şükela:  tümü | bugün
  • ön edit: bu şekilde mağdur edilen birçok kişi özel mesaj attı. mağdurlar birleşerek toplu dava açılması yönünde karar vermişler.
    başlığı gören diğer mağdurların dikkatine...

    bildiğiniz gibi her sene üniversitelerde stand açıp, üniversiteye yeni başlamış öğrencileri kandıran, günde 1.5 lira vs deyilerek ve türlü laf cambazlığıyla baskı kurarak ne olduğu belli olmayan saçma kitaplar satıyorlar. çalışma şekli bu olan kötü niyetli satıcıların üniversite içinde bu satışları nasıl yaptığı merak konusu...

    aşağıda bir arkadaşımın kardeşinin dolandırılma hikayesi var ve nasıl yol izleyeceklerine dair fikirlerinizi bekliyor:

    "kardeşim bu sene üniversiteye başladı. okullara kurulan kitap stantlarında aylık 50 lira karşılığında toplamda 1000 liralık kitap, e-kitap, cd almış.
    kardeşime laf cambazlıkları yapılmış. bizimki baştan hatalı tabiki de...
    isterseniz cayabilirsiniz demiş tezgahtar. bunun da rahatlığıyla aylık 50 liralık belirtilen fotoğraftaki sözleşmeyi imzalamış. tezgahtar, imza sonrası bu e-kitap dedikleri telifsiz pdfleri ve sesli kitapları edineceği uygulamayı indirtmiş. (baktım da o kadar dandik kitaplar ki)
    "sen indiremezsin belki giriş yapamazsın, şimdi indirelim" diyerek kardeşime o an "tc kimlik numarası" ile bir giriş yaptırmış. şöyle bir detay var;
    kardeşimin tc numarasını alıp bişey yapmış ve kardeşimin telefonuna şifre gelmiş ve bu uygulamaya girmesini sağlamış o an.
    oldu bittiye getirmiş tezgahtar, çünkü uygulama yorumları çok kötü, okumasını engellemek için....
    bunun sebebi de sözde ürünü kullandırıp cayma hakkınızı yok etmek. fakat tezgahtar o laf cambazlığı ile kardeşimi ve nice yeni başlayan genci kandırıyor....
    kargo dün eve gelmiş, kardeşim almış. şimdi geri yollayıp iade etmek istiyoruz.

    işin özü üniversiteye yeni başlayan tecrubesiz gençler üzerinden yalan beyanlar kullanarak, kandırarak para kazanıyorlar.

    ben bu parayı vermesini istemiyorum. nasıl bir yol izlemeliyiz? ödemezsek ne olur? icra davası vs açılırsa ne kadar mal olur bize? her türlü tavsiyeye açığız.

    (merak etmeyin kardeşimin kulağını çekeceğim ama cayma hakkınız var diyerek milleti kandıran insanların da para kazanmasını istemiyorum.)"

    not:sözleşme incelemek isteyen hukukcu arkadaşlar varsa özelden atabilirim.
  • ben bu tuzağa 2011 yılında ilya yayınevi denen orosbu çocuklarının yüzünden düştüm. aynen 50 liralik taksitlerle toplam 1000 tl'lik alışveriş yaptım. sonra baktım 10 lirayı bile hak etmiyorlar ödemeyi bıraktım.

    aradı tehdit ettiler ben sövdüm, hukuk bürosuna verdiler onlara da sövdüm, 2018 yılına kadar 7 yıl bu şekilde gitti sonra tatlı dilli bir hukuk bürosu aracı oldu 300 lira verip kapattım olayları ama tüketici mahkemesiyle uğraşmak istesem kesinlikle kazanırdım zaten hukuk bürosuna da dolandırıcılığa ortak oluyorsunuz saçma sapan bir kağıda imza attım diye benden para alamazsınız ben dolandırıldım mahkemeye başvurucam dedim de indirim yaptı.

