şükela:  tümü | bugün
  • unsere mütter, unsere väter. alm. annelerimiz, babalarımız. zdf'in 14 milyon avro bütçeli, 2. dünya savaşı konulu mini dizisi. nazi ordusu doğu cephesinde moskova'ya doğru kesin zafere ilerleyen aynı birlikte görevli abi-kardeş, başka birlikte görevli hemşire, şarkıcı olmaya çalışan ve bir alman vatandaşı yahudi terziden oluşan beş yakın arkadaşın savaş sırasındaki hikâyelerinin anlatıldığı dizidir. ilk bölüm itibariyle* alman band of brothers'ı gibi gözüküyor -- destansı tarzı, çekim teknikleri ve müzikleri ile fazlasıyla andırıyor.

    global gösterimdeki ismi generation war olarak belirlenmiş.
  • sanırım almanlar en sonunda yahudi merkezli holivud filmlerine "bizim de anamız bacımız var ulan" mantığıyla cevap vermeye karar verdi. dizinin adının başka bir açıklaması olamaz.
  • ilk bölümüyle beni kendine bağlayan dizi.

    (bkz: bütün dünya almanın daşşağını yesin)
  • oyunculuklar, karakterler ve olaylar itibariyle olmuş izlenimi veren dizi. alman yapımı ikinci dünya savaşı filmlerinden alışık olduğumuz tüm pisliğin içinde yozlaşmamış subaylar ve siviller mevcut, amerikan propagandası altındaki o kadar film ve diziden sonra ''hadi lan oradan karakterli wercmacht subayı mı olur'' algısı altında izlememek gerekli.
    band of brothers'da binbaşı winters'a karşılık burada da teğmen winter var. ancak senaryosuyla band of brothers'la karşılaştıramayacağız gibi görünüyor.
  • 2. dünya savaşında amerika'nın almanları nasıl eze eze yendiğini anlatan saçma sapan kahramanlık hikayeleri ile örülü hollywood yapımı propaganda dizisi band of brothers ile pek uzaktan yakından alakası olmadığını düşündüğüm 3 bölümden oluşan bu dizi daha çok;

    almanların işledikleri savaş suçları ve soykırım nedeniyle günah çıkarmak için yaptıkları, kahramanlıklardan ziyade işin insani boyutunu daha çok ön plana çıkaran, almanlarında nazi belası yüzünden kendi işgal ettikleri ülkelerde acı çeken insanlar kadar acı çektiğini, savaşın daha başlarında berlin'e ilk bomba düşmeden siyasi ideoloji olarak nazilerin dünyayı ve kendi ülkelerini nasıl bir yıkama götürdüklerinin farkına varmalarını savaş öncesi berlin'de yaşayan beş tane çok yakın arkadaşın gözünden seyirciye anlatmak ister.

    --- spoiler ---

    charlotte : ana vatana hizmet etmek için savaşa hemşire olarak gönüllü katılır. savaşın ne kadar acımasız ve vahşice olduğunu hastaneye gelen vücutları parçalanmış yaralı alman askerlerini görünce anlar. savaş öncesinde hiç deneyimi olmadığı için ilk başlarda cephe gerisinde görev yaptığı hastanede çok zorlanır. en yakın arkadaşı teğmen wilhelm'e platonik aşıktır.

    wilhelm : daha önce fransa ve polonya'da görev yapmış savaş kahramanı teğmen wilhelm bu sefer doğu cephesindeki savaşa kardeşi friedhelm ile katımakla birlikte 1941 sonunda almanların çok hızlı bir şekilde zafere ulaşacaklarını düşünmektedir. vatanına sadık, idealist, savaşın almanya için faydalı olacağını düşünen wilhelm ile savaşın uluslararası ticarete egemen yahudi kuklası olmuş batılı devletlere karşı yapıldığını düşünen kardeşi friedhelm arasında çatışmalar yaşanır.

    greta : marlene dietrich kadar başarılı bir şarkıcı olmak isteyen greta berlin'de kalır. yahudi sevgilisi viktor'un almanya'dan kaçmasına yardımcı olması ve sanat kariyerindeki hedeflerine ulaşmak için üst rütbeli bir ss subayının metresi olur.

    viktor : greta'nın yahudi sevgilisidir. dedesi 1. dünya savaşında almanya ordusunda savaşan, almanlar kadar almanya için çalıştığı halde naziler iktidara geldikten sonra başlayan yahudi karşıtlığına anlam veremeyen viktor ailesinden farklı olarak ileri görüşlü olması sayesinde yaklaşan soykırımı hisseder ve bir an önce ülkeyi terk etmek ister.

    friedhelm : dizideki en sevdiğim karakter olan bu herifin askerlikle hiçbir alakası yoktur. savaşın uluslararası ticarete egemen yahudi kuklası olmuş batılı devletlere karşı yapıldığını düşünür. gönüllü olarak değil zorla askere alındığı için teğmen olan abisi wilhelmin komutası altında savaşmak zorunda kalır. savaşmak istemediği için silah arkadaşları korkak olduğunu düşünür. ilk başlarda hiç sevilmez ve dalga geçerler. savaşın zorlukları ve yaşadığı vahşetin ilerleyen bölümlerde onu daha sert ve dominant (domaltan) bir karakter haline getireceğini düşünüyorum.

