şükela:  tümü | bugün
2874 entry daha
  • ne kadar kişi istihdam edilebiliyorsa o kadar kişi iş sahibi olabiliyor. durum bu kadar basit gençler.
    yeni mezunların hepsi 4.00 ortalama ile mezun olsa, en az 5 dil de bilse hatta öğrencilik dönemlerinde çok iyi iş tecrübesi de kazanmış olsa...
    yi-ne-de-is-tih-dam-e-di-le-bi-le-cek-ka-dar-ki-şi-iş-bu-la-bi-le-cek.
    100 kişilik iş varsa sadece 100 kişi iş bulur.
    yani şu her ile üniversite açıldı muhabbeti de sıktı artık.
    kendini geliştirme muhabbeti keza aynı şekilde kabak tadı verdi.
    sanki üniversite mezunu olmayanlar hemen iş bulabiliyormuş gibi konuşuyorsunuz.
    üniversite sayısı az olsaydı bu sefer lisans mezunu olmayanlarda işsizlik arşa yükselirdi. ki üniversite okumayanlarda da işsizlik yüksek.
    bu istihdam bu nüfusu karşılamıyor aq. daha anlamayan varsa özele gelsin.
  • üniversitelerin hayatın kendisinden kopmuş bir şekilde matbaa usulüyle diploma basmasından kaynaklanıyor. su an çoğu bölümün gerçekte karşılığı bile yok ve bu durum ne öğrenciyi oraya yerleştiren ösym'nin ne de orda eğitim veren akademisyenin pek de umrunda değil. kaldı ki bu ülkede öğrencisi olmayan ve su an aktif görünen bölümler bile var.

    bence bu sorunun çözülmesi için ösym bunyesinde bir araştırma komitesi falan kurulması lazım. bu insanlar başta devlet daireleri olmak üzere diğer bütün özel sektörlerde sürekli nabız yoklamalı. hangi kurumun ne kadar çalışana ihtiyacı var hattâ hangi kurumda emekliliği yaklaşan insanların biliniyor olması gerek.

    hatta hali hazırda ne iş yaptığı belli olmayan işkur tam olarak böyle bir misyon edinmelidir. işkur su an işletmecilerin paravan şirketi hâline donmuş durumda. iskurla anlaşıp insanların bütün sosyal haklarından kendini muaf tutan bir sürü esnaf var.
  • üniversite mezunu olmayanların iş sahibi olması.
  • 1- mezun olduğu üniversitenin eğitim kalitesi düşüktür. eğitimi kaliteli olsa bile, üniversite ve iş dünyasının birbirileriyle yakından uzaktan alakası pek yoktur. bu sebeple, yeni mezun olup da iş hayatına atılan şanslı bir gencin bile okulda öğrendikleri, iş hayatında çok işine yaramıyor. son senesini bizzat iş hayatında tecrübe ederek mezun olan kişi sayısı çok azdır. ama iş hayatında daha başarılıdır bu arkadaşlar.
    2- yeni mezun olanın, gelişmiş ülkelerdeki gibi kendi işini kurmak gibi bir vizyonu yoktur. “kapağı devlete atmak” vizyonu vardır. (bkz: kpss)
    3- bir avrupalı, kendi ülkesinde iş bulamıyorsa, çok rahat başka ülkelere gidip iş arama ve bulma özgüvenine sahipken, biz de iş bulmak için en fazla gidilen yer istanbul oluyor. halbuki dilini geliştirse, birkaç yazılım öğrense ve linkedin gibi iş platformlarında aktif olarak bağlantıda kalsa, buradaki leş yerlerle iş görüşmesine gitmesine bile gerek kalmayacak belki.

    yukarıda saymış olduğum maddelerin dışında, şu hususa da değinmek isterim: iş yok ancak, kalifiye iş gücü de yeterince yok. çünkü onların da önemli bir kısmı, ya yurtdışına “beyin göçü” olarak gitti (benim var öyle bir kaç arkadaşım), ya da küçük de olsa kendi işini kurdu.
    yani kalifiye hiç bir beyaz yaka, mezun olduğu yıl işe başladığı zaman aldığı (dolar bazında) aynı maaşla, bir 10 yıl tecrübeden sonra çalışmak istemiyor artık.
  • 22 yaşında mezun olmuş bir mühendis, mesleğiyle ilgili iş bulamayınca ne yapabilir. mecburen hiç bir eğitimini almadığı başka sektörlere yöneliyor. yani hiç bir eğitim almadan 22-23 yaşında 0 dan bir sektöre başlamak da zor olduğundan mütevellit uygun işin gelmesini bekliyorlar genelde.

    not :farklı sektör mühendisspor f.s müh.