şükela:  tümü | bugün
  • aslında sebep değil sebeplerini açıklamak öyle iki üç cümle ile olmaz. tez yazıyorlar bu konuda, koca koca kitaplar basılıyor. ama kısacası en önemli sebep, üretim odaklı iktisat politikaları ve sanayi planlamaları yerine, tüketim ve hizmet odaklı balon büyümeler yüzündendir. tek ve en önemli sebebi budur. eğer iktisat bakışını buna göre yapmaz isen, işsizlik zaten kaçınılmaz olur ki şu an içinde bulunduğumuz durum tam da budur. bundan daha ötesini aramak, bu sebep dururken ahmaklıktır. yok illa arıyacam diyorsanız, şu deyiş tam size göre

    (bkz: zannedersem tek eksiğiniz yarraktı)*
  • üniversite eğitiminin amacının iş becerisi kazandırmak olmamasıdır bunun sebebi
  • yeterli sermaye birikimi olduğuna inanıyorum ama girişimci denen canlı türünün az bulunması ciddi bir sebep.
  • lise mezunu olmamalaridir.
  • tek bir sebebe bağlı olmayacağı kesin durum. belki de bu yüzden işsiz kalırlar, kimbilir?

    (bkz: çoğul eki olarak lar ler)
  • bu hakikata dair yapılacak tespitler doğru olsa ve hatta memleketteki herkes için geçerli olsa bile meseleye dar bir açıdan bakmakla kalacaktır.

    burada vurucu kelime işsizdir, mesele işsizliktir. facia herhangi bir zümrenin işsiz olmasından ziyade her kesimde işsizlik oranlarının yüksek olmasıdır. asıl münakaşa edilmesi icabeden budur.

    özetle: o kadar aradım taradım "işsizliğin sebepleri" yahut "işsizliğin nedenleri" diye bir başlık bulamadım arkadaş! üniversite mezunlarının ki can da diğerlerininki patlıcan mı???
  • üniversiteyi kantinden ibaret olup piyasa yapılmaya gidilen bir mekan, dersleri hayatta hiç işlerine yaramayacak tırıvılar olarak düşünüp şu sınavı bir geçeyim de gerisi lay lay lom zihniyeti ile takip etmeleridir.

    kısacası üniversiteye meslek eğitimine geldiğinin farkında olmamaları ve hocalardan adam gibi eğitim talep etmemeleridir.

    talep edince hocalar veremiyor belki ama olur da idealist bir iki adama denk gelirseniz ki her bölümde kesin birkaç tane vardır, açılan vizyon sayesinde yolunuzu çok güzel bulursunuz.
  • her üniversiteyi bitiren, einstein edasıyla ortalıkta dolaştığından biraz da bu yüzden mümkün olmuyor. herkes 4 senelik bitirdi ya, çamurdan da olsa 4 sene "bir şeyi" bitirdi. o yüzden o diğerlerinden çok ama çok farklı, diğerlerinden önce iş bulması lazım, hatta şart. çünkü o 4 sene'yi bitirmiş, çok zeki ve türkiye'nin en kaliteli hocalarından ders almış birisi (bkz: her bölümün kaliteli hocalardan oluşuyor yalanı).

