şükela:  tümü | bugün
  • üniversiteye başladığımda 4+2 olmuş üst sınıftan bir dinozor ile tuvalette sohbet ederken;

    + şimdi heyecanlısındır sen. arkadaşlıklar ortamlar falan ama şunu unutma son sınıfa geldiğinde kimse kalmayacak etrafında.

    neyse ellerimi yıkadım aynaya baktım ve dediklerini düşündükten sonra; '' hasiktir tek kalacakmışım'' diye iç geçirdim.

    ne var ki 4. yılda dinozor abimizin dediği çıkmıştı ve uzaya fırlatılan roket misali atmosfere yaklaştıkça arkadaşlarım etrafımdam tek tek koparak beni yalnız bıraktılar.

    sonra şunu düşündüm. lise arkadaşlığı ahiretlik olurken üni arkadaşlığının çıkar arkadaşlığı olması çok üzücü.
  • onunla bununla takılcam diye iyi arkadaş seçemeyip, karaktersiz insanlarla takılırsan ve zamanında arkadaş elemesini beceremezsen, lise de olsa üniversite de olsa tek tabanca kalırsın.
  • bazı bölümlerde zannedildiği kadar kötü olmayandır.

    üniversiteye yeni başladığımızda sınıf arkadaşımla okuldan eve doğru yürürken arkamızdan gelen birisi bizi tam geçerken "bizim bölümün ortalama bitirme süresi 5.5 yıl yalnız" deyip yoluna devam etmişti. muhtemelen uzatmanın da son dönemindeydi. biz daha çocuğuz, önemsemedik bile. aradan çok değil 2 sene geçmişti ki dersler ağırlaşmaya başladı. hatta sigaraya başlayışım da tam olarak ikinci sınıfın ilk dönem finallerine denk gelir. bu arada sınıftan en az 10 kişiyi artık görmüyorduk. çünkü bizim aldığımız dersleri alamamışlardı. böylece sınıf yavaş yavaş karma bir sınıfa dönüşmeye başladı.

    sonraki yıllarda artık bazı kişiler bizim sınıfın bir parçası olmuşlardı. çünkü onlar da altta kalan dersleri temizlemeye çalışıyorlardı. bir de dikey geçiş yapanlar ve seçmeli dersler eklenince sınıf, artık ilk başlayan ekipten küçük gruplar şekline dönmüştü. yakın arkadaşlar da genellikle elene elene elde kalanların arasından en iyi anlaşılan kişiler (tek tabanca derken bu durumda elde kimsenin kalmamasından bahsediliyor olabilir) olmaya başladı. uzatmadan bitirenlerin sayısı ilk baştaki sayının yarısından daha azdı. işte bu bahsedilen tek tabanca olayı ondan sonra oluyor. facebook'ta ara sıra denk gelir şaşırırdım. en uç noktaların adamları sıra gecesi gibi ortamlarda eğlenirken görülüyorlardı. insan kendisinden bir parça gördüğü kişilerle ister istemez yakınlaşıyor galiba diye düşünmüştüm.

    aradan yıllar geçti ve hiç bilmediğim bir şehirde işe başlayacaktım. evi internetten buldum. ev arkadaşım olacak kişi, okulu uzattığından bahsetmişti. evde de gayet gideri olan bir kız vardı. ben sevgilisi zannettim. ev arkadaşlığı konusunda anlaştık, oraya yerleştim. sonradan öğrendim ki o kız da okulu uzatan tayfadanmış. aralarında bir şey yok ama kız bizde kalıyor falan. derken boş olduğum bir gün beni okula davet etti. gittiğimde bizim ev arkadaşı ve 5-6 tane kız takılıyorlardı. çocuğa nasıl yürüyeceklerini şaşırmışlar. hepsi okulu uzatmış. sanırım başka erkek de olmayınca bizimki kıymete binmiş. ilginç ve komik bir sahneydi. normalde kızların ortalama bir erkeğe o kadar ilgi gösterdiklerine şahit olmayız ama işte bu bambaşka bir psikoloji demek ki. gerçi kimsenin uzatmadığı bir bölümü uzatmak böyle sonuçlanmaz ve o okul da bitmez gibi ama neyse.

    not: bize gelip giden kız bir süre sonra bana açıldı. sevgilim olduğu için karşılık bulamadı. bizim ev arkadaşı da çok kısa süre sonra o gördüğüm kız grubundan birisiyle sevgili oldu. şu an evliler. hatta artık görüşmüyoruz ama birkaç sene önce çocukları bile olmuş.

    not 2: alternatif son olarak bunu da yazayım. bir arkadaş daha ikinci sınıftan okulu bırakmıştı. ailesi okuduğunu zannediyordu ama o okula uğramadan takılıyordu. ara sıra evlerine (ev arkadaşları da arkadaşlarımızdı) gidersek ağır yaşamlar programındaki gibi salmış bir hayatı olduğunu görüyorduk. başka bir bölüm istediğini söylemişti bir keresinde. biz mezun olurken çocuk daha oralardaydı. sonradan 23-24 yaşında üniversite sınavına girip o istediği bölüme yerleşti. hatta okulu da birincilikle bitirdi galiba.