şükela:  tümü | bugün
  • butun hayatini hakli olarak umutlarina baglamis birinin baska yasama sansi kalmamasi sonucunda sarfedecegi cumle.

    hayat bir yerde umutlarin toplandigi, birlestigi ve bir anlam kazandigi mekandir bunye icerisinde.. nasil hayata geldigimiz sorulmadigi gibi nasil umut ettigimiz de sorulmaz elbette ve insan sadece umut eder.. sevdigiyle ilgili bir seyleri, gelecegiyle ilgili bir seyleri genellikle kendisi bazen ulkesi bazen insanlikla ilgili ama surekli umut eder.. cunku umut hayatin mutluluk aynasidir.. hayat denen cogunlukla kotu olan ve sadece anlik mutluluk icin katlanilan bir olgunun guzel olan birseyler ugruna yasanabilir kilmasini saglayan seydir umut.. sonunda da eger umutlariniz bitiyorsa hayatinizin bitmesi cok da sasirtici olmayabilir kisiye gore.. sabretmek, acilara dayanmak, "yine de duzelir belki" umidiyle yasamak artik care gibi gorunmuyorsa hayatin sizin icin devam etmesinin bir anlami yoktur*.. bu durumda onemli olan gercekten umutlarin bitip bitmediginin iyice dusunulmesidir.. kimbilir belki ugruna hayatin sonunu getirecek olan sey, mutluluklarin kapisini bir sure sonra acacaktir.. onun icin umutlari bir anda harcamamak, hep bir cikis yolu bulmak en dogrusu olacaktir..
    unutmayin; hayat, umutlarin mutluluk aynasidir.. umutlarin tukenmesi kolaydir ama umutlarin gerceklesmesi ciddi bir sabir gerektirir.
  • "yürü, hür maviliğin bittiği son hadde kadar!
    insan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar."

    (bkz: deniz türküsü)
  • zuhal olcayın dünden sonra yarından önce şarkısında da değindiği, geçerliliği yüksek olan bir genelleme.
    "dünden sonra yarından önce
    yaşam durur umut bitince"
  • "umut edecek birşey bile kalmayınca biter hayat" şekliyle daha kabul edilinebilir bir hal alan genelleme
  • (bkz: #6174775)
  • ebeveynlerin çocuklarına umut ismini vermeye devam etmesine neden olan söz.
  • varken dağları delebileceğiniz, yoktan var edeceğiniz ... sizden çekilip alınınca hiçbirşey gibi kaldığınız şey. eskisi gibi yani.

    umut hastalıktır evet. hastayken sizi olabileceğinizden mutlu kılar, sizi güçlü yapar, toleranslı olursunuz.

    amacınız vardır. karşıdaki tepeyide geçince denizi göreceğinizden eminsinizdir. tepe geçilir çöl bulunur yada dahada kötüsü bir tepe daha. artık eskisi gibi omuzları dik yürüyemezsiniz... yavaşlar yavaşlar çökersiniz. hastalık son evresindedir sonra geçer bu hastalık. işte özelliği burdadır geçince öldürür sizi tüm hastalıkların aksine. bu umut denen virüs bedeninizden çıkınca yıkılırsınız. yavaş sürüyen adımlarla bu son tepeyi çölü geçersiniz belki kaybedecek bişeyiniz olmadığı için umursamaz yürürsünüz. bir metre ötesini zor gören gözler yaşlardan buğulanmış tozdan kapanmıştır. bir ışık alır gözünüzü elinizle engellemeye çalışırsınız ışığı ne de olsa uzun zamandır umutsuz karanlığın yaratığı olarak gezdiniz. ışık denizden yansıyan güneştir. en dibe çarpıp yükselmişsinizdir aslında. umut virüsü damarlarınızı yakar yine sizi hiç terk etmeyen eski bir dosttur o... kıyıya inersiniz su ayaklarınıza çarpar. tuz ciğerlerinize dolar mutlusunuzdur.

    yeter ki yürüyün umut sizi terk ettiğini zannetiğiniz anda bile...
  • müslüm babanın da onayladığı ve örneklediği söz.
    bu da resmi: umutsuzhayat.jpg
  • karsiti asagidaki gibidir.

    (bkz: mientras hay vida, hay esperanza)