şükela:  tümü | bugün
  • başlığı değiştirirken hata yapmışım.

    (bkz: underrtated korku filmler) olacaktı.

    listeye bakarken zorlananlar icin kisisel listem en iyiden en zayifa soyle:

    1- the autopsy of jane doe
    2- the witch
    3- it follows
    4- the mist
    5- silent hill
    6- the awakening
    7- the cell
    8- session 9
    9- pandorum
    10- the babadook
    11- eliza graves
    12- naboer
    13- the skeleton key
    14- mama
    15- paranormal activity
    16- before i wake
    17- the uninvited
    18- haute tension
    19- mirrors
    20- case 39

    çoğunluğun yaptığı hataya düşüp filmleri imdb puanına göre seçiyoruz. bu yüzden çok sağlam filmleri gözden kaçırabiliyoruz. kendimce korku ve gerilimi iliklerinize kadar hissedeceğiniz, puanına aldanmamamız gereken filmleri seçtim. ekside yaptigim yorumlari da ekledim (sembolik aciklamalar).

    slasher/teen slasher ve gore/splatter türündekileri seçmedim daha çok paranormal olayları merkeze alan seçkiler sundum

    gerilim filmlerinden ziyade korku filmlerini yazdım.

    çoğu film 2000 sonrası, gözden kaçan, 7 puanın altında alan filmleri seçmeye çalıştım.

    neden izlenmesi gerektiğini ekledim:

    the witch - 2015 - puanı: 6.7
    http://www.imdb.com/…tle/tt4263482/?ref_=fn_al_tt_1

    barok tarzı ışıklandırması, sabbath sahneleri ve korkutucu karakterleri/sembolleriyle gerçekten insanı korkutan bir film.

    eliza graves -2014- puani: 6.8
    (stonehearst asylum)

    poe etkisi, psikiyatri ve shutter island´in gerisinda kalmis bir akilhastanesi hikayesi

    silent hill - 2006 - puanı: 6.6
    http://www.imdb.com/…tle/tt0384537/?ref_=fn_al_tt_1

    oyunu bile yeterli sebeptir ama bence ilk filmi o kadar yerden yere vurulacak bir yapım değil. müzikleri, atmosferi ve sürprizleriyle insanı korkutan bir film.

    it follows - 2014 - puanı: 6.9
    http://www.imdb.com/…tle/tt3235888/?ref_=fn_al_tt_1

    türe yeni bir soluk getiren ileride kült olacak bir film. zamansızlığı, belirsizlikleri ve yetişkinlerden arındırılmış doğasıyla diğer korku filmlerinden ayrı bir yapım.

    mama - 2013 - puanı: 6.2
    http://www.imdb.com/…tle/tt2023587/?ref_=fn_al_tt_1

    rüya sahneleri ve çocuk oyuncuların başarılı performansı için bile izlenebilir. cgi efektleri başarılı değil ama korkutabilen bir film.

    mirrors -2008- puani: 6.2

    senaryo disinda korkutucu ogeleri ile sizi korkutacak bir film.

    paranormal activity - 2007 - puanı: 6.3
    http://www.imdb.com/…tle/tt1179904/?ref_=fn_al_tt_1

    yerden yere vurulsa bile ses sistemi ve ciddi bir ortamda korkutabilen bir film.

    the babadook - 2014 - puanı: 6.8
    http://www.imdb.com/…tle/tt2321549/?ref_=fn_al_tt_1

    aile dramı üzerinden sinir bozucu bir masalımsı hikaye. çocuk kitabından mı korkacağız demeyin. izleyin (seslere dikkat).

    haute tension - 2003 - puanı: 6.8
    http://www.imdb.com/…tle/tt0338095/?ref_=fn_al_tt_1

    twist endingi ve gergin atmosferiyle sevdiğim, irkildiğim bir film. listede yer verdiğim tek slasher tür film.

    naboer - 2005 - puanı: 6.6
    http://www.imdb.com/…tle/tt0453383/?ref_=fn_al_tt_1

    sinirleri altüst eden kuzey avrupa filmi. korkutmak için sadece hayaletlere ihtiyaç olmadığını vurguluyor film ve silent hill sevenlerin beğeneceği türde bir film.

    the skeleton key - 2005 - puanı: 6.5
    http://www.imdb.com/…tle/tt0397101/?ref_=fn_al_tt_1

    korkutan mekan ve şüphe uyandıran karakterleriyle başarılı bir film. kendi mitini oluşturmuş ve sürpriz sonuyla da sürükleyiciliği elden bırakmamış bir korku filmi.

    the cell - 2000 - puanı: 6.3
    http://www.imdb.com/…tle/tt0209958/?ref_=fn_al_tt_1

    kabus sahneleri, bilinçaltı ve modern sanat eserlerine göndermeleriyle güzel bir korku filmi. mekanları, görsellikleri üst düzey.

