şükela:  tümü | bugün soru sor
  • liselerin 4 yıla çıkarılmasıyla kendini belli edendir.
  • şimdiki üniversitelerden bilim adamı değil diplomalı işsiz çıkıyor. üniversitelerden donanımlı gençler değil daha çok boş boş mezun olan gençler çıkıyor.
  • bu olay önce eşeği kaybettirip sonra buldurmaya benziyor. ne diyordu ilber hocamiz: "her yere üniversite açmak ahlaksızlıktır" sadece temel düzeyde mesleki eğitim verip insanları piyasaya hazir hale getirmek istiyorsanız zaten meslek liseleri bunu yapiyor. bu konuda herhangi bir üniversite eğitimine ihtiyaç yok. boş yere bu kadar insanı üniversiteye sokmak umut tacirliginden başka bir şey degildir. neymiş efendim, işsizlik artacakmış. 2 milyon insanın eğitim ücretiyle istihdam yaratılsa ve bu gereksiz yere üniversite sıralarını işgal eden gençlik 4-5 yılını üretmeye harcasa şuanki konumumuzdan en az 10 adım daha ileride olurduk.
    iq konusuna gelirsek; iq planlı, programlı ve kaliteli bir eğitim sistemiyle ve doğru seçilimle birkaç nesilde artırılabilecek bir yetenek. "biz aptalız olay bitti" diye bir şey yok, asıl aptallar kendilerini sınırlayanlardır.
  • fiziksel bir görünüme sahip olsa erkek genital organı şekline sahip olacak beyan...
  • üniversite öğrencilerinin asli görevi bilim olmaması olarak değişmesi gereken başlık. bunun için de öğrenciden bağımsız sürüyle koşul var tabi. en başlıca sorunsal da, üniversiteye ve ya seçilen bölüme neden gidiliyor sorusunun meslek edinme olarak cevap bulması. bu da ekonomik özgürlüğümüzün kolayca kazanılıyor olmamasıyla alakalı. insanların bilimle uğraştığı en eski düzenle günümüzü karşılaştırdığımızda bahsettiğim daha kolay farkediliyor.
  • genel itibari ile ne yazık ki; olumsuz bir gerçek. üniversite denen kurum; bilim adamı, filozof falan yetiştirmez. üniversite eğitiminde ancak, o da tam olmamakla beraber, bir meslek edinilir. bilim adamı ise; bir yaşam biçimi seçmiş, idealist, vefakâr insandır, ki; bu tür özelliklere eğitim, üniversite gibi kavramlar ile sahip olunamaz. bunları kişi kendisi kazanır, yani; bilim adamı, tek başına kendisini doğurur, ki; bu görüşü türkiyedeki akademisyenlerin büyük çoğunluğunun bilim adamı olmayıp, sadece akademisyen olmasıyla destekleyebiliriz.

    yani; üniversitelerin hiçbiri bilim adamı yetiştirmez. yukarıda söylendiği gibi artık; üniversiteler de bilimsel çalışmaları destekliyor.

    bir değinmem gereken nokta şu; her bilim ile uğraşan kişi bir bilim insanı değildir. bilim insanlığı bir yaşam tarzı, bir tercihtir. ayrıca; her çocuk bir bilim adamı olarak doğar, bu gerçeği göz önüne alarak; çocuk yetiştirmek gerek.