şükela:  tümü | bugün
  • zırt pırt el değiştiren ve dizi çöplüğüne dönen tv kanallarında tutturamayıp çaptan düşen müzisyen / oyuncu tayfası ve diğer alanlardaki ünlülerin çareyi bu defa da sosyal medya sitelerinde arama çabalarıdır.

    kaybettikleri ünlerini buradan güncelleyip yeniden gündeme geleceklerini ve arkasından "bolca kaprislerini dayatacakları projelerin" kapılarında sıraya girmelerini hesap etmektedirler.

    ünlü olmak -özellikle oyuncu olmak- gerçekten zormuş bilader. rol yapacakları bir projede yer almak için yapmadıkları rol kalmıyor hakikaten.

    (bkz: sosyal medyanın ünlülerle imtihanı)
  • iticidir. sosyal medyanın hızlı yükselişi karşısında geleneksel medyanın ünlüleri o eski şatafatlı ilgiyi kaybetmeye başladılar. ilk başlarda ciddiye almasalar da, son yıllarda kendileri de sosyal medya furyasına katıldılar. görmezden gelemediler. arada tv'de magazin programlarına bakıyorum, o eski burnundan kıl aldırmayan tv ünlüleri şimdi magazine demeç verir, sevgi kelebeği gibi güler yüz dağıtır olmuşlar. çünkü artık ilgi odağı değiller. örneğin evinde amatör bir koreografi ile şarkı söyleyip video çeken bir genç popüler olabiliyor, gençlerin ilgisini çekebiliyor. ya da instagrammer, youtuber insanlar popülaritede eskinin tv ünlülerini geçebiliyorlar. belki bir şey üretmiyor, belki bir amaçları yok. ama eğleniyorlar, popüler oluyorlar hatta para kazanıyorlar. gençlerin ilgisi de sosyal medya yönünde. yani örneğin bir dizi oyuncusunun nerede yemek yediği, kiminle seviştiğinden bize ne? ama yıllarca geleneksel medya magazin programları ile bunları insanların gözüne soktu. hemen hemen tüm kanallarda ünlülerin hayatlarından kesitler gösterildi. fakat internet kurtarıcı olarak insanları bu boş muhabbetlerden kurtardı.
    şimdi ünlüler kaybolan ilgiyi sosyal medyada arıyorlar. eskiden ''çekmeyin kardeşim çekmeyin'' diye dolanan ünlüler, şimdi kendileri günlük yaşantısından kesitlerle paylaşımlarda bulunuyor. hatta magazini bile sosyal medyada yaşıyorlar. tabii bu mecraların biraz alakasızı oldukları için ipin ucunu kaçırıp birbirlerinin kirli çamaşırlarını bile yayınlamaktan imtina etmiyorlar. böylece o burnundan kıl aldırmayan, debdebeli şaşalı yaşantılarından ödün vermiş oluyorlar gülünç duruma düşüyorlar. fakat yine de yeni nesilin ilgisini çekemiyorlar. çünkü y ve z neslinin popüler kültür tüketimi çok anlık ve daha samimi. kendi arkadaşlarını, kendisini, veya kendi jenerasyonunun yaptıkları işleri, uğraşları daha fazla içselleştiriyorlar. sırf unkapanı'nda bir albüm yapmıştı diye ya da kıçı kırık bir tv dizisinde rolü vardı diye ünlü şahsiyete koşulsuz sevgi, hörmet göstermek zorunda olmadığını biliyor.
    o yüzden yeni neslin değişimini, popüler kültür anlamındaki dönüşümünü destekliyorum y kuşağı olarak.