şükela:  tümü | bugün
  • bir modern zaman hastalığıdır.
    bulaşıcı ve bunaltıcıdır.
    ve en önemlisi aşka zarardır.

    ayrıca (bkz: tanrıtanımazlık) dır.
  • herşeyi-herkesi gerektirdiğinden ve hakettiğinden fazla umursamanın bir sonucu olarak ortaya çıkabilecek* bilge kişi hastalığıdır.bilgeye,2 doz amaç(ama ille de içi boş amaç olacak) ve 3 tabak pilav verilerek iyileşmesi sağlanır.
  • herşeye tepkili yani etrafında olanlarla ilgilenen kişilerin bir süre sonra kendilerini baştan başlatma kıvamında yaşadıkları durumdur. bir süre sonra herşey normale döner, yine her boku kafaya takmaya başlar insan.
  • beraberinde tepkisizliği getirendir.
  • adalet, vicdan ve farkindalik kavramlarindan, over-doz'unda ise sevgiden uzaklasmaya sebebiyet veren bilinc zehiridir. bu zehirin bir yasam bicimi halinde(surekli) kullanımı, hissizlik ve kısmi felç gibi yan-etki(!)leri dogurur. insan kendine yakinlastigini sanarken aslinda kendi de dahil her seyden uzaklasmaktadir.
    ayrica;
    (bkz: duyarsizlik)
    bana kalirsa bu umursamazlik hastaligi modern cag'a ait filan degil, cunku oldukca cag dışı buluyorum bu savunma mekanizmasini.. insanlar zamani filan!! bukmeye kalkiyor, sen hala etrafina set örmek pesindesin, uzaydan sana dogru bakanlara da bi el sallarsin artik??
    kisacasi yuzlesememenin ve gucsuzlugun gostergesidir umursamazlik. dunyadaki herkesten uzun bir duvar ördün etrafina diye kimse seni sonsuza dek el ustunde tutmayacak ve en kotusu, bu duvarlar seni sonsuza dek koruyamayacak. degismek, guclenmek ve gunun getirdikleriyle savasmak ve ogrenmek zorundasin...
    deve kusu kafasini gomdugu kumda istanbul'u dinliyorken gozleri kapali, acikta olan kici ne kadar guvendeyse sen de o kadar guvendesin ancak bu sekilde. harcadigin zamana, isciligine, maliyetine yazik be!!
  • günümüzdeki trendlerden biri. hiçbir şeyi umursama, takma kafana, dünyaya bir kere geliyorsun hayatı yaşa, kendi keyfine bak, vs. gibi çevreden verilen yeni hayat dersleri sonucu ulaşılan nokta, umursamama, aldırış etmeme durumu.
    sonuçta bencil, bireyci kişiler sarıyor her yeri. zaman içinde de kendilerini o kadar çok seviyorlar ki başkasını sevmeye yerleri kalmıyor. mutsuzluklarının, yalnızlıklarının temelinde bu basit kelime var oysa, umursamazlık.

    "bütün yüzlerde gördüğüm ifade sadece bir umursamazlıktan ibaret kalmıştı."
    y. k. karaosmanoğlu.
  • sürekli savaş, ölüm, acı, açlık, hastalıkla yoğrulan bünyenin, kırılma noktasında verdiği kendini koruma tepkisi de olabilir. olmasa daha iyidir.
  • yanında paket halinde duyarsızlığı getirir ki;

    arka plana bir şarkı çok yakışır;

    (bkz: zombie)
  • öyle veya böyle, yeni tanışılan birinin bu huyu karşı cinse hep çekici gelmiştir.
  • murat adanç tarafından "umursamazlığını çek üstüne, sıcacık bir yorgan gibi" şeklinde muhteşem bir tarzda anlatılmıştır mac'in karanlık sayfalarında. tam olarak budur umursamazlık, bir yorganın altına saklanır gibi gerçeklerden kaçıp asıl salaklığın kucağına atlamaktır.. kimileri gerçekliğin soğukluğu altında ezilirken kimileri de umursamazlığın sıcaklığı ile gününü gün eder.. aferimdir onlara..
    (bkz: bok)