şükela:  tümü | bugün
  • eskiden universiteler prestijli ve luks sayilabilecek bir dunyanin parcasiydi ve herkes bu serefe nail olamazdı. universiteli olmak bir ayricalikti. simdi ise, bir olmazsa olmaza donustu donuseli, yeni ihtiyaclar dogrultusunda meslek liselerinden bir gomlek daha iyi meslek universiteleri haline geldiler. uretim iliskilerinin 'fonksiyon' rayina oturdular. kisacasi ayaga dustuler. master bile standart oldu. yeni prestij seviyesi doktora... o bile eskisinden cok uzak... akademi endustrilesti, kalan saglar bizimdir. geriye kalan her neyse artik...

    edit: bu entry sadece turkiye'deki üniversite eğitimine dair değil, dünyada akademinin bugünkü haline ithafen yazılmıştır...
  • özellikle batı ülkelerinde ve abd'de gerçekten herkesin alması gereken bir eğitim olup olmadığı konusunda tartışma olan konu. hatta peter schiff bu konuda ilginç bir program yapmış. bence herkesin izlemesi gerek.

    http://www.youtube.com/watch?v=kxpwaohjsxg
  • üniversite eğitimi kişiye hayat görüşü kazandırır. neyin nasıl olup bittiğini, olayın mantığını gösterir. okuduğun bölüm hakkında uzmanlaşırsın. burdan yola çıkarak kendine ve dünyaya bir şeyler katmaya çalışırsın. aldığın diploma altın bilezik gibidir. sen üniversitedeyken bazı yetiler kazanmışsındır. ve bunları kullanabileceğin alanlarda gösterebilirsin. bunların yanında mezun olduğun bölümle ilgili spesifik çalışmalar yapabileceğin bilgiyle de donatılmışsındır.
  • türkiye'de üniversite eğitimi, alandan alana eksiklik göstermekte. bunun en büyük örneği bir avukatın dersine avukat girerken, bir mühendisinkine hiç bir mühendisin
    girmemesidir.

    bir akademisyen ile bir mühendisin arasındaki dağlar kadar farkı göremeyenlere en basitinden bir örnek verecek olursak, mühendis analiz yeteneğine sahiptir bir cisme baktığında onun nasıl yaratıldığı, nasıl geliştirilebileceği ve nerelerde kullanılabileceğini görür fakat bir profesör bişeyler bilir ve onların üstüne bir kelime daha katar ve bu bilgileri mühendise aktarır.

    mühendis yetiştirirken bir profesör analiz yeteneğini öğretemeyeceği ile birlikte neler yapabileceğini değil nasıl yapılabileceğini gösterir.

    bu soruna önerim ise üniversitedeki lab derslerine asistanların değil gerçek danışman mühendislerin girmesidir. bu yol ile mühendis analizin nasıl yapılması gerektiğini öğrendikten sonra, profesörden edindiği bilgi yığınıyla birleştirip insanlığa kolaylık sağlayabilen malzemeler üretebilir.
  • üniversite okumak için gerekli iq seviyesi hakkında ; (bkz: #85401705)

    gereğinden fazla kişi üniversite okumakta mıdır? https://steemit.com/…-tells-us-why-this-is-the-case linkin altındaki yorumları atlamayınız.

    --- spoiler ---

    ı think that murray’s statement that too many people are going to college is very reasonable. ıf ‘higher education’ becomes more accessible for people with lower mental capabilities, then the term ‘higher education’ becomes more of an oxymoron.
    --- spoiler ---

    din eğitiminin üniversite eğitimine katılanlar üzerinde negatif etkisi; (bkz: #86349054)

    üniversite nasıl okunmalı ; http://v.cx/2010/04/feynman-brazil-education

    kişiliğin kişiyi üniversite eğitimine elverişsiz kılması (bkz: external locus of control) ; (bkz: nicolai sennels)

    türk usulü çocuk yetiştirmenin kırılgan çocuk/yetişkinler yetiştirmesi. (bkz: turk cocugu aglamasi) (bkz: #84262043)

    çocuğa okumayı kavramlardan kopararak sesler çıkararak öğretmenin pisa sonuçlarında okuduğunu anlama puanlarının düşüşü üzerindeki etkisi. (bkz: #82800839) (bkz: 13 senedir cocuklarin okumaktan nefret etmesi)

    mevcut (bkz: high context culture)'ümüzün gerek açık iletişimi etkilemesi yolu ile sorunların açıkca ortaya konamaması, gerekse otoriteye saygı yönü ile sorgulayıcı bir tutum alınamaması yolu ile açık ve yapıcı bir tartışma ortamı sağlanamaması.