    session 9 -2001- puani: 6.5

    cok farkli yerde olan bu film.

    case 39 -2009- puani: 6.2

    modern bir kotu cocuk hikayesi.

    pandorum -2009- puani: 6.8

    resident evil´in yapimcilarindan. mekanlari ve kolstrofobik atmosferi icin bile izlenebilir. algimizin cok otesinde yerlere gitmesi de cabasi olmus. oyunculuk biraz daha iyi olsa kult filmlerden olabilirdi.

    the uninvited -2009- imdb puani: 6.4

    sonu sok edici. ama bazi sahnelerde gercekten korkuyu hissediyorsunuz.

    before ı wake -2016- imdb puani: 6.1

    paranormal korkuyu sevenlere tavsiye ederim.

    --- spoiler ---
    baba karakteri aslinda kanserden olen birisi. neden mi? kotu haberi alinca her gun iciyor. elinde bira ile uyuyakaliyor hatta. buyuk ihtimal oglunun olmesinde de babanin hatasi var anne bunu agzindan kaciriyor, yine senin yuzunden diye. baba cocugu okula goturmuyor, ise de gittigini gormuyoruz. onceki ailede de anne oluyor ve kotu olaylar, kabuslar ya da kanser bu cocuga baglaniyor.
    insanlar hep istiyor ki onlari eglendirsin, ozlediklerini gostersin. hatta annenin cocugun yuzunu yogurup kendi ogluna dondurmesi cocugun duygularini yansitiyor. mama filmindeki gibi onu koruyan bir anne var ve biliyor ki bu yeteneginden faydalanacaklar. cocugun bilincaltina olen bir cocugun anilarini yerlestirmek nedir. cocuga gizli gizli ilac icirmek nedir. daha fazlasini istedikce daha fazlasini da kaybetmeye mahkumdur insan. varolanin kiymetinin bilmemenin cezasi da budur: kanser. hastalikli dusunceler kanseri dogurur.
    bence digerleri de bizim yaptigimz hatayi yapiyor. ileride baba geri gelir mi? gelmez. peri masali degil acik acik bu film bunu soyluyor da. hayatta hep kotu seyler olacak. kadin cocugunun cirpinis hayalini arkasini donup biraktigi gibi kotu olaylari birakmak zorundayiz. kanker adam hepimiz icin gelecek, ona silah dogrulatamayiz. anlayabiliriz sadece.
    onceki baba esini kaybetti
    yaramaz cocuk yaptigi bir hata sonucu oldu
    geri donmeyecekler

    simdi konusmadigimiz bir arkadasim bir hikaye anlatmisti resmen bu filmi ozetlemis:
    yeldegirmeni yapan bir yasli baba bir yasli anne ve bir ogul
    ile 3 kisiden olusan fakir bir aile varmis. bir gun degirmeni yaparlarken bir lamba bulmuslar. lambadan cin cikmis. 3 istek hakki vermis bunlara. hemen bu degirmeni ne pahasina olursa olsun hemen bitir demisler. cin hay hay demis insa ederken buyuk bir kaya oglun ustune dusmus ve ogul fena sekilde can vermis. cin ikinci isteklerini sormus. oglumuzu geri getir demis. cin hay hay demis ve ogullarini bir yasayan olu olarak geri getirmis. ogul anneyi parcalara ayirmis. cin son istegini sormus adama. adam da can korkusu ve cinin yaptigi her seyin felaketle getirmesinden cekinerek, oglumu mezara geri gotur demis.
    daha fazlasini istedikce hepsini kaybeden fakir ama mutlu bir aileymis onlar. simdi yasli babanin elinde sadece eldegirmeni kalmis.

    o yuzden ileride baba gelir mi gibilerinden peri masallarini birakin. pan´in labirenti, monster calls ve southern beasts of the wild gibi bir film karsinizdaki

    the awakening -2011 - imdb puani: 6.5
    film gayet guzel ve korkudan ziyade drama agirlikli. bu filmi sevdiyseniz el espinazo del diablo`ya bakin derim (guillermo del toro).
    --- spoiler ---

    simdi kim oldu kim kaldi konusundan once su iki karaktere odaklanacagim.
    florence cathcart: bir tane gizli bir tane insanlarla paylastigi travmasi var. sakladigi daha agir.

    robert mallory: mallory´nin kelime anlamina baktim ve su linkte unfortunate anlamina geldigini goruyoruz.