    hatta hukuk bürosu ne bok olduklarını biliyoruz gel sen bu parayı öde, icra dosyasını kapat, sicilini temizle sonra ver mahkemeye haklısın dedi. izmir de bir hukuk bürosuydu adını hatırlayamadım şimdi.
  • up up up
  • küçük hesaplar peşinde koşan ufak insanların uğraşları
  • bildiğim kadarıyla bu sahtekarlar, dekanlıklara para ödeyerek stand açma hakkını elde ediyorlar. üniversiteler üç kuruş para kazanacak diye öğrencileri bunları kucaklarına atıyorlar.
  • sorumluluğun büyük kısmının üniversite yönetiminde olduğu rezalet. açıkcası rezaletten ziyade düpedüz dolandırıcılık bu, ve bune göz yuman herhangi bir üniversite yönetimi de bu dolandırıcılığın bir parçası. bir rektör ya da bir yerin başkanı olarak, yönettiğiniz kurum hakkında dolandırılma ya da kandırılma lüksünüz yoktur.
  • yöntemleri şu şekilde:

    - standın önünden geçen öğrenciyi durdur.
    - psikolojik baskı seviyesinde laf ebeliğiyle sözde kampanyaya ikna et.
    - ne idüğü belirsiz sözleşmeye imza attır.
    - ürünlerden birini orada açtır. (yakından şahit olduğum vakada sesli kitap cd'lerinin pakedini açtırmışlardı. böylece sözleşmeden cayma şansı kalmadı.)

    neyse ki sözleşmeyi imzaladığının ertesi günü öğrenci akıllılık edip babasını aramış. avukat olan babası da ne olduğunu anlayıp bayağı bir uğraşarak sözleşmeyi iptal ettirip kitapları vermiş, belgeleri geri almış.

    sonradan görmüşler ki sözleşmede fiyat kısmında rakam # işareti ile kapatılmamış. birkaç tane sıfır ekleseler kimsenin haberi olmayacak.

    rezalet gibi rezalettir.
  • her sene 2 kez olsa gerek bunları gördüğümde gidip sazan taklidi yapıyorum. * onların satmak için söylediği güzel sözleri keyifle dinliyorum. biliyor musunuz, bana koca koca iki adam gelip küçücük 3 tane ayrı türkçe yazılmış dil kitabıyla 3 dil daha öğrenebileceğimi falan söyledi. yalanın sonu yok ya, tarih kısmı varmış, baktım. afedersiniz yarak kürek yazarların yalan dolan kitapları. kitapların konuları da pek sağlam, abdülhamit'miş marx'mış nerde kolay satabilecek iş var koymuşlar.

    bize gelen çakallar size kitaplık satıcaz 4 tane set seçin vb diyor. ya kardeşim diyorum bu kadar alakasız kitabı nasıl okuyayım? okumalısın diyor pezevenk. kendi sanki oxford'un kütüphanesinde 50 yıllık kütüphaneci gibi triplere giriyor.

    sonra en sevdiğim kısım ödeme planları, söze başlarken yalandan da olsa bizi düşündükleri ve bu yüzden çok az kar ile 5039e23 ay taksitle -senet de olabilir hatırlamıyorum- tüm kitapları evinize kadar ücretsiz kargo ile kargolamaktan bahsediyor. lan dalyarak zaten 1500 lira istiyorsun zahmet et de ücretsiz kargo yap.

    bunları tabii ders arasında yapacak iş yoksa gidip keyifle dinliyorum. çok da güzel oluyor adamlar kendini kitap okuma dininin peygamberi gibi lanse ediyor baştan sona. ben de "ya ben bir duruma bakayım çok beğendim hahaha tabii kesinlikle alıcam ama çok güzel bir iş yapıyorsunuz" falan diyip ibneliğine umut verip gidiyorum.
  • rezalet tam anlamıyla kandırmaca durumu.

    ilk dönem de birinci sınıf öğrencilere satıyorlar işe yaramaz o setleri.

    erkek kardeşim genelde bir şey alırken fikrimi sorar. nedense ilk dönemin verdiği heyecanla almış bu setlerden. aldıktan hemen sonra söyledi. o kitapların hiçbirisini kullanamayacaksın, işe yarar bir kitap ya çıkar ya çıkmaz canımiçi dedim. boş kalabalık olacak.

    adam ilk üniversiteye başlama heyecanıyla o kadar hevesle almış ki kitapları. baktım modu daha da düşecek sustum. almışssın artık kullanırsın ya da kullanamazsın* yapacak bir şey yok.

    neyse ki
    bizim meblağ çok yüksek diildi.