    üniversitede eğitim görenlerin sayısının artması ekonominin hizmet ekonomisine dönüştüğünün bir kanıtıdır.
  • tanım: 80'lerden itibaren hem ekonominin dönüştürdüğü, hem kendi ekonomik bir unsur olan üniversitelerin, kapitalizmin temel ilkesi olan zaman ve maliyet ile sorgulanan işlevi.

    üniversite eğitimi hakkında içindekileri dökmek isteyen, bu başlıkta yazılanları tartışmak isteyen kişiler yeşillendirebilir.

    aynı zamanda herhangi bir şekilde üniversite eğitiminin tarihine, dönüşümüne, etkilerine yönelik herhangi bir kitap okumuş, ucundan kenarından eğitimle ilgilenmiş kişiler de yeşillendirirlerse sevinirim.
  • "entel dantel bir adamsın. bunu zaten biliyoruz. sağlam mürekkep yalamışsın. ama bu da tek başına yeterli değil. doktor kocasından dayak yiyen kadın öğretmen arkadaşım vardı. üniversite eğitimi çok da gözde büyütülecek şey değil. eğitimi olmayan bir balıkçı hayatın sırrına ulaşabilir. hah işte sende ikisi de var. hem okullu hem alaylı. nasıl okulun üzerine bir şeyler kattıysan hayatının üzerine katmak için de uğraş içinde olmuşsun hep." (bkz: entel dantel/@ibisile)

    (bkz: türkiye'de üniversite eğitimi)
  • ülkelerin üniversite mezunlarının birbirine faikiyeti.

    english university graduates are the 8th smartest in the world

    we beat the americans though, obviously.

    english university graduates are being beaten by their japanese and european counterparts, according to new figures published by the organisation for economic co-operation and development (oecd).

    these results come in the wake of the latest world university rankings, in which england and the united states topped the tables. but in the recent list, japan made its way to the top as the producer of the world’s best performing graduates. testing literacy skills amongst graduates, the oecd established that the nation’s university students were the highest-flyers. finland and japan also topped the oecd’s pısa rankings, which compare worldwide secondary school standards.

    the data is based on test results rather than reputation, suggesting that university ranking perhaps does not reflect student performance and career prospects. though none of the countries in the top places make global headlines in conventional university rankings, countries like belgium and australia are producing some of the world’s most capable graduates.

    google tercümesi;

    ingiliz üniversite mezunları dünyanın 8. en akıllısı

    açıkçası amerikalıları yendik.

    ekonomik işbirliği ve kalkınma örgütü (oecd) tarafından yayınlanan yeni rakamlara göre, ingiliz üniversite mezunları japon ve avrupa meslektaşları tarafından dövülüyor.

    bu sonuçlar, ingiltere ve amerika birleşik devletleri'nin listelerin zirvesine çıktığı en son dünya üniversite sıralamasının ardından gelir. ancak son listede japonya dünyanın en iyi performans gösteren mezunlarının üreticisi olarak zirveye çıktı.

    mezunlar arasında okuryazarlık becerilerini test eden oecd, ülkenin üniversite öğrencilerinin en yüksek seviyede olduğunu tespit etti.

    finlandiya ve japonya, dünya çapındaki ortaokul standartlarını karşılaştıran oecd'nin pısa sıralamasında da üst sıralarda yer aldı.

    veriler itibardan ziyade test sonuçlarına dayanmaktadır, bu da üniversite sıralamasının belki de öğrenci performansını ve kariyer beklentilerini yansıtmadığını göstermektedir. en üst sıralardaki ülkelerin hiçbiri geleneksel üniversite sıralamasında küresel manşetlere sahip olmasa da, belçika ve avustralya gibi ülkeler dünyanın en yetenekli mezunlarını üretiyor.

    biter.

    ekşi sözlükteki dertlerimizin nedeni:

    eğitim ile 4 ve 5 seviyede okuduğunu anlama becerilerini kazanan 25-64 yaş arası yetişkinlerin yüzdesi;

    facia !! ya da "garbage in, garbage out"

    türkiye: üniversite seviyesi ve üstü %3 , lise ve üstü - üniversite altı eğitim % 1

    https://media.thetab.com/…-20-at-195401-768x542.png

    https://thetab.com/…uates-8th-cleverest-world-13243

    nals literacy levels (bkz: https://www.unz.com/…fredson-iq-summary-picture.png)