şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: öss 2006)
  • en iyi yanı, önceden haber verilmesi olan sistem değişikliğidir bu. nasıl canım, haber verilmeden sistem mi değişirmiş? değişmez mi efendim, değişmez mi? burası türkiye. değişti.

    yıl 2003. hop oturtup hop kaldıran öss atlatılmış, heyecanla yds beklenmektedir. öss'de çok iddialı olunmasa da yds'de sıfır yanlışa oynanmaktadır. sınav günü gelir. nasıl oldugu bile hatırlanmayan prosedürlerden sonra nihayet kitapçıklar dağıtılmış, sınav başlamıştır. gözler kapatılır, derin bir nefes alınır, ilk sayfada yer alan yaklaşık 10 soruluk kelime bilgisi bölümüne bakmak üzere kitapçık açılır.

    o ne? almanca! (ilk dil ingilizce olmalıdır normalde) tabi o heyecanla hemen panik yapılır ve eyvah yanlış dil sınavına girdim öldüm bittim ben diye bayılınacak raddeye gelinir. halbuki öyle bi şey olmadığı pekala da bilinmektedir ama akla gelir mi o anda? sayfalar hızlı hızlı geçilir, almanca testi bitmiştir.

    ama o ne? fransızca! tamam işte denilir, alm- fr ile ingilizceyi ayırdılar ben yanlış sınıftayım!! (ingilizce başta olmalıydı) yine hızlı hızlı sayfalar çevirilir, fransızca da bitmiştir. ve ohh. ingilizce.

    ama o ne? nerde o 10 soruluk kısım? bu ne?? 18 soru?! bu kelimeler ne böyle?! yine hızlı hızlı sayfalar çeirilir. bölümler değiştirilmiştir. sorular temelde muazzam farklılık göstermemekle birlikte eskisinden çok farklıdır. eski derken, çözülen onca deneme sınavları ve geçmiş senelerin sınavlarıyla konu ağırlıkları, sıralama ve bölümler ezbere bilinmektedir. heyhat. bu sınav bambaşkadır. evet ingilizcedir, evet aynı ingilizce sorulmaktadır. ya motivasyon?

    noldu o motivasyon? uçtu gitti. soruları bulana kadar kalbin pompaladıgı kan oldugu gibi beyne sıçradı adrenalin zaten yüksekti tavan yaptı.

    yine de, ya bir yıl beklenecek ya da konsantre olunup o sorular çzülecektir. ikincisi yapılır. neden soruların değişeceğinin, seviyenin az da olsa üste çekileceğinin duyurusu önceden yapılmamıştır ve hangi akla hizmet bu soruları içeren denemeler hiç değilse bi ay önceden verilmemiştir gibi sorular düşünülmemeye çalışılır. öyle ya, oyunun ilk provasında tuluat yaptırmaktan farksızdır bu.

    sınav atlatılır. denemelerin yanından bile geçmeyen netler alınır. sonuçlar açıklanır. sonuçta öss kurtarmıştır ve iyi bir derece yapılmıştır. umut vardır hala. ama ne olur, öğretmen lisesi mezunlarına 24 puanlık kanatlar takılır ve hepsi önümüze doğru uçmaya başlarlar. olsundur. sıralamada iyi bi yerde bulunulmaktadır. oturup tercih kitapçığı açılır. şu şansa bakın ki o sene puanlama sistemi de değiştiğinden taban puanların yerinde yeller esmektedir.

    yüzdelik dilim! der dershaneler. puan olmadığından loto oynar gibi yüzdelik dilimler üzerine tahminler yürütülür ve en atmasyon bi biçimde tercihler yapılır.

    tatmin etmez bu silik veriler ve oturulur üniversitelerin kontenjanları sayılır, olasılıklar hesaplanır. büyük gün gelir, yerleştirilmeler açıklanmıştır. o da ne? kişi hayatta beklemediği abuk bi tercihine yerleştirilmiştir! (o abuk subuk tercihi yazan da kendisidir elbette ki, ama çok başarılı olmuştur ya, oraya kadar düşmeyecektir ya tercih sırasında, yaa!)

    bu olamaz denilir. öte yandan daha düşük puanlı arkadaşların daha iyi bölümlere/üniversitelere gittiği haberleri gelmektedir. nasıl olur ya nasıl olur ya diye feryat figan edilirken öğrenilir ki, yüzdelik dilimleri bilmem kaçla çarpmış olmak icap etmişmiş tercihleri yaparken. ne dershaneden ne de okuldan böyle bir bilgi geçmemiştir lakin ele.