    ilk dusuncelerim su yondeydi. kadin agir travmalar gecirdigi icin dunyasini erkeklere kapatmisti. voyurist yonu bunu ortaya cikartiyor. evi tanidigini oradan da anlayabiliyoruz aslinda. erkegi gozetliyor. kendisinin de jung´un ayna takintisinda belirtildigi gibi izlenecegi dusuncesiyle cinsel doygunluga ulasmaya calisiyor ama beceremiyor. bu durumlar kadinin gorulerindeki siddeti arttiriyor ve kardesinin yuzunu korkunc gorulmesinin nedeni de belki de bu. mallory ile birlikte olduktan sonra edward´in onceden uyardigi durum gerceklesiyor. tecavuz korkusu. kacmaya calisma, savunmasizligi evle ilgili aklina son detaylari getiriyor: babasi. eminim ki tecavuze yeltenilen sahnede robert mallory´nin yardim edecegini dusunduk. iste bu cok farkli bir teorim geliyor:
    robert mallory, florence´nin olen nisanlisi. ilk sahnede kitabini imzalatmasi icin geldigini sandiginda hayaletlerle ilgili gorusleriniz hic hosuma gitmedi diyor. arabayla giderken sigara tabakasinin baskasina ait oldugunu anladigini fark ediyoruz. ayni tabakayi filmin sonunda ona geri veren yine robert mallory. yukarida belirttigim gibi kizin tecavuze ugrayacagi anda cigligini duyuyor robert ama yardima gitmiyor. oysa ki gole dustugunde birden ortaya cikiyor. evde-okulda 4 kisi kaliyorlar ve 2 canli 2 hayaleti gorebiliyor.
    ama tek soru isareti su oldu: ilaci neden getir miyor? olup yanina gelsin diye mi. ama oyle olsa golde onu kurtarmazdi diyorum.
    filmin sonu her acidan iyi baglanmis. turuncu kafali veletin bile olmus olabilecegi aklima geldi. bir de gormezden gelme (overlook-ayni zaman da cinnetteki otelin ismi) amerikan gotiginin yabancilara karsi takndiklari tavrin en iyi gotik yansimasi. bunu ingiliz gotigine saygi durusunda bulunan bir filmin harmanlamasi da hos olmus.

    tablolara gelince: kadin ve cocuk atla, saldirgan baba ya da erkek gorevli aslanla sembolize edilmis. florence´nin omuzundaki yarayi aslana baglamasi da bu yuzden. 2. resim de ise resmen kadinin femme fatale olarak goruldugu yansitilmis. evde tek sevilen erkek cocuk istenmeyen kiz yuzunden oluyor. saka bir yana, baba, erkek kardes, olen nisanli, edward ve hayaletten korkup kendini olduren cocugun olumunde florence´nin parmagi var.
    --- spoiler ---

    the autopsy of jane doe -2016- imdb puani: 6.8

    cok basarili bir korku filmi
    filmdeki isimler bile gotik romanlara gonderme iceriyor
    jane-jane eyre
    doe-poe´nun anagrami olacakken bir harfle kaciriyor (d ters cevrilince p oluyor +kedimiz de var)
    burke - burke´un yuce kavrami hemen akla geliyor
    tommy/ken russel´in cilgin muzikalini akla getiren isimler oluyor.
    lovecrafttan cok etkilenme var hatta bir ara reanimator izliyorum sandim.

    --- spoiler ---

    film metafizik ve amerikan gotigi uerinden sekilleniyor.
    fantastik ogelerle olaganustu fantastik ic ice bu yonleri de filmi guclu kilmis.
    amerikan gotiginin gerekli tum ogeleri var:
    -ev
    -disaridan gelen yabanci+-kaybedilen kadin karakter
    -evde kapali kalma

    onceleri bozulmamis bir ceset geliyor. kesmeye kiyamayacagimiz turden. kesmeden hemen once isaretler de geliyor. bu noktadan sonra olan her seyin lanet oldugunu ogreniyoruz filmin sonlarindaki incilden su sozler aslinda isi ozetliyor: olulerin ruhlarini rehber edinen her kadin ve erkek infaz edilecektir.
    yani aile boyunca bu isi muzik acarak, acima duygusu olmadan yapan baba ogul var. aile boyu bu isi yapan bir nesil baba-ogul mutlak suretle cezalandirilir. dalga gecer gibi ayaga can takma gibi rituelleri de uyguluyorlar. sonrasinda cektirdikleri tum aciyi baba yasiyor ve oglunun nester darbesiyle oluyor.
    saf olaganustuyu saf tekinizden ayirdigimizda ikinci bir yorumda bulunabiliriz.

