şükela:  tümü | bugün
  • michel fugain'in en (hatta benim için tek) meşhur şarkısı, ün belistuar. anladığım kadarı ile -ki fransizcam muhtesem- şarkıda roma'lı yakışıklı bir adamdan (beau roman), tarihi (tarihi?) güzel bir kadından (belle histoire) bir modern zaman aşkından (romance aujord'hui), sisten (brouillard), kadının gitmesinden, yollara düşmesinden bahsediliyor. klasik bir fransız filmi konusu gibi düşünüp dinleyin, çok detaya girmenin gereğini görmüyorum, en fazla serbest çağrışımla bezeli bir diyalog yaşamış olabilirler arada. (bkz: pierrot le fou)

    c'est un beau roman
    c'est une belle histoire
    c'est une romance d'aujourd'hui
    il rentrait chez lui, là-haut vers le brouillard
    elle descendait dans le midi, le midi

    ils se sont trouvés au bord du chemin
    sur l'autoroute des vacances
    c'était sans doute un jour de chance
    ils avaient le ciel à portée de main
    un cadeau de la providence
    alors, pourquoi penser aux lendemains

    ils se sont cachés dans un grand champ de blé
    se laissant porter par le courant
    se sont raconté leurs vies qui commençaient
    ils n'étaient encore que des enfants, des enfants
    qui s'étaient trouvés au bord du chemin
    sur l'autoroute des vacances
    c'était sans doute un jour de chance
    qui cueillirent le ciel au creux de leur main
    comme on cueille la providence
    refusant de penser aux lendemains

    c'est un beau roman
    c'est une belle histoire
    c'est une romance d'aujourd'hui
    il rentrait chez lui, là-haut vers le brouillard
    elle descendait dans le midi, le midi

    ils se sont quittés au bord du matin
    sur l'autoroute des vacances
    c'était fini le jour de chance
    ils reprirent alors chacun leur chemin
    saluèrent la providence
    en se faisant un signe de la main

    il rentra chez lui, là-haut vers le brouillard
    elle est descendue là-bas dans le midi
    c'est un beau roman
    c'est une belle histoire
    c'est une romance d'aujourd'hui
  • her ne kadar "bir güzel masal" anlamına gelmesi muhteşem fransıcamız* tarafından tasdik edilmiş olunsa da, biz o güzel kadınla yaşanmış tarihi ilişkinin masallara konu olabilme ihtimalini sevmiş, dinlemişizdir. nasıl olmasını istiyorsak öyledir bütün şarkılar da masallar gibi. ülke puanı koyulan her noktada daha çok artar, erişilen bonuslarla tadı damağımızda kalmaz mı? kalır........................
  • üzücü şeyler hatırlatan güzel şarkı.

    yıllar sonra gelen edit: yıl olmuş 2013, hala üzücü şeyler hatırlatan güzel şarkı :'(((
  • kendini b.b gibi hissedip mavi,kırmızı,beyaz kumaşlara sarınarak sahilde michel abiye koşarken sahnede dolanan hatta sahneye sıvışan şarkı bu. sonra işte atlıyorsun adamın kollarına,o seni döndürüyor böyle mutlu mutlu. dalgalar vuruyor sahile. sonra öle lay lay çöküyosunuz oracığa. öpüşüyorsunuz koklaşıyorsunuz. kamera yaklaşıyor ve michel abi malum fransız karizmasıyla kameraya maaaaın,maaııııın diyor.
  • anneler günü adlı başrollerini ayten gökçer ve zaynap değirmenci oğlunun oynadığı filmdede aytaç armanla altınoluktaki gezinti ve aşkın doğduğu sahnelerde çalan enstrümental versyonu paul mauriatya ait michel fugain şarkısı
  • nilüfer, tanju okan ve modern folk üçlüsü bu şarkıyı kim ayirdi sevenleri adiyla okumuslardi, philips plak firmasinin 10. yili icin cikarilan 45'liğin arka yüzüydü. tanju okan'ın best of albümlerinden birinde cd üzerinde mevcuttur.
  • cemberimde gül oyada cok sik calan sarkilardan biri. örnegin 23.bölümde canan cansever atifet hanimin evinde temizlik yaparken kendini bu parca ile bir külkedisi masalinda buluyor.
  • "kadife sesli sanatçı" denklemini aratan şarkı. öyle tek başına çalıyor artık, ne çare geçmişe..
  • hiç bitmese, herşey bu kadar güzel olsa dedirten şarkı. çağrıştırdıkları: hüzün, güzellik, sitem, çaresizlik..
  • benim için yıllar boyu "adları bilinmeyen taş gibi şarkılar" klasmanında yer almıştır. canan cansever tarafından atifet hanım'ın misafirlerine seslendirildiği çemberimde gül oya bölümüyle ise beni aylar sürecek olan ismi bilinmeyen bir şarkıyı arayıp durmak eylemine sürüklemiştir. bu çıldırtıcı sürece dahil ettiğim nice insan, adı dilinin ucunda, bu şarkıyı mırıldanıp durmuştur. bir örnekle açıklamak gerekirse:

    narco: yaa hani hani bi şarkı vardı böyle fransızca eski, çok güzel...
    arien: les vieux amants? (gibi bir kısım eski güzel fransızca şarkı sayar)
    narco: hayır hayır.. hani içinde aujord'hui diyo bi yerde.
    arien: hıııı çok belirleyici olmadı sanki
    narco: ya bak şöyle bi şarkı: nınınınınııı nınııı nınınınııı nınınınınııı nınıı nınınınıııı
    arien: o ne bee?
    narco: dur arıyorum... (evet bu konuşma msn'de gerçekleşmekteydi)

    lülülülüüüü lülülülüüüü (telefon)
    arien: o ne be söyle şimdi?
    narco: nınınınınııı nınııı nınınınııı nınınınınııı nınıı nınınınıııı
    arien: haaaa ay o şey... dur dur... neydi ya şarkının adı?!?
    narco: işte...
    arien: ayyy... nınınınınııı nınııı nınınınııı nınınınınııı nınıı nınınınıııı
    narco: sen bi de tolga'ya sorsana
    arien: evet evet o kesin bilir, eski fransız şarkıları kolekiyonu var
    narco: hah beni haberdar edin lütfen

    günler sonra...
    arien: ya narcocan, tolga da bir türlü hatırlayamadı, ayça'ya soracağız... neydi yaa? nınınınınııı nınııı nınınınııı nınınınınııı nınıı nınınınıııı..

    ve derken, bir pazar sabahı bir yandan televizyonda dedikodu programı izleyip bir yandan nınınınınııı nınııı nınınınııı nınınınınııı nınıı nınınınıııı diye mırıldanmakta olan olan narco, aujord'hui dışında une belle histoire sözcüklerini hatırlar, internete dalar, şarkıyla çıkar. herkes derin bir oh çeker. o gün itibariyle beri bu şarkı "durduk yerde adamın amına koyan şarkılar" başlığına taşınmıştır. bir sorun olmaması lazımdır.