    sonuca itiraz etmeye karar verilir, ufak çaplı araştırma yapılır nasıl olacağına dair. "en az bir sene sürer, hem okula gitmediğinle kalırsın hem de aylarca sürünürsün." derler. boyun bükülür, hallaç pamuğu gibi savrulmuş yerleştirmelere razı olunur. sonra da "haline şükret" talimatına uymaya çalışılır.
  • katsayı değişikliği şeklinde olanı gayet habersiz, hatta sınav sonunda ancak sonuçlar geldiğinde öğrenilecek biçimde 1997 yılında yapılmıştı, sınav stratejisini yapacağı net üstüne kuranlar, o sene orta öğrenim başarı puanının katsayısı önceden haber verilmeden arttırıldığı için göçmüşlerdi.
  • 2010 için yeni değişiklikler gelmiş, sınava bir sürü bir şey eklenmiş. 90'lardan bu yana gelenekselleşmiş gibi duran bu değişiklikleri eksiksiz sayan ilk 5 kişiye sınavsız şartsız istediği üniversitenin istediği bölümüne girme hakkı verilecekmiş. hatta çok acayip kaynaklardan aldığım gizli bilgilere göre yetkililer kendilerinden o kadar eminmiş ki "lan istediği hocayı da verecez hadi baaalım" diyip hihohahoheytt diye gülüyorlarmış. hatta biri daha da coşmuş kravatını çıkarıp başına bağlamış, ince belli bardakların içine kaşıkları dizip beline taktıktan sonra masanın tepesine fırlamış. "uleyn" demiş "o bölümde kaç manita istiyorlarsa vercem allaaama kitabıma. şerreffsizim".

    ben olsam kaçırmam yani. böyle fırsat kırk yılda bir gelir.

    http://www.haberturk.com/…291&cat=110&dt=2009/07/22
  • gençler gözünüz aydın!
    2014 yılına kadar tekrar ele alınacakmış, bilim ve teknoloji yüksek kurulu dün mü ne karar vermiş,
    bilim, sanayi ve teknoloji bakanı nihat ergün bildiriyor.
    sistem değişikliği için öngörülen değişiklikler şöyle sıralanıyor:
    — eğitim sistemi ciddi şekilde revize edilecek. yeni sistem sadece bilgiyi ölçmeye değil öğrencilerin temel yetkinliklerinin ölçülmesine ağırlık verecek, sistem 2014 yılı sonuna kadar tamamlanacak.

    — dil eğitiminin yapısı değişecek ve alternatif dil eğitimi modelleri tasarlanacak.

    — bin kişiye düşen araştırmacı sayısı abd'de 5, kore'de 5,4, almanya'da 4 iken türkiye'de 1 ve bu sayı artırılacak.

    — eylül ayı sonunda türkiye'deki üniversiteler girişimcilik ve yenilikçilik endeksine göre sıralanacak.

    bilim merkezlerinin kurulmasına 1 milyar lira bütçe ayrılmış ve bu merkezlerin 81 ilde kurulması planlanmış.
    yihuuuuu!
    sadece bilgiyi değil temel yetkinlikleri de ölçeceklermiş üniversiteye almak için.
    ne sevinçli bir haber.
    ulan!
    daha 2 ay önce 2 milyon kişi sınava girdi.
    düz kağıt üzerinde kaç puan alacaklarına iki hesapla karar veremedin,
    bi de çocukları teker teker değerlendrecekmiş, işimiz var.
    siz daha 5 yaşındaki çocuğun gelişim okula başlamaya uygun mudur değil midir onu bilemiyorsunuz,
    nerede kaldı üniversite öğrencisi adayını değerlendirecek donanım...
  • bilim ve teknoloji yüksek kurulu diye bir kurulun olduğundan haberdar olmayan birisi olarak kararların iyi olduğunu düşündüğüm şey. ama ne kadar uygulanabilir, taşrada nasıl sonuç alınır, merkezlerde nasıl sonuç alınır bunlar denenmeden pat diye her yerde uygulanması zor olabilir.
  • (bkz: yarrak kürek)
  • hacı sen sistemi boş ver soruların çalınmamasını sağlayın akacak su nasıl olsa yolunu bulur diye cevap vermemize neden olan fantastik siyasetçi beyanatı. emre altuğ un dediği gibi sıcak çok sıcak daha da sıcak olacak bu yüzden sıvı alımına dikkat edin.
  • (bkz: yine yeniden)