şükela:  tümü | bugün
  • öncelikle sosyal medyada gördüğüm ve hayatın haksızlığına uğramış,yardım edilmesi gereken bir abimizi paylaşarak yazıma başlamak istiyorum.
    belki olur da bu abimize bir şekilde yardım edilebilir bu entry vasıtasıyla.
    screenshot

    artık herkesin bildiği günümüz durumunu detaylı anlatmak ile uğraşmayacağım.ekonomimizin,ülke olarak itibarımızın,eğitim seviyemizin,eğitim sıkıntılarımızın ve işsizliğin kötü ve kötüleşmeye devam eden bir durumda olduğunu herkes biliyordur sanırım.
    biraz geçmişe gidelim çok uzağa değil.bundan belki 10 belki 15 yıl önce,toplumun ve ailelerin 'eğer derslerine çalışmazsan veya okumayacaksan bizi uğraştırma verelim sanayiye git meslek kap' cümlelerini herkes hatırlıyordur.
    bu sözler günümüzde türk insanının etnik yapısına işler gibi değişti.ailelerin çoğu ve toplum(çoğu),çocukları üniversite okumayıp ilgisi ve yeteneği üzerinde bir meslekten ilerleyebilecek iken bile 'üniversite oku,ne olursa olsun oku,diplomanı cebine koy,okumaktan zarar gelmez'gibi sözler ile öğrencilerin zihnini ve yollarını mecburiyet psikolojisi ile kapatıyorlar.
    günümüzde bir çok karşılaştığım öğretmen veya 'sistem',üniversite okumamanın,diplomanın olmamasının sanki insanların hayatlarının olmayacağına veya çok kötü olacağı gibi fikirler aşıladığını düşünüyorum.

    demek istediğim özetle şu;artık yeni neslin neredeyse tamamı bu tarz fikirlerle üniversite okumanın onlar için zorunlu olduğunu ve okumazsa hiç bir zaman hayatının iyi bir durumda olmayacağını düşünüyor. tabiki dünyanın neresinde olursan ol üniversite okumak,eğitim seviyeni yükseltmek veya bunu istemek kadar güzel bir şey yok fakat ülkemizde işsizlik seviyesi çok yüksek,mezun sayısı ve talep sayısı da çok yüksek ve 'sadece diploma için'okumak ne kadar doğru?

    üniversite okumak isteyen kişilerin bu entry altındaki fikirleri okuyup fikir almalarını istiyorum.

    gerçekten kendine bir kariyer yapmak ve gelecek kurmak isteyen kişileri ele alalım.

    şuan da üniversite okunmalı mı?
  • üniversiteye girerken şu anki aklım olsa hemen bırakır bir dil kursuna yazılır aynı zamanda üçe beşe bakmaz ticaretle uğraşan ya da zanaatle uğraşan birinin yanında işe girerdim. 4 yılda üniversite sana bir şey öğretmiyor. ama o 4 yıl zanaatte ve ticarette ustalık vaat ediyor. işinin ehli olursan başkalarının da elinden tutarsın ama bu şartlarda üniversite okuyup da mezun olduktan sonra (birinci olarak dahi bitirsen işsizsin) herkes senin eline bakıyor.
  • ben açıkçası problemin üniversiteyi okumaktan ziyade insanların boş üniversite okumalarını anlamıyorum. kurulmuş çalar saat gibi sadece okula gidip dersleri geçmeyi kendine felsefe edinen arkadaşların büyük bir çoğunluğu ne yazık ki mezun olduktan sonra işsiz kalıyorlar.

    üniversite okurken ülkemizdeki tüm gençlerin kendisini yetiştirmesi gerekiyor. ne yazık ki üniversiteye başlayan gençlerin büyük çoğunluğu lise psikolojisinden kurtulamıyor ve sadece ders çalışıp dersleri geçip dört senede okulu bitirmeyi kendilerine tek amaç ediniyorlar.

    bir meslek ve alan eğilimi belirlemeyen aynı zamanda bu alanda kendini yetiştirmeyen büyük çoğunluk da mezun olduktan sonra işsizlikle karşılaşmak zorunda ya da asgari ücretle çalışmaya muhtaç kalmaktadırlar.

    bu da yetmiyor gibi iş bulanlar ise kendisini ne yazık ki hayatın şanslı tarafında görüp bir ömür boyu aynı hayat düzeniyle yaşamayı aynı lise ve üniversite hayatındaki gibi amaç ediniyorlar.

    sözüm bu kategorinin dışarısında kalan ve istisna olan arkadaşları kapsamıyor ama ülkemizdeki gençliğin büyük çoğunluğu ne yazık ki böyle. sistem ve mevcut düzen tabi ki eleştirilebilir ama birazda ülkemizdeki gençlerin kendisini bu konuda eleştirmesi gerekiyor.
  • ıs yaratacak sermaye yok. ıs veren yok. universite okumak ya da okumamak gibi bir durum yok ki ortada. yeterince para dönmuyor ve kimse riskli islere para yatirmiyor. 40-45 sene calisiyor artik insanlar ve yuksek karli is yapan sirket sayisi ortada. faizler ortada. koc holding bile kesin olan gida akaryakit takilirken baskalarinin risk almasi beklenemez kimse kusura bakmasin.

    benim en cok hayran oldugum insanlar; zenginlerin 2 yada 3. kusagi olup da yurt disi sirket kurup is yapanlar.

    tanim: paraniz varsa okumamak, para yoksa okumak.
  • para kazanayım hayatım garanti olsun amacı ile üniversite okumayın. bir mesleği gerçekten istiyorsan ve bu meslek için üniversite okuman gerekiyorsa o zaman oku. amacın önce mesleğin olsun. o mesleği ömür boyu yapacaksın. sevdiğin mesleği yaparsan o işte iyi olup hayatını kazanma şansın da artar. fakir bile kalsan sevdiği işi yapan fakir olursun, işsiz ve mutsuz üniversite mezunu olmazsın.
  • türkiye'de yanlış anlaşılan bir konu üniversitenin neden okunduğudur. öncelikler okumak bir seçimdir, zorunlu eğitim yoktur. kişi istemiyorsa isterse 50 sene zorunlu okusun öğrenmemekte direnecektir. okumak bir amaç değildir, bir son değildir. çocuklara üniversite okuyun demeyin. üniversite kazanmayı veya onu bitirmeyi amaç edinmesinler. okul bir yoldur, insanlar yolu bitirmek için yolu yürümezler, sonunda varacakları bir yer olmalı. üniversite okuyanı işler kovalamıyor, insan işini kovalayacak. kaldı ki işini kovalayanlar üniversite mezunu olmaksızın işinde başarılı oluyor. mesela programlama öğrenerek dünyanın en iyi yazılımcısı olabilirsiniz ancak bunun için üniversite iyi bir yoldur, size resmi belge verir. yok ben belgesiz de yaparım diyorsanız sizi bağlayan tek konu azminiz.

    tersten bakmamak gerek, üniversite sizi işe götürmez, iş sizi üniversite üzerinden kendine ulaştırır. hedefe güdümlü bir füze iseniz üniversite zaten tefarruattır. yani burada asıl olan üniversite okumak değil, okuduğun üniversite seni hedefine ulaştırabilecek midir.
  • diploma ve dersleri geçmeye bakacaksanız sadece okumayın. üniversite hayatınızı kendinizi geliştirmeye adayacaksanız okuyun.