şükela:  tümü | bugün
  • onaylanmamış. kabullenilmedigi beyan edilmemis.

    ayrica;

    dr. steven m geer, calismalarinin devamina dair yeni bir belgesel. hatta leziz bir belgesel. (bana gore tabii. ozellikle sundugu kanitlara ragmen, ve hatta onlarin dogru gorunurlugunde insani yine yeniden ikilemde birakiyor. )

    (bkz: https://www.youtube.com/watch?v=d2quzfmvrcu)

    (bkz: sirius disclosure)

    ilgili olarak soyle bir yazi buldum;

    "ufoloji dünyasının en önemli isimleri arasında yer alan dr. steven greer, bu konuda insanları bilinçlendirmek için çalışmalarını sürdüyor. daha önce hazırladığı sirius belgeseli ile geniş kitlelere ulaşmayı başaran dr. greer, ikinci bir belgesel daha yayınlamaya hazırlanıyor. unacknowledged adını taşıyan yeni belgeselin ilk fragmanı geçtiğimiz günlerde yayınlandı. "

    (bkz: https://forum.donanimhaber.com/…37116/printable.htm)
  • fake alien invasioni gorecek kadar yasar miyiz meraklar icerisindeyim.
  • belgeselde yer alan şahısların hizmet ettikleri kurumları ve bu kurumlarda bulundukları pozisyonları baz aldığımızda, 1 saat 40 dakika boyunca sunulan delillerin ve resmi evrakların bende ''vay amına koyayım'' etkisi yarattığını söylemem lazım.

    belgeselde uzaylı görmeyi umuyorsanız hayal kırıklığı olabilir bunu baştan söyleyeyim. lakin, uzaylıların olup olmadığına dair yazılmış resmi raporlar, mevki sahibi kişilerin itirafları ve hayatları boyunca bu işe gönül vermiş insanların ortaya çıkardıklarını izleyince tatmin olacaksınız.

    carl sagan'a bok atılması biraz üzse de steven greer dönemin bazı bilim adamlarına nsa ve cia tarafından uygulanan baskıları anlatınca dedikleri mantıklı geldi.

    giancarlo esposito'nun sesiyle izlemek keyifliydi. boş vaktinizde açıp izleyebilirsiniz.
  • sirius'dan sonra bu belgesel için beklentilerim yüksekti ancak sirius'daki humanoid otopsisi görüntülerini hariç tutarsak bir nevi onun remake'i gibi olmuş. davaya pek yeni bir şey kattığı söylenemez. hala 40 yıl öncesinin görüntüleri, emekli olmuş ve eski günlerinin popülerliğini özleyen yetkililerin beyanları pek yeterli gelmedi.

    ufoloji ile ilgili daha bir sürü yenilik varken hala jfk, clintonlar ekseninde belgesel yapılması bana sanki bir demokrat parti partizanlığı yapıldığı izlenimini verdi ve ne yalan söyleyeyim greer güvenilirliğini kaybetmeye başladı.

    kendi adıma the x-files'ın yeni sezonunu beklemek daha heyecan verici.
  • izlemeye değer bir belgesel. şok edici görüntüler yok ama gerçekten önemli insanların anlattıkları ilgi çekici. hepsi toptan kafayı yemediyse ne ola ki bu?
  • öncelikle farklı uzaylı medeniyetlerinin tarihin bir zamanında evrenin bir yerinde olmuş olabileceğini veya olacağını düşünüyorum. ancak bunu düşünmekle bu medeniyetlerden birinin veya bir kaçının insanlık ile aynı dönemlerde ve dünya'ya ulaşabilecek kadar yakın bir yerlerde var olduğunu ve düzenli olarak gelip gittiklerini iddia etmek bambaşka şeyler.
    belgesel emekli bir doktor ve ''ufolojist'' olan steven m greer 'in disclosure project adı verilen (disclosureproject.org adında çok kötü bir site de mevcut) projesi kapsamında gizli sırları ortaya çıkartmak ve dünya'yı refaha kavuşturmak adına yaptığı bir çalışma olarak karşımızda duruyor. iddiaya göre uzaylılar var ve binlerce yıldır dünya'ya gelip gidiyorlar ancak insanlık atom bombası üretmeye başladıktan sonra bizi ciddi bir tehdit olarak görmeye başlayıp özellikle atom bombası üretilen yerlerin yakınlarında daha sık görünmeye başlıyorlar. milat olarak da roswell olayı gösteriliyor. greer'in iddiları bunlarla da kalmıyor ve uzaylı araçlarının ve uzaylıların kendilerinin bazılarının ele geçirildiğini, uzaylıların teknolojilerinin amerikan derin yapısının elinde olduğunu, bu teknolojiyle uzay boşluğundan sınırsız enerji elde edilebileceğini ki uzaylıların da dünya'ya bu şekilde geldiklerini söylüyor. bunun ortaya çıkmasının ise dünya'daki dengeleri değiştireceğini ve bunun istenilmediğini söylüyor. bu bilgileri gizleyen insanların ise gizlinin de gizlisi projeler yürüttüklerini, bunların cia, mi6 vs. şefleriyle, abd başkanlarıyla dahi paylaşılmadığını söylüyor. kanıtlarını desteklemek için de marilyn monroe, jfk gibi tarihi kişiliklerin ölümlerini bunları biliyor olmalarına bağlayarak 19 ve 20. yy'dan çeşitli hadiseleri aralara serpiştiriyor. tesla'nın teknolojisini uzaylılardan aldığı ima ederek hayata geçirilmemesinin sebebini, stanley meyer adında suyla çalışan motor icat ettiğini iddia eden bir adamın ( motorun çalışmadığı anlaşıldıktan sonra yatırımcılara tazminat ödemesine hükmedilmiş) icadının üstünün örtülmesini de yine bu gizli yapıya bağlıyor.
    belgeselin inandırıcılığını arttıran en önemli etken olan röportaj veren kişilerin ise aslında hiçbir zaman olayların bire bir tanığı olmadıkları, sağdan soldan duydukları söylentilere dayanarak konuştukları kısa bir araştırma ile ortaya çıkıyor.
    her şeyden önce dünyanın bu kadar büyük komplolar üzerine inşa edilmesinin pratik açıdan pek mümkün olmadığı kanaatindeyim fakat diyelim ki durum belgeselde söylendiği gibi o zaman da şu soruların sorulması gerekiyor;
    1) yüzlerce yıldır gelen son 60-70 senedir ise sık sık ziyarette bulunan uzaylılar neden bir kere bile şüpheye yer bırakmayacak şekilde herhangi bir toplumun orta göbeğine inmiyor?
    2) gizliliklerinin açığa çıkmaması için abd başkanına suikast düzenlemiş, bill clinton'ı, carl sagan'ı korkutarak konuşmamalarını sağlamış bir yapı ortadayken nasıl oluyor da steven böyle bir belgesel çekiyor ve bu netflix'de yayınlanıyor?
    sonuç olarak adamların nasıl kafalar yaşadığını merak ediyorsanız izlenebilir ancak ciddiye alınacak bir yanı yok gibi.
    carl sagan'ın dediği gibi: "olağanüstü iddilar olağanüstü kanıtlar gerektirir."
  • kesinlikle izlenmesi gereken bir belgesel. ben ki yıllardır, ufo dosyaları, false flag ve algı operasyonları vb. konularda araştırma yapan biriyim, bu kadar derli toplu bir anlatım görmedim. internet sayesinde her şeyi bildiğimiz yanılgısından kurtarıp aslında hiçbir şey bilmediğimizi gözler önüne seriyor.
  • free energy hedesini de açıklasaymış iyi olacakmış dediğim belgeseldir.

