şükela:  tümü | bugün
  • askerlik anılarıyla rekabet içerisindedir. genelde bizim bir arkadaş vardı diye başlar.
    - bizim bir akadaş vardı evde yangın çıktığında yangın ateşiyle sigara yakmıştı. sülalesi rahat.
  • üniversite okuduktan sonra editlicem. bakalım nasıl anı olacak benim için...
  • kaydımı yaptırdığım ilk günle mezuniyetim arasında geçmiş ömrümün en güzel yılları.
    en yakın arkadaşımın ankara’ya gelişi anımsattı o günleri unuttuğum anımsamakta zorlandığım kısımları hatırladıkça gülüyorum içimi bir mutluluk kaplıyor.
  • içerisinde bir sürü güzellik, itlik zırtlanlık, leşlik, üzüntü ve rezillik barındıran anılardır.

    ama önemli olan yaşanılan hiçbir andan pişman olmamak, geçti gitti gözüyle bakmak. insanın olgunlaşmasını sağlayan ögeler sonuçta bunlar.
  • bana hep sertaç’ı hatırlatan anılar.
    sertaç’ın bizim üzerimizdeki kelebek etkisinden şimdi sizlere de bahsedeceğim.

    vaktiyle x fakültesinde eğitim gören üniversite öğrencileriydik. aynı zamanda 6 kişilik odalara sahip bir devlet yurdunda konaklıyorduk. bu 6 kişiden 5’imiz aynı sınıfta da öğrenci olan ve çok iyi anlaşan kız grubunu oluşturuyorduk. geri kalan bir kişi ise mühendislikte öğrenci olan bir kız arkadaştı.
    biz beşimiz okula birlikte gider, birlikte gelir, birlikte yemek yer, birlikte uyurduk. diğerimizle de çok iyi anlaşırdık. ne zaman yurda gelsek, okulda herkesin fiziksel olarak hayran olduğu sertaç’ı konuşurduk. sertaç’ın saçları, kaşları, kasları, vs.

    aslında beşimizin de karşı cinste beğeni zevki çok başkaydı. biri sarışın sever biri esmer. biri çok iri sever birisi ince uzun. vs.. fakat ömrümüzde ilk defa hepimizin birden beğenisini kazanabilecek güzellikte bir erkekle karşı karşıyaydık. içimizden bazıları bu çocuğun arkadaşlarına aşıktı. lafı geçince şöyle söylenirdi:
    “tamam selçuk’a çok aşığım ama ben sertaç’ı kaslarından tanırım” :)

    gel zaman git zaman biz böyle konuştukça, altıncımız olan ve mühendislik okuyan kız arkadaşımız kim bu sertaç? yahu o kadar da değildir, fotoğrafı yok mu bu çocuğun, ben mühendislik okuyorum bin tane erkeğin içinde bile öyle birini görmedim gibi söylemler ortaya koymaya başlamıştı. bir gün dayanamadık, aramızda anlaştık. sırf sertaç’ı görmek için fakültemize gelecekti. derken geldi.. altımızda fakültede müsait bir yere sıra sıra dizildik, sertaç’ı bekliyoruz. bu arkadaşımızda diyor ki, gelince gösterin aman gözümden kaçmasın vs..
    derken uzaktan göründü selvi boylumuz, bize doğru geliyor. biz de arkadaşımıza hiç çaktırmadık önce bakalım ne yapacak diye. sertaç geldi geçtii.sonra
    kız bize döndü, ilk cümlede aynen şöyle dedi:

    - ohaaaa!! tuvalet nerede?
    - napıcaksın tuvaleti?
    - ıslandımm!!!!