    --- spoiler ---

    edit: sadece ilk bölüm izlendikten sonra dizi hakkında yazılmış izlenimlerdir.
  • ilk bölümünü biraz önce bitirdiğim über dizi. çok etkileyici lan. harbi zamanın ruhunu çok iyi yakalamışlar. çaresizlikleriyle, dramıyla, öfkesiyle, duygularıyla. oyunculuklar, müzikler, konusu, prodüksiyonu her şeyiyle çok sağlam. son zamanlarda izlediğim en iyi şey diyebilirim. ama içimi burktu, o yüzden biraz gerdi beni. bakalım, devamını merakla bekliyorum.
  • "biz yenilmez olduğumuzu zannediyorduk" cümlesi ile etki yaratan bir dizi olmuş devamını bekliyoruz...

    edit : 2. bölümü yayınlanmıştır. etkileyiciliği devam ediyor ...almanlar dan beklemezdim böyle güzel bir yapıt.

    --- spoiler ---
    abisinin vurulma sahnesinin akabinde gerçekleşen adrenalin patlaması ve öfkeyle friedhelm düşmana bir kurşun yağdırması vardı ki ....güzel bir sahne olmuş

    wilhem'ın kötü haberini duyan charlotte'a ne demeli yıkıldı kız ya!!`

    şarkıcımıza ne demeli sonunu kendin hazırladın be güzelim oldu mu....

    --- spoiler ---

    duygular çok güzel bir şekilde izleyiciye yansıtılıyor. etkisindeyim hala sabırsızlıkla 3.bölüm yollarını bekler oldum:)

    ve filmin asıl repliği

    biz 5 kişiydik ``:http://www.weltbild.de/…e-muetter-unsere-vaeter.jpg`

    an itibari ile 3. bölüm izlenmiştir.

    savaşın hep savaşarak geçtiğini sanırlar aslında savaş beklemektir....wilheam

    --- spoiler ---
    friedlhem bile bile kendini ateşe verdi...ölmeyeydi iyi idi.
    --- spoiler ---
    yine bu bölümüyle hüzün çöktü, dizi (film tadında her bölümü) öyle bir duygu yoğunluğu var ki off off gece gece nerden izledim...

    kesinlikle izlenilmesi gereken bir dizi...
  • ikinci dünya savaşını anlatan son derece gerçekçi bir alman dizisi.

    senaryo, her şeyden önce kurgusal, ama öyle gerçekçi şekilde yazılmış ki; tarih kitaplarından veya belgesellerden daha gerçekçi geliyor insana. bu, taşıdığı duygusal yön sayesinde böyle tabii ki. kesinlikle, gerçekçilik konusunda alanındaki diğer filmlerden ayrılıyor.

    müzik ve ses kullanımına ise tek kelimeyle hayran kaldım. oldukça kaliteli bir duruşu var yapımın. fatih akın filmlerinde de seslerle ilgilenen jörg krieger'in etkisi büyük bu noktada.

    sanat departmanında ise çok deneyimli isimler çıkıyor karşımıza: christoph kettenring ve peter naguib. bu ikiliyi daha önce the pianist ve inglourious basterds gibi filmlerde gördük. bu yapımda da gerçekten çok iyi iş çıkarmışlar. dizinin yarattığı gerçekçilikte en büyük pay muhtemelen bu ikilinin.

    "unsere mütter, unsere vater."

    türkçe'ye "annelerimiz, babalarımız" olarak çevriliyor sanırım. ama bence -ki dizinin çevirmeni de böyle düşünüyor- mütter ve vater, anne ve babadan çok motherland* ve fatherland*'yı temsil ediyor. ki bu isim çok daha akla yatkın çünkü dizinin konusunun merkezinde bu iki tarafın çatışması ve karakterlerin de bu iki taraf arasında yol bulmaya çalışması yatıyor. bir nevi ebeveyn kavgası resmediliyor.
  • uzun zamandır izlediğim en iyi mini dizi. her şeyiyle mükemmel bir yapım. friedhelm'i ilerleyen bölümlerde ölmezse filozof ve arkadaşları tarafından baya baya sevilen bir tip olarak izleyeceğimizi düşünüyorum. yaptıgı o sigara puştluguna ragmen. ayrıca diziyi altyazısız izleyip %80'inini anladım ya, halaylar çekilsin lokmalar dagıtılsın bre!
  • almanların gözünden ikinci dünya savaşını anlatan bir yapıt. iki bölümünü izledim ve epey beyendim, dizimag'de çok tutmadığını varsayıyorum ancak umarım political animals gibi yapıp bu diziyi de yayınlamamayı düşünmezler.