    öyle "her şey kuvantum, harmonik osilatörün temel enerjisi sıfırı vermiyor bak!" demeyle olmuyor o işler. elin uzaylısı bunu kullanıyor, biz niye kullanmayalım argümanlarından sıyrılıp mantıklı bir zemine oturtsalarmış daha izlenebilir olurmuş.

    sonra debunked edilince de ağlamayın "işte bunlar hep cia ühü ühü" diye.

    şuna katılırım bak, dünyada bir yerlerde bu aletleri yapan ve çalıştıran şirketler var. gerekirse de bir savaş çıkartırlar bunları kullanarak. gerçi area51'de nereye kadar test edeceksin bu aletleri? uzun seyirli uçuş yapmadan nasıl bir savaş simüle edip millete yutturacaksın, bunlar hep muamma.

    ha şuna da inanırım, uzaylılar gelmiş ve görüşülmüştür. hatta yalandan tehdit bile savurmuşuzdur; adamlar da "ya kardeşim vazgeçin şu nükleer işinden, birbirinizi gebertecekseniz" diye nasihat de vermişlerdir. sonuç olarak sen gelişmiş bir ırksan, incelediğin alt topluluğun bir anda kendi kendini yok etmesine seyirci kalamazsın. örneğin, petri kabında incelediğin bakteri türü evrimleşip, birbirini öldürecek bir araç yaptıysa, aylar, yıllar verdiğin deneysel emeğin bir anda yok olmasına engel olmaya çalışırsın. bence, uzaylılar varsa ve bizi inceliyorlarsa; bu nükleer işlerden kıllanmaları kadar doğal bir şey olamaz. belgeselde buna çok kısa değinmiş, biraz daha bu kısma yüklenmelerini beklerdim.

    ayrıca uzaylı olsa ne yazar, bilmem kaç ışık yılı öteden gelmiş bir medeniyetten bahsediliyor. o kadar mesafeyi aşabildikten sonra herhalde seni de isterse toz haline çevirir. niye ele geçirmeye çalışsın?

    özetle, olmamış belgeseldir. ama bir halk bilinci oluşturması ve de insanları "ne oluyor area51'de, hesap verin bakalım!" dedirtmeye sevketmesi açısından olumlu buldum.

    ayrıca o rakamlar doğruysa, boyun devrilsin dick cheney gibi senin.
  • ufo fenomenine pozitif önyargısı olan biri olarak
    başarısız bulduğum yapım.
    ufo kontakları ile ilgili resmi/gizli kaynakları olabildiğince nötr olarak derleseydi, daha az spekülatif ve daha inandırıcı olurdu.
    ama werner von braun (ki çok yerinde bir uyarısı var), tesla referansları, komplo teorileri işi ciddiyetten uzaklaştırıyor. hele dünyada patlayan atom bombalarının evrenin başka yerlerinde zarar yarattığı tezi işi iyice sulandırıyor.
    sonuçta bu komplo teorilerinin arkasında doğruluk payı da olabilir, ama belgesel bir fikir aşılama çabasında olduğu için; -herşeyin arkasında anonim bir "illuminati" var- gerçekler zorlanmış.
    yine de adı geçen fransız amiralle bir interview görmek isterdim.