şükela:  tümü | bugün
  • öğrencinin gerek çevresi tarafından gerek özünce pohpohlanması durumu.

    şimdi nasıl 50 karaktere sığdırayım bilemedim.

    üniversitenin ilk sınıfındaki arkadaşa sanki o bölüme girdiği için daha ilk seneden o alanın uzmanı olma gibi bir zorunluluk kondurulur.

    bunu öğrenci arkadaşın kendisi de yapar, çevredekiler de.

    bunu çok gözledim zamanında.

    mesela türk dili ve edebiyatı okuyan arkadaş artık yazım, imla ve anlatım hatası yapamaz. yaptığı an "püü bir de dilci olacak." diye lince uğrar. halbuki çocuk liseden yeni çıkmıştır ve üniversitede bildiğini de unutacaktır.

    tıp fakültesi okuyan öğrenci hasta bile olamaz artık. halbuki daha 1. sınıftır. bu arkadaşların hemencecik kendini doktor sanması kendi hıyarlığı, sorulan uçuk sorulara cevap verememesine arkadaş grubunun verdiği tepkiler yurt arkadaşlarının hıyarlığıdır. "bakteri bal sever mi? tü allah belanı... bal bakteriyi öldürür oğlum. bi de tıpçı olacak. ben bile biliyom."

    hoca bile yapıyor ya bunu. dil ve anlatım hocası daha 1. sınıf öğrencisine "lan bir de tarihçi olacaksınız be." diye kalay çekiyor. ulan çocuk 5 ay önce lisede kravatı başına geçirip top tepiyordu. ne ara tarihçi olsun?

    beden eğitimi okuyan çocuktan ilk senede halı sahada sergen olmasını bekliyoruz. ingilizce okuyana zorla ingilizce şarkı dinletip "ne diyo?" diye soruyoruz. hukuk okuyandan adil olmasını bekliyoruz falan.

    öğrencinin kendini uzman olma sorumluluğunda hissetmesi ya da hemen uzman olduğunu sanmasını da ekleyeyim. hatta farklı versiyonları da olsa hukuk fakültelerinde okuyanlar için şöyle denir:

    1. sınıfta her hukuk okuyan yargıtay hakimidir.
    2. sınıfta sıradan hakim.
    3. sınıfta avukat
    4. sınıfta "ne iş olsa yaparım abiiiler."

    daha üniversite sırasında olan birinin alanının uzmanı olması pek mümkün değil işte. ama kişi de çevresi de bunun böyle olduğunu düşünmüyor.

    evet, tespitimi yaptım. derdimi zkebilirsiniz.

    bal