şükela:  tümü | bugün
  • 1984 tarihli neil smith kitabi. altbasligi nature capital and the production of space dir.

    david harvey'in danismanliginda johns hopkinsde yazdigi doktora tezinin kitaplastirilmis halidir.

    surdan kitabin tamamina erisilebilir:

    http://web.gc.cuny.edu/pcp/about.html

    kitabin ana fikri kanimca esitsiz cografi gelisimin kapitalizmin bir kazasi veya yan urunu degil onun celiskilerinin kacinilmaz bir parcasi oldugudur. production of nature argumaninini smith bu kitabinda onermis, doga insan iliskisi ve cevreci toplumsal hareketler konusunda ana akim yaklasimlara hasindan bir nanik cekmistir.
  • raymond williamsvari bir tarihsel atak duzeniyle maca baslayan, sonra 1844 elyazmalari tadinda derin organizasyonlarla kaleyi yoklayan, bir anda frankfurt okulu ve kantci felsefeye karsi savunmaya gecen, marksist ortodoksiye taarruz karsisinda kontratakla gol yollarini zorlayan, oradan david harvey'ci limits to capital'le orta sahada istedigi oyunu kuran, baskisini ozellikle lenin'in emperyalizm analiziyle paslas(tiril)an luxembourg'la had safhaya tasiyan ve teknik direktorun agresifliginin oyunun guzelligini boz(a)madigi yuz elli sayfalik kiran kirana bir mac.

    gonul isterdi ki, spinoza natura naturans/natura naturata'siyla ilk onbirde yer alsin; lefebvre'ci triyalektik son onbes dakikada girmesin-nitekim oyuna katkisi cok sinirli kaliyor, bir de hocanin baskisi olunca elini kolunu kipirdatamiyor- dogadan mekana gecis, ya da hegel/kant'a yonelik kontratakla marksist kapitalist birikim elestirisinin kurulusu arasinda boylesine keskin ve bariz uyumsuzluklar olmasin.

    bir de, mactan once kadroya alinacagi soylenen althusser'ci ideoloji analizi son anda tribune cikartilmasin.

    not: eksi sozlugun bir defa daha ne kadar yararli bir alet oldugunu da kanitlamistir, sen otur usenme butun kitabi tara, sonra adamin hepsini internete koymus oldugunu gor, olacak is mi? bu bedava biletler neden hep carsiya gidiyor da, upstate'e gelmiyor?
  • en dinamik biciminin kentsel duzlemde gozlemlenebildigi kapitalist gelisme sureci. neil smith'in de teslim ettigi uzere ulusal ve kuresel olcekte aciklayici ozelligi sinirlidir.

    bu surec, yani esitsiz cografi gelisim, neil smith'in kitabinin ana fikrine gore kapitalizmin olmazsa olmaz bir ozelligidir. kapitalist duzen icerisinde zamanla butun cografi mekanlarin esit duzeyde geliseceklerini bekleyen saftir, dahasi dombilidir, libostur.

    zenginin parasi zugurdun cenesini yorarmis soyle orneklendireyim ben bu sureci: 1950'lerde amerikada kentsel duzlemde yatirim yapmak isteyen sermaye sahibiyiz diyelim ki. burnumuz da iyi koku aliyor olsun ve arazi fiyatlarinin el yaktigi kent merkezine yatirim yapmaktansa yeni kurulmakta olan sehir disina kacmis uydu kentlere yatirim yapmayi yegliyoruz, alisveris merkezimizi ucuza kapattigimiz arsa uzerine dikiyoruz. kisa sure icerisinde butun amerikan beyaz orta sinifinin sehir disinda mortgage yontemiyle ev sahibi olmasi sayesinde bizim eskiden dutluk olan alanlar inanilmaz degerleniyor, paranin gotune koyuyoruz. artik zenginiz. islem tamam.

    islem tamam degil iste. butun sermayenin ve orta siniflarin sehir disina kacmasiyla, sehir merkezi disinvestment (yatirim yapilmamasi hali) yuzunden istenmeyen korkulan siniflarin yerlestigi pis ve kohne bir mekan haline gelmis. bu durumda kacin kurrasi olan bizler sehir disinda yuksek oranlarda biriktirdigimiz sermayeyi sehir icine yatirim yapmak icin kullaniyoruz. zira artik yuksek rekabet yuzunden sehir disi cok pahali ve fazla rant kazandirmiyor. sehir icindeki kohne mekanlari sudan ucuza satin aliyor bir bir restore edip yeni zenginlesen siniflara geri satiyoruz. turkceye kimi yerlerde mutenalastirma olarak cevrilen gentrification sureci de baska bir sey degil zaten. biz cakal kapitalistler olarak bu isi basindan yakaladigimiz icin cok kar ediyoruz, ama bir sure sonra diger kapitalistler de ayni yatirimi yapinca bu kez sehir merkezi tasinmaz mal fiyatlari tekrar artiyor ve basladigimiz yere geri donuyoruz.

    neil smith bu surece see-saw capitalism adini veriyor yani tahterevalli kapitalizmi.

    bir o yana, bir bu yana, yaka yaka dolasiyor sermayemiz. iste bu gel git veya tahterevalli hareketi yuzunden de kar arayisindaki sermaye cografi gelisimin duzenli veya esit sekilde sirayet etmesini imkansiz kiliyor.

    bu sebeptendir ki esitsiz cografi gelisim, yani is bu baslik, kapitalizmin damarlarinda akan kandir. kapitalizmin kalbi durmadikca onune gecilmesi imkansizdir.

    edit: dogrudur, esitsiz (cografi) gelisim'den daha iyi bir ceviriyi cagirmaktadir bu kavram. lakin o daha iyi ceviri'nin telefonu dusmemekte, kendisine bu fakir ulasamamaktadir. burdan elestiriyi dillendirenlere selam ederim.
  • türkçesi kavanoz dipli dünya olsun istediğim kitap
  • bu kitapta, deyim yerindeyse ön sevişme çok uzun sürer, hadi artık şurada saatlerdir yazıp duruyorsun bir lefebvre'den bahsetmedin diye sayıklar durur okur. muhabiriniz savaş alanından bildiriyoeö
  • nihayet ekim 2017'de sel yayıncılık'ın eşitsiz gelişim doğa, sermaye ve mekânın üretimi adıyla yayınladığı, esin soğancılar tarafından türkçe'ye çevrilmiş kitaptır. detaylı bilgi için: yayın evinin internet sitesi