şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: umut)
  • o paralar hastalığı yok etmeye değil daha çok ömür uzatmaya yarıyor. yani bütün kanser türlerini aynı kefeye koymuyorum elbette, tedavi olup kurtulan da çok var ama hastalığın düzeleceğine dair umut yoksa amaç hastanın biraz daha hayatta kalmasını sağlamak oluyor.

    o psikolojiyi yaşayan bilir, bir nefes fazla alabilmenin ya da sevdiğini bir dakika daha fazla görebilmenin maddi karşılığı yoktur.
  • bu sorunun cevabi kanserin caresinin neden kasitli olarak bulunmadiginin da cevabidir
  • (bkz: that is the dumbest thing i've ever heard)
    en son iki defa kanser tedavisi gören kardeşimin ilk rahatsızlığı için umut yok denmişti. daha çok küçüktü. çok para harcandı evet ama şu an gayet mutlu ve huzurlu. allah bozmasın.
  • ilk olarak babasını kanserden kaybetmiş biri olarak, siktir git demek istiyorum. bir insanın hayatının kurtulabilmesi umudu bile yaptıklarına değiyor. bu süreçte elimimizdeki birilimin yanında, bir ev ve arazi satmış bir evlat olarak, vicdanım rahat. zira o adam evladı için bırak parayı, malı hayatını verirdi. kısacası para kazanılıyor geri, evde arabada geri alınıyor ama insanlık parayla ölçülemeyecek, elde edilemeyecek kadar değerli
  • diyelim ki babasın, allah göstermesin evladın da 4. dereceden pankreas kanseri ve neredeyse şansı yok, ama ihtimal dahilinde yaşayabilir, ihtimal dahilinde büyük paralar karşılığında evladın iyileşip geri sana koşabilir. ne dersin, o paralara değmez mi yoksa evladını kurtarmak için varını yoğunu tedaviye yatırmak mı?

    evlatsın, baban bunun da tedavi masrafları çok oldu, artık masraf etmeyelim, ölsün dese ne hissedersin? bakın kanser sandığınız gibi milletin cebinin para dolduğu bir şey değil, hiç onkoloji hastanesine gittiniz mi?

    1 yaşındaki çocukların lenfoma olduğunu görüp, babasına çok masraflı tedavi isterseniz yaptırmayın diyebilir misin?

    yapmayın, biraz insan olun.
  • umutsuz diye bişey yoktur insanoğlunun gözünde. umut her zaman vardır. evet doktorlar ömür biçer, ölecek der ancak sen inanmak istemezsin işte. her zaman bir belki, ihtimal vardır. inancına bağlıdır. çıkmadık candan ümit kesilmez demişler ya öyle bişey. bunda ne hastanelerin suçu vardır ne hastaların ne de yakınlarının. beyin ölümü gerçekleşenleri bile makinaya bağlı şekilde bekleyenler varken normal karşılanması gerekmez mi bu insanların?

    allah kimseyi böyle umutlarla yaşayacak duruma düşürmesin. umarım bir gün gelir ve sağlık kuruluşları ve ilaç sektörünün dünya çapındaki büyük ayakları parayı ve kapitalizmi bir kenara bırakarak kanseri yenebilen o ilaçları piyasaya sürerler. hastalığın son evresinde tanı konulup, ilacın ve tedavisinin mümkün olmadığı durumlara zatne diyecek bişeyimiz yok.

    evlerden uzak dursun böyle hastalıklar..
  • (bkz: denemek ister misin delikanlı) diye bu başlığı açana teklif ettiğim durum.
    yaşa da bizzat gör bakalım, neymiş ne değilmiş diye.

    yani bizim anlatmamızla olmaz. yaşa da gör bi önce, ufacık bir yaşama umudu ile evini, arsanı, cebinde kalan son parayı harcayıp harcamadığını bir de yaşayarak sen gör.

    ha yaşamamış olduğunu farz ediyorum. çünkü ailende, sevdiklerinde ya da kendinde kanser çıkmış ise sen de paralarını harcamış isen ama yine de ölüm ile sonuçlanmışsa bu süreç, tutup bunca şeyin ardından bu çabaları saçma bulabileceğin ihtimalini düşünemiyorum. hiç bir kanser hastası ya da yakını bunca şeyin ardından ardında bakıp keşke harcanmasaydı ne saçma demez çünkü. keşke daha çok olsaydı da onu da harcasaydık der.

    bir ay daha yaşatmak için varını yoğunu satmak saçma ise, sen hiç sevdiğin birisini kaybetmemişsin demektir.
  • biraz daha nefes icin umut adina yapılan üzücü çabalayış.
    belki de bir deneye uğruna sömürülen insanlar..
  • trollük, sarkazm, espri, cıvıklık ve saire, adına ne denirse denir, kaldırmayacak konular vardır. tedavi edilemeyen kanser türlerinden ve bilumum hastalıktan muzdarip insanların palyatif bakımına harcanan paralar da bunlardan biridir. kınadığını yaşarsın.