şükela:  tümü | bugün
  • universiteli besiktaslilar dernegi (simdilik organizasyonu) halen istanbuldaki sayili universiteyi kapsasa da karsilikli muzakereler sonucunda katilimci universite sayisinin artacagini tahmin ettigim taraftar organizasyonu. net adresi: http://www.unibjk.com/
  • unifeb ve ultraslan uniden daha evvel kurulmus olmasina ragmen reklama- sekil yapmaya ragbet etmeyen besiktaslilik ruhu geregi pek duyulmamis* organizasyon
  • çarşı ile arasında sürtüşmelerin olduğu söylenen universiteli bjklılar grubu.
  • başkan* diye koltuk sevdalısı uzatmalı bir öğrenciyi*barındıran oluşum,ama akıllı çocuklar vardır o ayrı
  • inonudeki butun besiktas maclarini tam kadro, kapali alt e blokta izleyen guzel insanlarin grubu. 2005 sampiyonlar ligi finali organizasyonlarinin ilkinde lutfi kirdar'in onundeki starball turnuvasinda daha sonra da mac gunu olimpiyat stadinda kendilerine verilen gorevi layikiyla yerine getirdiler.
  • 19 mayısta kemerburgaz'da 1000 adet fıstık çamı diken grup..
  • http://www.unibjk.com/ sitesinde sadece üyelerinin girebildiği bir forumu da bulunan taraftar topluluğu.
  • şimdi düşünüyorum, yıllar evvel istanbul'a ilk geldiğimde 'yanıma adam' aramıştım, maçlara gitmek için; ve şayet bu adam veya adamları bulsaydım geldiğim günden beri sanırım bütün maçlara giderdim.
    ilk zamanlar yeni açıkta birkaç maça girdim, ama yeni açık da sürekli ateşli değildir. bazen donar kalır. ecevit grubunun içine girseniz bir bela, başka yerlere girseniz bir sıkıcılık... kapalı dediğiniz yere de öyle her yiğit giremiyor, girdiğiniz zaman da bünyeniz sarsılıyor maddi olarak...
    sonra aradan birkaç yıl geçince unibjk ile maçlara gider oldum. bir gün, bir de bakmışım bir heyecanla kombine almışım! eski açık, b blok, 19. sıra, 3. koltuk. bir kez olsun yerimi bilemesem de, bütün maçlarda kapalı tarafındaki eski açığın üst kısmındaymışım... yıllar yılı biletini bulmak için sıralarda beklediğim, internetinden telekomuna ve biletix'ine sövdüğüm derbi maçlara, avrupa kupası maçlarına kafam rahat girmişim, yanımda dostlarımla...
    bir gün, bir bakmışım, elimde bir pankart... terden gebermişim, maç sonunda sesim haşat, yorgunluktan ölmüşüm... ertesi günün sabahında mailime gelen maç fotoğraflarında sırtımda taşıdığım pankart, ve altında da imza, unibjk...
    birgün bir bakmışım, maça bir saat var, mc önündeyim, ve oradakilerin çoğunluğunu tanıyorum, ben yaklaşınca "hoşgeldin!" diyenler bile var ben yanlarına gitmeden!
    hiç kimse el uzatmaktan çekinmeyince, kimsenin eli de boşta kalmazmış; kimse el uzatmaktan çekinmeyince, birlikten güç doğarmış! düstur bu vesselam: birlikten güç doğuyor!
    siz maçta değil sadece, öncesinde ve sonrasında yalnız kalmıyorsunuz, siz tezahuratları birlikte yapıyor, golden sonra birlikte seviniyor, birileriyle üzülüyor, maçtan sonra gidip birileriyle çay içiyorsunuz...
    birileri sizin elinizden tutmaktan çekinmiyor, o birileri sizi yabancı olarak görmüyor...
    içinde yer aldığınız topluluk klişeleşmiş taraftar grubuna hiç benzemiyor! aşağıdaki alıntıda da zaten bundan bahsediliyor...
