelerle iç içe geçmiş anlatımlar olduğu görülmüştür. bu alanda bilimsel anlamda yapılan çalışmaların azlığı ve bu çalışmalara karşı getirilen (ataerkil algının anaerkili kabullenememesinden kaynaklanan) eleştiriler dikkat çekmiştir. çalışmada anaerkilin neden kullanışsız bir düzen haline geldiği, ataerkilin nasıl kendine yer edindiği açıklanmıştır. ayrıca gelecekte insanları bekleyen egemen düzen konusunda çeşitli araştırma sonuçlarından hareketle değerlendirmeler yapılarak, öngörü ve temenniler belirtilmiştir.
    anahtar kelimeler: anaerkil, ataerkil, kadın, soy.
    (bir yüksek lisans öğrencisi tarafından yazılan ve literatür tartışması yapma iddiasında olan bu makale tamamı türkçe 15 kaynak ile yazılmıştır)

    sonuç:
    “uluslararası sosyal araştırmalar dergisi / the journal of ınternational social research” dergisinin, her ne kadar birçok endeks tarafından taransa da bilimsel yayın prensipleri ve akademik etik açısından son derece sıkıntılı taraflar taşıdığı görülmektedir. dergi türkiye akademisinde daha önce de örnekleri görülmüş “sahte akademik dergiciliğin” örneklerinden biri olarak görülebilir. bu derginin odtü ulusal dergiler sınıflandırmasında a klasmanında bulunması kurumun saygınlığına zarar verebileceği gibi dergiye de ilave meşruiyet sağlayabilir. bütün bunların ışığında derginin sınıflandırmadan çıkarılması ve ilgili kurumlar nezdinde teşhir edilmesi gerektiği düşünülmektedir.
  • ne yazık ki makalemi gönderdikten sonra buradaki başlıktan ve girilerden haberim olan dergidir.

    dergiye makalemi gönderdim ama burada yazanları okuduktan sonra çok pişman oldum. zaten ulakbimde de taranmıyor oluşundan kıllanmam gerekiyordu aslında. bir kere göndermiş olduğum için bu seferlik de böyle olsun madem dedim ama demez olsaydım. hakemlerden birisi - evet sadece birisi - geri dönüş yapmış ve "makale açılmıyor, tekrar yüklenirse değerlendiririm" demiş. öteki hakemden ne ses var ne seda. neyse uzatmayalım; en az 10 kere word dosyası olarak farklı formatlarda kaydedip yeniden sisteme yükledim makaleyi. yine açılmıyor, yine açılmıyor. sonunda editöre yazdım sistemde problem var sanırım diye. ilginçtir, hemen döndü. sistemde problem olmadığını ifade ederek bir mail adresi iletti ve makalemi oraya gönderirsem ilk sayıda yayımlanacağını(!) bildirdi. gönderdim. ses seda gelmedi yine. makaleyi geri çekmek istediğimi belirten bir mail daha attım. yine ses seda yok. bu nasıl iştir? ticarethane mantığıyla bilim üretemezsin.

    sinirliyim sözlük.

    edit: existentialimpasse'nin verdiği haber linkine de mahkeme kararıyla engelleme gelmiş, okuyamadım ne olduğunu.
  • kendileri tarafından gönderilen cevap metni şu şekildedir:

