şükela:  tümü | bugün
  • alm. günlük ekmeğimiz
  • safça; ağzımıza sakız.
  • nikolaus geyrhalter in yonettigi 2006 yapimi bir belgesel. endustri toplumunda et, yag, sebze, meyve vs gibi maddelerin nasil sofralarimiza getirildigini gosteriyor. belgesele hicbir yorum hatta muzik bile katilmamis, sadece makine gurultuleri ve onlarin ahengi. yonetmen belgeseli yorumsuz sunuyor ama ben bir yorum eklemek isterim. bu belgeseli izledikten sonra birdaha supermarketten alisveris yapmamaya yemin edebilirsiniz. sofranizdaki tavugun oraya nasil geldigini hic dusundunuz mu?
  • yurdumuzda "adamlardaki teknolojiye bak be!!" tarzı tepkiler göreceğini düşündüğüm sahneler içeren belgesel.

    (bkz: gavur yapmış)
  • izledigim en iyi belgesellerden sanirim.
    https://www.imdb.com/title/tt0765849/

    normalde nasil belgesel bu, ne aciklama, ne yazi, ne ses var, ne anladim bu isten derdim ancak, goruntuler o kadar net, o kadar temiz ki, yemek endustrisinin, milyarlari doyurmak adina, ne sistemler gelistirip, ne sekilde sebze meyvesinden, etine buduna kadar, tabaginiza geldigini goruyor anliyorsunuz.

    ki ozellikle yazisiz, konusmasiz, aciklamasiz cok cok daha iyi olmus, cunku size, bak hayvanlari nasil yiyecek haline getiriyoruz sistemli ve otomize sekilde demiyor, tersini de soylemiyor. dogal yollarla, ilaclama, sulama yapmadan organik sekilde tarim bitti canim, bilmemne demiyor. durum bu agalar diyor. ister ogrenmek, ister duzene kufur etmek, ister baska bir cikarim yapmak icin izleyin. ama durum bu diyor. sanatsal bir kaygilari yok, farkli bir tribe girmiyorlar, objektif sekilde gosteriyorlar. cok temiz ve cok saglam.

    oyle ki, 1.5 saat izledikten sonra, daha yarim saat filan olmustur maksimum diyordum ki, bir baktim yazilar akiyor. oha dedim nasil gecti zaman?

    en cok civcivlere uzuldum lan. pek komik gorunuyorlardi, guldum hatta yalan yok, ama kesin manyak gibi korkuyordur keratalar pata kute banttan banta, sepetten sepete kayip duserken.