*

şükela:  tümü | bugün
  • güzel hayaller kurma yeteneğinin kaybolması sonrası umutsuzluk hali.
  • (bkz: hiçleşmek)

    umutların tükenmeyeceğini umut etme ihtimalide tükendiği an geriye kalan sıfır umutla insan hiçleşir.
  • cehennem budur işte..
  • bizim suçumuz neydi? tükenmişliklerimin üstüne devamlı bir darbe daha neden alıyorum? suç bende mi acaba diye kendimi çok kez sorguladım. evet sorunlu birisiyim çalışkan ve zeki birisi değilim gelecek kurmayı hak etmiyorum. tüm hata bende. kafa mı duvarlara vuruyorum sürekli. kafamı sertçe duvara vurduğumda hissettiğim o acı beynimin içindeki acılar kadar acı vermiyor insana. neden seneler boyunca türkiye'nin en iyi üniversitelerinden birinde okumama rağmen iş bulamıyorum? gelecek kuramıyorum. sevdiğim kadınla gelecek hayali kurarken umutlarım kursağımda kalıyor devamlı. ülkemi çok sevmeme rağmen neden benim ve olası torunlarım dünyada sefalet içinde yaşamak zorunda. gülmeye, eğlenmeye, sevdiğimiz yerleri görmeye hakkımız yok mu? yurtdışından öğrenci arkadaşım gelip onları gezdirdiğimde yaptıkları alışverişi ve bana anlattıkları gelecek hayalini gördüğümde duyduğumda neden kıskanıyorum. gençliğimin en verimli çağlarını üniversitede bilim öğrenerek geçirdim. geçmişim gitti, geleceğimde gitti. söyleyin, ağzı kokan fakir bir insan olmak için ne yaptım?
  • bu ulkeyi sevenlerin de zamani gelecek.

    o gunu kazanmak icin ilerlemeye devam. biz kaybettik. buradan gitsek de arafta olacagiz, burada zaten araftayiz. gelecek nesillerimize guzel bir ulke birakmak ickn gelismeye devam etmeli. cunku umut fakirin ekmegi degil, gelecegi kazanacak insanin motivasyonudur.
  • entry müziği

    suç sende değil. "benim götüm rahat başkası niye umrumda olsun" cularda
  • girdiğin entry'den bir bok anlamadım ama dostum, boşver ya. içini rahatlatır mı bilmiyorum lakin şöyle düşün, atalarımızın hiçbiri bizim kadar refah içerisinde yaşamadı.senin yaşantını görseler, sana çok imrenirlerdi muhtemelen.fakirlik geçer, hayata güzel bakmanı kaybetme yeter. lütfen bakış açını değiştir, kendini rahatlat.
  • herkes kendi hayatini biliyor, dışarıdan konuşmak çoğu zaman gereksiz geliyor bana . ama içime oturdu , bir iki şey yazmak isterim.

    sizin hic bir kabahatiniz yok , kendinizi asla ama asla suçlamayin. bu sistemde her zaman birileri mutlaka sizin caresiz hissettiğiniz durumda. ihtimal hesabı gibi , siz olmazsaniz başkalari ayni durumda olacak. universitede on binlerce , yüz binlerce ogrenci bu yoldan geciorlar.

    ama merak etmeyin , simdi sizi hic payıniz olmadığı halde bu şekilde hissettiren ayni şeyler eninde sonunda sizi bir yola itiyor. bundan uç beş yıl sonra şimdikinden çok daha iyi bir durumda olacaksıniz. emin olun. bu sistem iyi kapasitede birini atıl bırakmaz , çalıştırır, kullanır. o zaman da sizi rahatsız eden şeyler olacak ama biliyorum, işsizlik ve parasızlık en cok zorlayan şeylerden biri bu hayatta. dertleriniz bitmez ama değişir, daha iyi hissedersiniz.

    tekrar söylemek isterim, lütfen ama lutfen kendinizi suçlamayin. kendinizi yalniz ve çaresiz de hissetmeyin. sahsen elimden bir sey gelmese de sizi dusunen, sizi umursayan milyonlarca insan da var bu ulkede. ayıplanacak, suçlanacak bir durumda asla ama asla degilsiniz . gücünüzü, gururunuzu ve moralinizi koruyun. umarım sevdiklerinizle beraber çok daha mutlu oldugunuz zamanlarinizda yazdiklarinizi okuruz.

    en kalbi sevgi ve hurmetlerimle.
  • öncelikle suçlu sen değilsin demek isterdim ama sensin. evet belki çevrendekiler tarafından parmakla gösterilen bir bölümü bitirdin fakat burası o bölümün uygulamasını yapacağın yerler değil. örnek vereyim; survivor gibi bir yarışma uydursaydın ağzın açlıktan kokmazdı mesela. dedim ya buralarda bu tip şeyler sevilir ve değer görür. senin bilimin değil. neyse bizlerde sen gibiyiz. en azından yalnız değilsin.
  • tum bunlar universite okurken memlekette olup bitene ses cikarmayisiniz yuzunden olabilir mi acaba?

    modern insanin hayata seyirci kalma luksu yok, yanlis gordugun seye aninda mudahale etmek zorundasin, cunku her yanlisin bedelini hep birlikte oduyoruz.

    her birey kendini, cevresini, hukumetini denetlemek mecburiyetinde. ulke bu hale gelirken ses cikarmayanlar sikayet etmekte ne derece hakli olabilirler?

    doksan ve iki binli yillarda dogup hayatlari boyunca bir siyasi partiye uye olmayi birak, onunden gecmeyenler. ''siyaset mi yea bana gore degil, ugrasamam aptalca islerle'' diyerek hedonizme tapinanlar bu gun aglasiyorlar.

    zamaninda bir sivil toplum kurulusunda gorev alip yanlis giden bir seylerin ucundan tutsaydiniz baska bir gelecek mumkun olabilir miydi acaba hepimiz icin, bir dusunun?

    zamaninda senin almadigin sorumlulugu baskalari aldi ve bugun sikayet ettigin issizlik ortamini onlar yaratti, sen de seyrettin. her vilayete liseden bozma universite acilirken sesin cikmis miydi genc adam?

    simdi de kosende otur sessizce olanlari izlemeye devam et, zaten alisik oldugun bir sey, fazla zorlanmazsin.