şükela:  tümü | bugün
  • şu an saymaya üşendiğim nedenlerinden biri de beraber takıldığınız insandır. dişi varlığı bırakın, hemcinsiniz bile bulunmaz ortamınızda.

    anlatmadan önce bunu okumanızda fayda var.
    (bkz: üniversitenin ilk yılı yurtta kalmak/@elmalili hamdi yazar)

    yurt odasında 4 kişi kalıyoruz, benden hariç bir izmirli ve kahramanmaraşlı’nın hemşehrisi. uzatmayayım; 2 maraşlı, 2 izmirli durumu var. hepimiz aynı üniversitedeyiz, sadece benim ve marasius’un fakülteler aynı, bölümler de aynı. daha ders başlamadan sınıf arkadaşım oldu diye o zamanlar sevindim mi bilmiyorum ama şu an lanet ediyorum.

    dersler başladığında zorluk çekmiyorum, beraber gidip geliyoruz. ilk hafta ‘spectator’ modunda insanları izliyorum, keşfetmeye çalışıyorum. marasius yerinde durmuyor herkesle tanışıyor. o birileriyle tanışırken ben sigara içiyorum, o birileri ile tanışırken sırada defterime geometrik şekil yapıyorum, o tanışırken ben yurda gidiyorum. o birileriyle tanışırken sayısını bilemeyeceğimiz kadar insan aynı anda sevişiyor.

    arkadaş çevrem 4-5 kişi ile sınırlı kalıyor. mutsuz bir durum değil ama okulda geyik yapacak adam yok, bu durumu yurttaki çevrem ile kapatıyorum. batak öğreniyorum, ihaleye giriyorum. lipton böğürtlenli çay karşılığında muhabbet edecek adam buluyorum, geyiği sağlam sigara otlakçılarını gözüme kestirip sigara ‘ikram’ ediyorum.

    marasius o kadar insanla tanışmış ki, biz fakülte bahçesindeyken bir çok kişi yanımıza geliyor. şimdilerde şükran duyduğum bir huyu var, beni kimseyle tanıştırmıyor. ta ki bir gün sınıfa girene kadar.

    (bkz: telefonunu versene/@elmalili hamdi yazar)
  • ilk yılda olması muhtemel bir durum. hele bi bir sene beraber geçirin, sıkı ders notu tutun, grup projelerine bi dalın, beraber içmeye falan gidin sonra gelsin arkadaşlar. elbet bir arkadaş grubuna dahil olacaksınız. öyle hemen tanışmayla arkadaş olunsaydı. arkadaş olmak için tanışmak yetmez tanımak gerekir.
  • eğer iyi bir öğrenciyseniz sözde arkadaşınız çok olur, daha önce hiç konuşmadığınız insan gelir sizden ders notu ister, ödevinde yardım etmenizi ister, dönem sonuna kadar da size arkadaşıymış gibi -sadece okul içinde- davranır. bir gün ortak dersiniz kalmaz, bir de bakarsınız selam bile vermez olmuş. ilk yıllarda böyle bir kaç kişiyle tanıştıktan sonra artık arkadaş edinemeyeceğinizi anlarsınız. üniversite bittiğinde bir de bakmışsınız yanınızda sadece bir iki kişi kalmış gerçek arkadaş olarak.
  • beceri ister. yaklaşık 40.000-60.000 arasında öğrencisi olan kampüsler var. 60 bin insan düşünün. bi yere yerleşse orayı il yaparlar, belediye seçimleri falan olur. öyle kalabalık yani. hepsinin de eğitim seviyesi üniversite düzeyinde bunların. sen bu şehir populasyonunda insan arasında meraba diyecek kimseyi bulamadıysan hata o 59.999 kişide değildir.
  • hayır arkadaş edineceksin de nolacak, zaman içinde çoğundan kopacaksın zaten. (yalnızın yanında olan stayla) *
  • genellikle lise arkadaşlıklarından gördüğün kardeşliği göremediğinde başlar bu durum.
  • mümkün olan durum. benim çok fazla arkadaşım var tamam ama elle tutulanı 2 bilemedin 3 kalıcak.
  • neredeyse bütün arkadaşlıkların çıkar temelli olduğunu er ya da geç idrak etmektir.
    istisnalar var mıdır ,vardır.ancak bir lise arkadaş grubu kadar samimi olamayacağınız aşikardır.
  • doğrusu üniversitede bölümden arkadaş edinememek olması gereken. notların, sınavların aynı olmayınca çok güzel oluyor yoksa. ama kendi bölümün, hele kendi dönemin.. aman aman.
  • normaldir cunku universitede arkadasliklarin cogu cikar uzerine kuruludur. ben mesela edinemedim. takildigim insanlar var ama arkadasim yok. universite bitince meslek geregi gorusmek disinda gorusmem hic biriyle. takiliyorum dedim de onu da yapmiyorum onun icin de kafa dengi olmak lazim. yani universiteden soyle "ya cok sevdigim bi arkadasimdir" diyebilecegim kimse yok. mezun olmama da bir sene kaldi.
    bu basligi gormeden once bunu dusunup uzuluyodum, hos bir tesaduf oldu tabi.