    yani sözüm ona 4 senelik, tırt da olsa üniversite bitiren kişiye, kendini dünyanın en zeki kişisi sanma, hele hele diğerlerinden üstün hiç sanma. ilk önce kendini bir düzelt, sonra gerisi gelir.
    zaten senin amacın 4 sene'de mesleğini öğrenmek değildi, senin amacın hızlı bir şekilde bitirip kapağı bir yere atmak. o yüzden mezun olunca, kapak atılan tarafın sen olduğunu öğrendiğinde şaşırma.
  • girdiği üniversitede hayata ve adına "gerçekler" denilen saçmalıklara inat sosyoloji okumuş olması.
  • üniversite okumasaydı bu sefer lise mezunu işsiz olacaktı hepsi bu; kısaca ne demek istediğimi anlatayım sizlere
    efenim, ülkemiz gelişmekte olan bir ülke sınıfında olduğundan herkesin çalışabileceği işyeri sayısı yetersizdir, bu yetersiz olan işyerleri de işlerini büyütme noktasında sıkıntıda bulunmaktadır. işlerini büyütemekdikleri için personel istihdam edemezler. bununla beraber her sene yüksek bir oranda nüfus artmaktadır, okumuşu da okumamışını da istihdam edecek alan kısıtlıdır, bu kısıtlı alan içerisinde bireyler birbirleri arasında kavga ederek varolan işlerini koruma savaşı verirler o kadar. yani mesleği olsun olmasın herkes bir şekilde işsiz kalmaya mahkumdur.
    yüce devletimizin en büyük eksikliklerinden biri olan planlayamama yüzünden bu problem baş gösterir, gösterir de hükümetler bunun için ne yapar? elbetteki sorunun kaynağına inmek yerine geçici bir çözüm bulmaya çalışır, aslında buldukları bu geçici çözüm, ilerde çözümsüzlüğe neden olacaktır.
    her gelen hükümet-sağı,solu- işsizlikle mücadele konusunda maalesef gereken duyarlılığı göstermemiştir, duyarlılıktan kastım devlet herkesi bünyesine alsın, memur işçi yapsın değil.
    ticari ve sanayi alanlarında iş yerlerinin açılmasını teşvik edecek, onların iş yapabilme kapasitelerini artıracak, dış pazarlara açılmasını sağlayacak gerekli adımları atmamıştır yada atmakta hep gecikmiştir. bu adım atmama yada geç adım atması sebebiyle, ülkemiz yeterli sayıda personel istihdam edecek, katma değer yaratacak firmalar yaratamamıştır.
    devletimiz peki ne yaptı?
    devletimiz lise mezunu işsizlerin kahve köşelerinde oturması yerine onları üniversite kantinlerinde oturmasını uygun gördü, malum işsiz insan cebinde parası olmayan insandır, aç insandır, çevredeki kaynakları tüketen insandır, üretken değildir. bu tüketen insanlar, kaynaklarını tükenme noktasında çevredeki diğer kaynaklara saldıracağını, ilerleyen zamanda ise dağa kalkıp eşkıyalık, yada terör örgütlerinin kucağını düşmesini engellemek amacıyla onları üniversite kantinlerinde oturmasını uygun gördü.
    elbet üniversite kantinde oturan insanlarda minumum 4 maksimum 7 sene içerisinde mezun olacaklarından sorun ortalama olarak 5 sene ötelenmiş olacaktı. devletin bu çözüm hoşuna gitti, sadece devletin mi? halkın da...
    devlet bulduğu bu geçici çözümü daha da artırmak için daha fazla üniversite açılmasını uygun gördü, ne kadar fazla üniversite o kadar fazla lise mezunu işsizi tıkacağı sığınağı bulmuş oldu. hatta bu sığınağa girecek kişileri seçmek için sınav düzenledi. kimse düşünmedi bu kadar üniversiteden mezun olanlar nerede çalışacak diye?
    her anne-baba çocuklarının yeşilçam filmlerinde klişe olan " doktor-mühendis-avukat-mimar" olmasını istedi, kızını mühendisle evlendirmek istedi. dişinden tırnğından eksilttiği ile çocuğunu okuttu, hayal etti geleceği...
    velhasıl kelam sonunda milyonlarca işsiz, hayalleri alt üst olmuş analar ve bu işten mutlu hükümetler. malum sorunu hep ötelediler ya...
    ha bu sorunu ötelerken kendilerini eleştireceklere de şu savunmayı hazırladırlar, ülkemizin eğitim ortalaması arttı, doğru arttı. arttı da eğitim ortalamasının artması ekmek yaratmıyor.
    avrupa birliğine girecek aday bir ülkenin eğitim ortalaması 2-3 sene değil şimdi, doğru daha yüksek ama katma değer üretemeyen bir halkın eğitim ortalması artsa ne, artmasa ne...
    başlığa tekrar dönelim üniversite mezunlarının işsiz kalma sebebi devletin plan yapmamasıdır. yani devlettir, hükümetlerdir.
    yoksa bir iki kendini kaf dağında sanan gayduru gubbakların söylediği gibi sorun mesleksizlik değildir.