    "uluslararası sosyal araştırmalar dergisi, ülkemizin ilk akademik e-dergilerinden biridir. dergi, sosyal bilimler yelpazesi içinde yer alan onlarca disiplini kapsar. farklı disiplinlerin ilgili alanın başlığı altında yayımlanarak tek bir çatı altında toplanması pek çok akademisyen tarafından takdir edilmektedir. 20’nin üzerinde uluslararası indeks ve veritabanı tarafından taranan ve düzenli olarak kontrol edilen derginin önceki sayılarıı incelendiğinde yurt dışından abd, ispanya, italya, japonya, balkanlar, asya ve afrika’daki çeşitli üniversitelerden makaleler aldığını görüyoruz. ülkemizdeki akademisyenlerin yurt dışında yayın yapmaya çalıştığı bir dönemde, yurt dışındaki akademisyenlerin ülkemizdeki bir dergiye yazı göndermeleri ülkemiz bilimi açısından önemlidir. akademik dergilere yayın sıklığı, yayın içeriği, ciddiyeti, zamanında yayınlanıp yayınlanmadığı, indekslerce taranıp taranmadığı vb. nedenlerle rağbet olur veya olmaz.. dergide, online makale takip sistemi kullanıldığı için makale değerlendirme süreci hızlı ve titiz bir şekilde yürütülmekte, yazarlar gereksiz prosedürlerle uğraştırılmamaktadır. yayın ilkeleri sayfasında belirtildiği gibi hakemlere değerlendirme için 15 gün süre verilmektedir. bu süre içinde değerlendirilmeyen makaleler için yeni bir hakem tayini yapılır. sürecin online sistem aracılığıyla hızlı bir şekilde yürütülmesi ve yazarların aylarca veya yıllarca bekletilmemesi takdir görmekte, dergiye olan ilgiliyi artırmaktadır.derginin yurtiçi ve yurtdışından alanlarında söz sahibi yüzlerce akademisyenden oluşan bir hakem havuzu vardır. bir makalenin alanına göre bu hocalardan değerlendirme talep edilmekte ve makalenin yayınına gelen raporlara göre karar verilmektedir. akademik dergilerin her sayıda yoğunlukları farklıdır. bazı dönemlerde yoğun makale başvurusu olurken, bazen de nispeten az yayın gelebilir. mesela 15 farklı alanda 20’şer makale geldiğinde 300 makale olur. dergi, hakem sürecini geçmiş makaleleri bekletmez. bu nedenle bazı sayılarda makale sayısı fazladır. benzer şekilde yüksek sayıda makale yayımlayan başka dergiler de vardır. sosyal bilimler alanında fazla yayın olması gayet normaldir. 200’e yakın üniversitede on binlerce akademisyene yüksek lisans/doktora öğrencilerini de ilave ederseniz, her yıl binlerce yayının üretilmesi doğaldır (bunların nicelik/nitelik meselesi ayrı bir konu ve genel bir sorundur). hakem sürecinden başarıyla geçen makaleler içinde az da olsa kalitesi (göreceli olarak) arzulanan düzeyde olmayan makaleler bulunduğu gibi genellikle çok çok kaliteli ve alana yenilik katan kıymetli makaleler yayınlanmaktadır. uluslararası sosyal araştırmalar dergisi gibi dergiler popülerliği, ciddiyeti, düzenli yayın hayatı, tarandığı indeksler, birikimi ve deneyimiyle, sscı dergilerinin kapısında yıllarca bekletilen yazarlar için önemli bir alternatiftir. dergi, soysal bilimler alanında herhangi bir ideolojiye bakmadan her kesimden insanın makalesini yayınlayabileceği bir sosyal bilim merkezidir. eksiklikleri elbette vardır. ancak eksiklikleri görüldükçe düzeltilmeye çalışılmakta ve daha kaliteli bir dergi olma yolunda ilerlenmektedir. "
  • odtü'lü züppelerin bok attığı dergi; odtü'den dünyaca ünlü bir sosyal bilimler dergisi ve sosyal bilimci çıktı da biz mi bilmiyoruz. bildiklerimiz türkiye çapında sadece, uluslar arası hiçbir hükümleri yok. dergide niteliksiz makaleler olduğunu kabul ediyorum, fakat oldukça doyurucu yazılar da mevcut. göze batmasının nedeni indeks sayısı, zira bildiğin all-stars karması. eğer bu kadar indeksi olmasa odtü'nün falan dikkatini çekmezdi zaten. eğer indeksleri usulsüzse bunu dile getirirsin, ha onu da dememişsin.
  • resmen ekşiciler sayesinde son anda kurtulduğum dergi. bir hocamızın burada yayın yapması üzerine göndermeyi düşündüğüm fakat yukarıdaki entryleri okuyunca hemen vazgeçtiğim dergi oldu. sağol ekşi sözlük.
  • derginin göze batmasının sebebi yıldız karması gibi indeks listesi değildir. baştan aşağı kokuşmuş bilim çöplüğüdür.

    son sayıya bir bakayım dedim yüzden fazla yayın var, üstelik kimi yazarların birden fazla yayını var (belli ki birilerinin son dakika akademik teşviki gelmiş, kadro başvurusuna sıkışmış) hemen sağda 20-25 gün içerisinde makale gönderiminin sonuçlanacağına ilişkin bir ibare var.

    denmiş ki:
    "dergimizin 53. sayısı 25 aralık 2017'de yayımlanacaktır. 53. sayı için son makale gönderim tarihi 30 kasım'dır. "

    şimdi kimse bok attı, kıskandı falan demesin bu iş bilimsel dergicilik değil sirk işletmeciliğidir arkadaşlar. 25 günde makalenizin sonuçlandığı üstelik yüzlerce makalenin tek sayıda yayınlandığı bir dergi gerçek manada yok hükmündedir"

    adamlar bir de senede 5 sayı çıkartıyor. yazılanlara ve duyumlara göre para da istiyorlarmış ki zaten bir dergi sizden makalenizi yayınlamak için istiyorsa lütfen o mahalden koşarak uzaklaşın. gidin yeni kurulmuş ya da çok bilinmeyen bir sbe temalı dergide yayınlatın daha iyi. biraz kendisine saygı duyan biraz mesleğini önemseyen hiçbir akademik ortamda para ile makale yayınlatan birinin saygı görmesine imkan yok. hatta bu gün atamalarda yar.doç ilanları gerekliliklerinde istenen makale şartlarında bile çoğu üniversitede yayınlanan makale niteliğinde ücretli dergiler dışında diye belirtir.

    özetle, siz siz olun, aman makalem olsun kenarda dursun, cv ye koyarım, kadro sınavlarında gösteririm falan diyip bu tarz dergilerde yayınlarınızı heba etmeyin. tam tersi kadro kaybettirecek dergilerdir bunlar.
  • şu an hata veren sayfası olan dergimsi.

    service unavailable
    http error 503. the service is unavailable.