    tommy´nin ezikligi uzerine sekillenir 2. okuma. nathaniel hawthorne romanlari gibi her seyin mantik cercevesinde bir aciklamasi vardir: babadan korkan, kiz arkadasinin yanina bile gidemeyen (baba donecegini bilmektedir) babadan takdir alamayan bir cocuk. bu isi yapmak istemedigini babasina soylemek bir yana nasil gozune girerim diye ugrasn bir tip. gordukleri sanrilarla baba once kediyi oldurur, baba sonra kizi oldurur en sonunda ogul babayi oldurur. babanin ruhu da oglunun canini alir. kriz aninda yanilsamalarla aslinda sadece babasini kalbinden bicaklayan ve kendini olduren ogul. onceden bahsedilmis kiz olmuyor geri de gelmiyor gerek bile duymuyir belki.
    her yonuyle guzel bir film. 2 farkli okuma getirebiliyorsunuz ve sonu cok belrili degil. goze sokulmadan anlatilmis her sey.
    --- spoiler ---

    the mist -2007- imdb puani: 7.2

    --- spoiler ---
    butun dinlerin sentezi, peygamberlerin ve azizlerin hikayesiydi resmen. kurtlanan mi istersin (hz. eyup), yanarak olen mi, sol bogrunden bicaklanarak (isa´nin carmihta yara aldigi yer, safra kesesi) carmiha gerilmis halde kurban edilenini mi (ismi jessup). ama en son hikayedeki anakarakterin yani peygamberin hikayesini mrs. carmody filmin basinda soyluyor. film acikca hz. ibrahim´in hikayesine odaklaniyor. david drayton´un (isim de hz. davut´a gonderme olabilir. basit nesnelerle devasa yaratiklari olduren peygamber) irkilerek uyanmasi, oglunu kaybetmesi belki de en korktugu sey, kabusu olabilir- yani cocugunu kaybetmek. zaten onu koruma duygusuyla hareket eden bir baba. soyle ki anlasamadigi hatta sevmedigi komsusuna oglunun elini sikica tutmasini soyluyor. mrs. carmody´nin soyledikleri gerceklesiyor zaten eksideki diger yazarlarin dedigi gibi yaratiklar ona zarar vermiyor, olumu, insan eliyle oluyor. gece gelen yaratiklar, kurban verilince yaratiklarin gelmemesi, musa peygamber´in oykusundeki gibi cekirge istilasi, kisacasi cok fazla dini referans var ama asil surpriz sonuydu. oglunu kurban ettikten sonra kurtuluyor. insanlik icin de bir umut doguyor. ilk kez izleyenler asla kurtulmasina imkan vermezdi belki de. mermi bitecek, silah tutukluk yapacak gibi bir mucize olabilirdi ama bunun gerceklesmeme nedenini son sahnede bir ayrintida goruruz. evde cocuklarimi biraktim diyen anne herkesten yardim ister hatta en son david´e sorar ama o yardim etmez. beddua eder ve cikar. benzer sekilde david karisini hic dusunmez iyidir sis orada yoktur der. bir bakima kendini ve oglunu garantiye alir. ama filmin sonunda goruruz ki kadin cocuguna sarilirken david karisinin ve kendi eliyle oldurdugu oglunun goruntulerin sonsuza kadar gozunun onunde olacaktir.

    king hikayesi olmasina ragmen sey (john carpenter) ve lovecraft dunyasina gondermeler guzeldi. zaten yaratiklar, oteki dunyalar hep lovecraft´a ait gibi olmus.

    --- spoiler ---
  • yazılanların hiçbiri underrated değil, hatta birkaçı son yıllardaki en iyi korku filmlerinden. zaten korku filmlerinin %90'ı imdb'de 7 puanın altında olduğundan ancak 6 puan altında olup da iyi olan filmlere underrated denebilir.
  • poltergeist ııı (1988): serinin 2015 remake'ini saymazsak son filmidir. sırf küçücük yaşta melek olan heather o'rourke'un son filmi olduğu için bile izlenmeli. izledikten sonra aynalardan korkabilirsiniz demedi demeyin.*
    the entity (1982): bilinmeyene karşı duyulan korku teması üzerinden izleyiciyi geren bir film. en az kendisi kadar dayandığı gerçek hikaye de oldukça ilgi çekici.
    alice, sweet alice (a.k.a communion) (1976): ters köşelerle dolu, gayet karanlık atmosferli bir film. brooke shields'in ilk filmidir ayrıca.
    don't look now (1973): süpriz sonlardan hoşlananların seveceği ingiliz-italyan yapımı film.
    the loved ones (2009): stephen king'in misery'sini sevenler bunu da seveceklerdir.
    inferno: (1980): dario argento'nun üç ana üçlemesinin 2.filmidir.
    prom night 3 last kiss (1990): b sınıfı eğlencelik bir korku-komedi. ayrıca courtney taylor adında efsane bir güzelliği de barındırıyor.
    sleepaway camp (1983): teen slasher türünün en ikonik filmlerinden biri. özellikle efsanevi sonuyla plot twistin alasını göreceksiniz.