    çoğu zaman, bir dernek, müessese ve oluşum içerisine girince, bir tedirginlik yaşarsınız, acaba birilerinin maşası mı oluyorum, acaba birileri para kazansın diye ben mi yıpranıyorum! ama işin içinde dönenin para ve mevki değil de birlikte olma inancı ve takım sevgisi olduğunu anladığınızda siz de artık yeni gelen birilerine el uzatmaya başlıyor, siz de o yeni gelen birileriyle birlikte olmaya çalışıyorsunuz...
    amaç birlikte olmak, amaç birlikte olarak daha güçlü olmak... yöntem ise son derece basit: "el uzatmaktan çekinme, uzanan ele daha sıkıyla sarıl..."
    konuyla ilgili birgün gazetesinden müslüm günhan'ın, 10 ocak 2008 tarihli bir yazısının içinden alıntı yapmak istiyorum:

    ".......
    üniversitelerde kurulan, üniversiteli beşiktaş, fenerbahçe, galatasaray gibi taraftar grupları aslında futbol adına olması gereken doğru oluşumlardır. çünkü taraftar yapımızın çıtasını yükseltmek üniversitelerde kurulacak düzeyli taraftar gruplarının itici gücü sayesinde olacaktır. uni bjk grubu da bu oluşumlar içinde ilk olma özelliğini taşımakla beraber önemli bir yer tutmaktadır. bence de önemli bir oluşumdur. nedeni ise sadece takımı destekleyen kitle olmanın dışında; desteklediği kulübün tarihsel ve sosyal bilincinin gelişimini, korunmasını veya toplumsal bir etki, olay karşısında bilinçli tavır alma becerileridir.
    ......."
    (bkz: http://www.birgun.net/bolum-73-yazar-139.html)

    bir de link ölürse diye özetini nakşediyorum:
    unibjk şeref bey'in heykelini yaptırır ve beşiktaş belediyesine teslim eder, ancak beşiktaş belediyesi yıllarca bu heykeli gün yüzüne çıkarmaz.
    unibjk, takımının tarihine dair güzel bir iş yapar, ama işin içine başkaları girince yalan olur o hikaye, zira elini uzattığında kolunu kaptırdığı şeyler vardır unibjk'nın...
  • her mekanda bağırabilme potansiyeline sahip üyelerden oluşan, üniversiteli beşiktaşlılardır, durup dururken içlerinden birinin ortalığı gaza getirmesiyle her ortamda dikkatleri üzerine çekmeyi başarabilen taraftarlardır*
    takımlarının tarihsel, kültürel değerlerine ayrıca toplumsal sorumluluklarını da yerine getirler diyerek üstteki ibaremle çelişir gibi gözüksemde *
  • kendi emekleriyle hazırlattıkları şeref bey heykelini en sonunda halka arz edecek olan topluluktur.
    yıllar süren diplomasi trafiğinden sonra, taraftarı oldukları takımın tarihindeki en önemli insanı şeklen ölümsüzleştirmek amacıyla, yıllar öncesinden başlattıkları bu projelerine, 19 mart 2008 tarihinde son nokta konulacaktır.
    bu proje ilk bakışta basit ve küçük gelebilir. ancak diğer bütün taraftar gruplarından farklı olarak, dışarıdan herhangi bir maddi ve manevi destek almadan, bütün para konularını ve en zoru da diplomasi trafiğini kendi emekleriyle aşarak, fulya'daki azerbaycan parkına, baba hakkı heykelinin tam karşısına, ahmet şerafettin beyin heykelini dikeceklerdir.
    ufak emekler, bir gün gelir, çoğalır, büyür. işte o gün bu heykel ve heykelin halka sunumu için harcanan emek çok daha iyi anlaşılır.
    özgün olmak, bağımsız kalmak, kendi ayakları üzerinde durmak ve en önemlisi de beşiktaş tarihine sahip çıkmak adına gösterdikleri emekten ötürü takdiri hakeden bir gruptur, topluluktur, öğrenci heyetidir.