şükela:  tümü | bugün
  • jean-louis guillermou yönetmenliğinde, enfes bir sanat filmi. modern konçerto ve belki de senfoni kavramını ve formunu borçlu olduğumuz büyük sanatçı antonio lucio vivaldi'nin hayatını konu alan bu eser, kategorik olarak "biyografi" diye geçse de, bu eseri bir biyografiden ibaret görmek, venedik'i inanılmaz bir sanat laboratuvarı kılan eskilere saygısızlık olur.

    başrol, farinelli'den aşina olduğumuz ve sert yüz hatlarıyla vivaldi'nin vakur duruşuna çok yakışan stefano dionisi'ye ait. çoğu amatör olan bir sanatçı grubu, ona bu rolünde eşlik ediyor. ben dionisi'nin, vivaldi duruşunu mükemmele yakın bir şekilde yansıttığını düşünüyorum. filmin kuvvetli bir olay örgüsünün olmayışı, filme, kendisini detaylarda ortaya çıkaran şu estetik zayıflıktan bağışlıyor. imdb'nin pek kadirşinas ve muhterem not vericileri her ne kadar bu filmi ezmiş olsalar da, bundaki ironiyi görmemek için ancak bir not verici olmak gerekirdi (eleştiri, en çok da bir seçenek olarak sunulduğunda olanaksız hâle gelir).

    yaklaşık 6 yıl önce keşfettiğim bu kırılgan eser, tavan süslemeleri, altın varaklar, duvar süslemeleri, heykeller, tablolar ve xvii. ve xviii. yüzyıl'a ait moda anlayışını yansıtan kıyafetlerle dolu (tabii biraz da venedik ile). aynı zamanda iç gıcıklayıcı birkaç enstantane de söz konusu. vivaldi'nin, göğüs kafesine ağır gelen kalpler için bestelediğine inandığım müzikler ise insanı ana yemeği bırakıp sosa dadanmaya sevk eden cinsten. 6 yıl öncesinde, sadece le quattro stagioni'si dışında her şeyinden bihaberken, bu eser sayesinde vivaldi için oruç tuttuğum gecelerim olmuştu. uzun süredir de kenarda beklettiğim ve kendi kendime adadığım bir ukteydi.

    öyle bir eser ki, kendisi gibi, tek gerçek olarak öne sürebileceğim zarafetten başka hiçbir erdeme sahip olmayan insanlar için.