şükela:  tümü | bugün
  • cukurova universitesi tip fakultesi ogretim uyelerinden uner tan tarafindan gundeme getirilmis ve zaman icinde insanoglunun genetik havuzunda meydana gelen bozulmalarin, insanoglunun milyonlarca yillik evrimini/gelisimini tersine ceviren etkiler yarattigini/yaratabilecegini soyleyen sendrom, teori.

    eger evrim ileriye dogru gidiyorsa, geriye veya tersine dogru da gidebilir dusuncesi ilk defa ortaya cikmis bir sey degil. hatta darwin bile bu konuda "gun gelirde tum insanlik yok olursa maymunlar insani, tum maymunlar yok olursa da insanlar maymunu yaratacaktir" gibi bir seyler soylemis. gerci dunyanin dogal dengesi dusunuldugunde evrimin tersine gidisi dedigimiz sey de aslinda evrimin kendisi gibi geliyor bana. havalarin isinmasi, sogumasi ve tekrar isinmasi gibi bir sey...

    unertan sendromu'na gelirsek, bu sendrom ilk olarak, turkiye’nin dogusunda yasayan 19 cocuklu bir ailenin, yaslari 14 ila 32 arasinda degisen 5 cocugunda gorulmus. son derece guclu olan elleri ve ayaklari uzerinde (baska bir deyisle dort ayak ustunde) yuruyen, iki ayaklari uzerinde durma yetileri son derece zayif, kafalarini kaldirip yukari bakamayan, yer ve zaman kavramindan mevhum bu cocuklar, kendi aralarinda birkac yuz kelimeden olusan, sadece kendilerinin anlayabildigi ilkel bir dil ile anlasiyormus.

    hastalar uzerinde yapilan arastirmalar sonucunda bu bozukluklara sebep olan/olabilecek iki gen oldugundan bahsedilmis. birincisi kromozom 17p. 17p geni insan ve sempanze arasindaki en buyuk genetik farkmis ve iki ayak uzerinde durabilme/yuruyebilme kabiliyetini etkiliyormus.

    ikinci gen ise 2002 yilinda bulunmus foxp2 geni. bu genin bozulmasi veya mutasyona ugramasi ise konusma ve dil bilgisi sorunlarina yol aciyormus. ayrica mutasyona ugramis bu genin koordinasyon, baska bir deyisle uyumluluk sorunlari dogurdugu da belirtilmis.

    tum bu bilgilar isiginda bu hastalarin, yaklasik 1.6 milyon yil once ayaga kalkarak yurumeye baslayan ve bunu dogal bir ozellik haline getiren homo erectus ozellikleri tasidigi soylenebilir. ayrica diger taraftan cagimizda genetik acidan insanlara en yakin olan sempanzeleri bizden ayiran 17p adli genin unertan sendromu’nun goruldugu hastalarda mutasyona ugramis olmasi da dikkat cekici. kisaca evrim surecinde dort ayaktan iki ayaga gecis yani ayaga kalkis sureci tersine donmus gibi gorunuyor. tum bunlar, her ne kadar tartismali da olsa evrimin tersine donusu fikrini destekler nitelikte.
  • prof.dr. üner tan tarafından sebebi keşfedilerek, behçet sendromundan sonra,dünya tıp literatürüne geçmiş ikinci büyük tıp başarımız.

    http://www.milliyet.com.tr/…=501308&date=03.03.2008
  • (bkz: vldlr)
  • genetik sifresi cikarilmis bu hastaligin.

    http://www.ntvmsnbc.com/id/25118362/
  • eski bir haber gerçi ama bu sendromun geri evrim örneği olmadığına dair bir makale yayınlanmış.
  • bu sendroma sahip üyelerin 4 ayaklı yürümelerinin sebebi beyinciklerinin gelişememiş olmasıdır. dolayısıyla dengeden sorumlu beyincik yetmeyince bu zavallı insanlar çözüm elleriyle destek almakta bulmaktadır. oysa evrim teorisine göre bipedal geçiş yani iki ayakla yürümemizi sağlayan değişim omurga pelvis vd sorumlu kemik yapılarındaki uyumla gerçekleşmiştir. dolayısyla bu hastalığı meydana getiren mutasyon aslında sönük bir genin ortaya çıkması değildir bence.
  • şu makalede de tartışıldığı üzere, hastaların bu yürüyüşlerinin altında yatan neden, olasılıkla serebellum hipoplazisi ve buna bağlı koordinasyon bozuklukları. hastalar iki ayak üstünde denge kurup yürüyemedikleri için doğal olarak eğilip iki ellerini kullanarak denge sağlıyorlar. dört ayak olup yürümelerini sağlayan nedenin (ilgili genlerdeki mutasyonlar: 17p13, 9p24 lokuslarında) onları geri-evrimin örneklerinden yapma olasılığı çok düşük geldi bana. bu bakış açısıyla mikrosefalik bireylerin primat sınıfından aşağıya ters-evrildiğini, hatta anensefalik bireylerin taksonomide sss'i minimal organize canlılara evrildiğini söyleyebiliriz. fakat bunların hepsinin nedeni sağlıksız, bireyi yaşatmayacak mutasyonlardır ve evrim mekanizmalarına katkısı bizler için 'teorik bilgide ufuk açıcı' düzeydedir. çağdaş evrim kuramları ve insan genomunun karmaşıklığı, bu olayı 'ters/geri evrim' ekseninde açıklamayı epey zor kılıyor.