şükela:  tümü | bugün
  • vakti zamanında ibrahim dülger, bir meslektaşının, sene sonunda o tatlı ve yaramaz öğrencilere küçük ve masum bir yardımda bulunmak isteyen iyi niyetli şeker insanların listesini duyuru panosuna astığını söylemişti. ben de diyorum milletvekilleri ne iş yapar diye, adamlar bizim için çalışıyor lan!
  • bursu sevdiği öğrenciye çıkartan öğretmenler, bursu kendi tanıdığına çeviren çakal akrabalar, göstermelik ilan veren kurumlar... her yerde olağan ve devam edecek torpil.
  • (bkz: bitmez)
  • [http://www.sozcu.com.tr/…iz-davasinda-karar-810021/ http://www.sozcu.com.tr/…iz-davasinda-karar-810021/]

    bir de bu yollara başvuran cinsleri var.. bu sadece bir örneği bilinmeyen, duyulmayan kaç tane daha vardır kim bilir.

    değişik bir ülkeyiz vesselam.
  • yüksek lisanstayken bir keresinde labımıza ingiltere'de bir üniversiteden araştırma gurubu gelmişti. 4 kişilik bu ekipte bir tane doktora öğrencisi (ingiliz), bir tane teknisyen (ingiliz), bir tane fabrika sorumlusu (pakistan kökenli, ürünü piyasaya sürecek) ve bir tane de profesör bulunuyordu (hindistan kökenli, nobel almış projelerde calışmış falan).

    15 gün kadar biz 8 kişilik kendi ekibimizle eşek gibi gece gündüz çalıştık. gündüzleri labda, akşamları şehri gezdirme... ne zaman bir yere gitsek ingiliz olan 2 kişi hemen sıcak kanlı tavırlarıyla aramıza kaynarken, hindistan ve pakistan kökenli olan ikisi durumdan çok hoşnut değildi. özellikle pakistan'lı olan birçok kereler 'siz nasıl müslümansınız kadınlarınız açık', 'içki içiyorsunuz bu nasıl olur?', 'cuma mescitte hiçbirinizi görmedim.' gibi konuşmalar yaparak ortamı gerdi.

    bu işbirliği projesi kapsamında da aramızdan birinin 3 aylığına eğitim almak için ingiltereye gitmesi planlanıyordu. kim olduğuna karar vereceklerdi.

    her neyse burası aslında çok da önemli değil ama olayı anlamaya yardımcı olacak diye anlattım.

    bizim labımızda çok tatlı bir kızcağız vardı, türbanlı, sessiz sakin, çalışkan. labımızın tek kapalı üyesiydi ama hepimizden biriydi o da bizi çok severdi. özellikle biz çok yakındık. ama maalesef ki bu arkadaşımız tek kelime ingilizce bilmezdi. (adına da ayşe diyelim hadi gerçek isim vermeyeyim)

    bütün o 15 gün boyunca ben yanında, konuları anlasın, profesör hocaya sormak istediklerini sorsun diye ona çeviri yaptım. sorularını, cevapları eksiksiz çevirdim. arada muhabbet etmesine yardım ettim. normal olanı yaptım yani öyle anlamadan yanımızda gezecek değildi.

    gel gelelim ki ekip üniversitemizden ayrılacağı gün son bir kez laba veda etmeye geldiler. ve aralarından profesör olanları gelip elimi sıktı ve bana şöyle dedi;

    bir gün sen de ingilizceni geliştirir ve ayşe kadar iyi konuşursan belki sen de ingiltere'ye gelebilirsin.

    kıskançlık yapıyorum gibi anlaşılmasın gelen heyet zaten fungus çalışıyordu ve labımızda tek fungusçu başka bir erkek arkadaşımızdı. yani ben zaten gitmek istemiyordum.

    ama kendi alanlarında çalışan veya çok iyi ingilizce konuşan biri yerine ayşe'yi seçtiler.

    bu da böyle bir anımdır.
  • üniversitedeyken benimde şahit olduğum durumdur. yüksek lisansını ve doktorasını yurtdışında yapmış olan bir hocamız babası çok taşşaklı olan ve bu gün çok büyük bir spor klübünde çalışan bir arkadaşıma sınav kağıtlarını verip(çocuk çalışkan ve zeki değildi) bu kağıtları sen oku ve en yüksek 50 ver demiştir. e malum kişide fırsat bu fırsat diyerekten sınıftaki eski sevgilisi ve onun erkek arkadaşını 05 vererek dersten kalmasını sağladı. aynı kişi ertesi sene yapılan okul balkanı seçimlerinde yine yurtdışında okumuş olan bir hoca tarafından cebren ve hile ile hakkı olmamasına rağmen okul başkanı yapılmıştır.

    edit: o yukarıda dediğim gibi sınav kağıtlarını öğrencilerine okutan hoca bu ortaya çıkınca kısa bir süreliğine okuldan uzaklaştırma cezası aldı ama buda resmen ödül gibiydi o 6 aylık sürede ise türkiyenin en iyi üniversitelerinden birinde yine görev yaptı
  • iki tane de benden gelsin dediğim torpildir.

    1- doktora öğrencisinin hocasından önce doç. dr olması (hoca bişey bilmiyormuş diyenlere gelsin; adam master ve doktorasını amerikada alanının ekolleri ile yapmış ve tüm yayınları a sınıfı dergilerde yayımlanmış birisi).

    2- yök'ün araş. gör.'lük için ingilizce yeterliliğini geçemeyen birisinin yard. doç.'lik kadrosuna alınması (yard. doç.'lik için fakültenin yaptığı ingilizce sınavı yeterlidir).
  • bileğinin hakkıyla yaşamayı, para kazanmayı, üretmeyi bilmeyenlere önünüze geldiğinde kabul edilmemesi tuhaf gelen torpillerdir.

    daha doğrusu "onur" diye birşeyin varlığından haberdar olmayanlar için normaldir, herkes torpili, kolay yoldan yükselmeyi kabul edecektir.
  • --- spoiler ---

    üniversitede aile boyu torpil

    adını soma katliamını aklayan raporuyla duyuran prof. dr. ali sarıışık’ın, harran üniversitesi rektör yardımcısı olduktan sonra neredeyse tüm ailesini üniversiteye yerleştirdiği ortaya çıktı.
    --- spoiler ---

    http://www.patronlardunyasi.com/…boyu-torpil/200463