şükela:  tümü | bugün
  • hac zamani yapilmayan hac. hac mekanlarini hac zamani disinda ziyaret. hac. (bkz: hac)
  • bazi eksikleri olmasi itibari ile 3 kere gidilmesinin bir hac a esit sevap getirecegi olay.. (bkz: islam matematigi)
  • birisinin islami kesime, yapildigi zaman elde edilen sevabin geometrik dizi olmadigini anlatmasi gereken ziyaret.

    - kac kere gittin umreye?
    - 259.4 kez gittim.
    - aferim. kac liralik zekata denk geliyo, veriyim bir kalemde?

    (bkz: alla alla)
  • kurban bayrami haricindeki zaman diliminde yapilmasi di$inda hac'dan farkli olarak arafat'a cikma, $eytan ta$lama gibi bazi vecibelerin de yer almadigi ibadet turu. ihrama girmek, tavaf etmek, sayh yapmak ve en son ihramdan cikmak ile tamamlanir. en makbulu ramazan ayinda yapilanidir.
  • yapan kişilerin evine bol bol misafir gelmesine sebep olan bir aktivitedir. allah eksiltmesin diyoruz.
  • mekke-i mükerreme'yi ziyaret etmek isteyen müslümanların ziyarete başlamadan evvel niyet getirdikleri, gayr-i müslimlerin giremediği alana, müslümanların gidişlerinde ihramla girmek zorunda oldukları bir dizi ihram yasaklarının sonuna kadar ölü hali temsil eden ihramla birlikte süregelen bir dizi dini aktiviteler topluluğunun temel adı.
  • (bkz: hem hacca hem umreye gitmek)
    (bkz: iyi muslumanim diye ovunmek)
    israf nedir bilmemek.
  • (bkz: rock am ring)
  • dün akşam mevzudan hiç haberi olmayan bir arkadaşa "takımdan ayrı düz koşu" gibi aynı diye tanımladığım kavram. harbiden öyle lan. hem gerçek bir idmanın ağırlığına ve sorumluluğuna katlanmıyorsun, hem de idmana çıkmaktan geri durmuyorsun. hacda toplu bir tavaf olayı var bildiğim, bunda kafana göre takılıyorsun. tam takımdan ayrı düz koşu kafası lan. yaşar alptekin tadı. light bir hadise.
  • sadece ugurlama kismina istirak edenler icin bile cok guzel bir ibadet, kutsal mekanlari gorme maksatli ziyaret.. islamdaki her ibadetin toplum acisindan farkli faydalari ve denge unsurlari oldugu gibi umre ibadeti de gunumuzde sosyal olarak cok daha genis boyutlu bir fayda saglamaktadir.. cok insan taniyorum ki ne kuran okumayi bilir, ne dogru durust turkce anlamini bilir ne sunnetten hadisten fikihtan haberi vardir ama umre anilarini anlatirken gozleri dolar, imkan olsa da yine gitmeyi rabbim lutfetse diye dua eder..

    evet itirazlar olabilir ki cehaleti mi savunuyorsun! asla! fakat topluma sadece kendi gozumuzle bakmak yerine ulkedeki halkin durumunu, egitimini, ekonomik ve sosyal durumunu bilmeden yorum yapmamak gerekir.. gercek su ki turkiyede, ve genel olarak islam aleminde halk malesef cok da egitim almis durumda degildir hatta sadece fenni ilimler degil islami ilimler icin de bu gecerlidir.. fakat islami tek boyutta algilamak, hayata sadece tek boyuttan bakan kimseler icin gecerlidir.. oysa allah(c.c) bundan munezzehtir, cunku o ilmiyle her seyi kusatmistir, bizim goremeyecegimiz, sonuclarini onceden tahmin edemeyecegimiz ve tesbitlerimizin yeterli olamayacagi sahalarda allah mutlak ilim sahibidir.. nasil olmasin ki, siz mi daha iyi bilirsiniz, yoksa yaratan allah mi buyuruyor kurani keriminde..

    umre ibadeti de zahirinin altinda cok fazla fayda barindiran cok guzel bir ibadettir, bilhassa da sosyal acidan.. allaha yaklasmak sadece maddi gayretle olacak diye bir kaide yoktur, yani ilimden bahsediyorum.. kutsal beldelerden, farkli ulkelerden, dillerden, irklardan ve renklerden gelen muslumanlarin, ayni allaha inanip ayni kibleye yonelen bu insanlarin biraya gelip olusturdugu manevi atmosfer belki yillarca surecek ilmi calismalardan cok daha fazla yukselme saglayabilir.. nasil ki dusman hattinda 1 saat nobet bekleyen musluman askerin ecri belki 100 yillik ibadetten daha degerli olabiliyor, maslahat acisindan umre ve hac gibi ibadetlerin faydalari da bilhassa toplum acisindan cok daha fazla oluyor..

    tabiki umre ve haccda, ulkeye donuldugunde getirilecek en guzel hediye, o beldenin manevi atmosferidir.. muhammed ikbalin deyimiyle:

    hicaz’dan hurmalar getirdiniz,
    seccadeler getirdiniz;
    peki hz.ebubekir’in bağlılığını,
    hz.ömer’in adaletini,
    hz.osman’ın hayasını,
    hz.ali’nin şecaatini getirdiniz mi?”