şükela:  tümü | bugün
  • spotify da yayınlanmıştır.
  • die-hard dream theater fanı olarak şunu söyleyebilirim, dt'nin şu ana kadar çıkardığı single çalışmaları içerisinde en leş olanı diyebilirim.

    şarkı resmen çorba. türkiye saati ile tam 12'de spotify ortamına düştüğünden beri dinliyorum. hiçbir yere sığdıramadım. evet önceki albümlerine göre daha güzel gitar ve davul yönüyle, en azından post prodüksiyon yönüyle. geri kalan her şey berbat. vokaller mikste inanılmaz gömülmüş, sanki derinden geliyor ve üzerinde çok oynanmış. bu kadar yapay vokaller olamaz. bass kesinlikle duyulamıyor yine, gereksiz caf cuf klavyeler, sanki power metal grubu.

    şu an bunları hem şok ile hem de hüsran olma durumu ile yazıyorum lakin fikirlerimin çok değişeceğini sanmıyorum. constant motion en leş dt single olarak en üst sıradaydı, tahtını bu şarkıya kaptırdı. şu an constant motion şarkısının kıymetini anlıyorum.

    o kadar formülize etmiş ki dt artık bu durumu.

    slow intro/sert gitar geçişleri / içli vokaller / kurgusu zayıf gitar/klavye solosu eşliğinde heba edilecek 3-4 dakika / tekrarlı nakarat ile sonlandırma.
  • “olmuş olmuş” dediğim yepisyeni dream theater single’ı.

    dream theater klasik dream theater. bu adamlardan kötü bir iş çıkmaz. yaptıkları her işi hakikaten büyük bir ustalık ile yapıyorlar.

    muhtemelen 2019 da damgasını vuracak bir albüm olacaktır. bekleyip göreceğiz efendim.
  • beğenmediğim çalışma olmuştur.
    kaç albüm oldu, mike portnoy' un yerini hala dolduramadılar.
    portnoy sadece davul olarak değil, prodüktör olarak da grup için önemliydi.
  • bir şarkı ne kadar kötü mikslenebilir için çok geçerli bir örnek olmuş. bu işin sorumlusu petrucci mi? rudess mı bilmiyorum ama sabahtan beri bu şarkıda neyin olmadığını, neden bu kadar itici geldiğini çözmeye çalışıyorum. arka arkaya dinlemiyorum. aralara başka şarkılar atıyorum, kıyas yapabilmek için. bu konuda profesyonel bir alt yapım yok ancak uzun yıllardır bu tarz müzikler dinliyorum ve eleştiri yapma hakkını kendimde buluyorum. eğer albüm tam olarak bu ses ile sunulacaksa çok net sıvayacaklardır. ses aynen şöyle duyuluyor. sanki dream theater şarkıyı çalarken ben girip cep telefonum ile şarkıyı kaçak olarak kaydetmişim ve piyasaya sızdırmışım gibi. ulen herşey patlıyor. gitarlar patlıyor. yani hiç sinusoidal bir eğri yok resmen bir noktada kesiliyor gibi bir his. bir noktadan sonra kırpılıyor gibi. bildiğin kare formda. şarkı 3:30’a kadar o kadar karışık ki kim ne çalıyor ne söylüyor belli değil. sonrasında daha sade bir forma geçiyor gibi birden bire. sanki biri gelip, kalk lan kalk içine ettin demiş gibi bir anda bıçakla kesilmiş gibi ses farklı bir formata geçiyor. davullar yine olmamış. ve labrie sanki başka bir şarkıyı seslendirmiş altına bu şarkıyı montelemişler gibi. vokaller berbat. dream theater için bunları yazıyor olmak çok acı veriyor. susmak istiyorum ama içim susmuyor. evet her biri çok değerli müzisyenler ama prodüksiyon başka bir yetenek arkadaş ve gerçekten portnoy bu grubun sadece davulcusu değilmiş.
  • tedavisi kolay, 6 dakika sabirdan sonra alinacak bir dirhem tot ile etkisini tamamen kaybeden parcadir.
  • artık grubun farklı birşeyler yapmayacağını kabul ettiğimden midir bilmem beni olumsuz anlamda etkilemedi. hatta ikinci kez dinleme isteği doğurdu. sonra onceki 2003 sonrasi albümlerin singlelarini dinledim, evet hiçbir fark göremedim. singlelar genelde ayni kalıp ve ilerleyişte şarkılar oluyor. ben daha önceleri farklı şeyler beklediğim icin üzülüp kapatiyordum ama bu kez boyun eğdim.

    albümün değerli parçaları başka şarkılar olacak. portnoy sonrası dönemin tipik bir sarkisi olmuş bu. mangini'yi one çıkarmak istemiş petrucci. büyük ihtimal kendi yazdigi partisyonu ona çaldırmış, davullar sarkinin en baskin yani. araya ufak sfam, ozellikle dance of eternity esintileri koyarak biz eskileri de mutlu etmek istemişler. beni mutlu edecek şey ise eski orkestrasyonu duyabilmek.
  • etkileyici bir iş çıkarmışlar.

    bir miladdan sonra beğenilmeme eğilimi yaşayan gruplardan dt. portnoy ya da belli bir albüm milat kabul edilmekte yaygın olarak. bir ivme kaybı olması realite de olabilir ve mesele bunun normal kabul edilmesidir. yani üretim düzeylerinde eşiği öyle bir yere koymuşlar ki, beğenilmeyen işleri de aslında muazzam.

    biraz rahatlayarak, beklentilerden kısmen arınarak dinlemeyi önerebilirim. bağımsız eserler olarak ele alınmalı.

    hâlâ üretiyor olmaları bir şans benim için. albümü heyecanla bekliyorum.
  • single çalışmasının resmi videosu da yayınlandı.

    tık.
  • teklinin kapağı olarak seçilen görselde minik bir talihsizlik olmuş, stok imaj kullanan dt grafikerleri biraz sıkıntı çekecek gibi görünüyor:

    https://www.facebook.com/…000/?type=3&theater&ifg=1

hesabın var mı? giriş yap