şükela:  tümü | bugün
  • her universitenin sahip olması gereken kadınlardır.nitekim nevadada yapılan bir arastırmaya gore muhendislik fakultelerinde bu tarz kadınların olmayısı iki erkege bir kız ya da ekstrem durumlarda 2 erkege bir erkek dusmesi gibi durunmlar yaratmaktadır.odtuye isletme psikoloji sosyoloji gibi bolumler acan unıversite yonetimine naptın senn guzel kardesim diyen bir muhendislik ogrencisi erkek yoktur efendim. bence en guzeli tabii hem butun bolum ve dolayısıyla mesleklerde cinsiyet dengesinin olması hem de universite okuyan genclerimizin uygun is alanlarına yerleşmesidir.ama mezun oldugu bolumde calısmayan bunca mezun varken yan gelip yatma luksune sahip olabilmis bu mutlu kadınlara kim ne diyebilir.
  • muhtemelen çocuk doğurduktan sonraki bedbaht sürece katlanamayarak pes eden kadınlardır. birkaç yıl sonra çalışma hayatına geri döneceklerdir. en azından öyle düşünmek istiyorum, umutluyum kendilerinden...
  • bizim okulda da vardı böyle bi tip. her zaman da söylüyodu. ben ne çalışcam kocam bana baksın deyü. dereceyle bitirdi bölümü.. şimdi duvarda çerçeveli duran diplomasının tozunu alıp arada müge anlıyı izliyodur muhtemelen..
  • eğer iş memnuniyetsizliğim biraz daha had safhaya katılırsa doktoralı bir kişilik olarak dahil olacağım kadınlar grubu!
  • muhafazakar kadınlardır.

    yani türbanlı olan veya yobaz bir aile-kocaya sahip kadınlardır.
  • hayatından mutluysa sorun yoktur tercihlerine saygı duyulmalıdır. aksi durum için ise denecek fazla birşey yoktur. (bkz: türkiye gerçekleri)
  • bi de bu kadınlar üniversite sıralarında yüksek not aldığı halde sınavım kötü geçmişti diyenlerdense kesinlikle kötekliktirler. tanıyorum böyle birini ben.

    psikoloji dersinde tel tel dökülen sınıfa inat 79 almıştı ve düşük aldım diye ağlıyordu. hoca bile (bkz: sacide vural) "kızım bu zamana kadar verdiğim en yüksek notu sen aldın" dese bile dizginleyemedi kızı. sınıfın en yüksek notunu almıştı. bir de bu kızdan sonraki en yüksek not 22'ydi. (sınıfın halini siz düşünün)

    gecenlerde rastladım buna. hafif şişmanlamış halde elinden tuttuğu iki çocuğuyla birlikte marketteydi. "naber serap napıon" dedim. nolsun falan faslını geçtikten sonra işini sordum. "üniversiteden mezun olduktan sonra hemen evlendim. ev hanımıyım şimdi de üçüncü çocuğuma hamileyim" dedi. sinirden kendimi zor tuttum.
  • şu sıralar üniversite gençliğinin önemli bir kısmını oluşturan topluluk. tam sayı veremem ama bence %60'ı rahat bu gruba dahil, üni.li hanım kızlarımızın. gelecekte zengin koca bularak, çalışma hayatıydı, geçim sıkıntısıydı fazla uğraşmamak istiyorlar. tek istedikleri eli yüzü düzgün, cebi azıcık şişkin kocalar. kel veya göbekli olmaları mühim değil.

    zaten bu kadar okumuş olmalarının sebebi de doğal seleksiyonda şanslarını arttırarak, büyük balıklara oynamak istemeleri. özellikle sözel bölümlerde bu tarz hatun enflasyonu var.

    kısacası her şey bir sonraki neslin devamlılığı ve rahatlığı için. tabi bu insanların hayat için değil, okul için öğrendiklerini de unutmamak gerek. yoksa dikiş, nakış kursuna gidip, en güzel yemek nasıl yapılır bunu öğrenirlerdi.

    bence çürümüşlük, başkalarının hakkını gasp etmekten başka bir şey değil. okulların kalitesini düşürüyorlar. ama "ben çocuğumu iyi yetiştirmek için öğreniyorum, eğitimsiz bir anne olmak istemiyorum" diyorlarsa canımı yesinler. açık konuşuyorum; çoğunun derdi "davul bile dengi dengine" mottosu ile kendilerine genel-geçer'e uygun hayat kurmak. neyse saygı duymak lazım, tabii.

    klasik türk kızı işte, hacı. ne bekliyonuz? nasıl bir bakış açısıyla büyüttün ki ne bekliyorsun??

    ( çabalayıp, iş bulamadıktan sonra bunu tercih edenleri tenzih ediyorum )