şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: pearl jam)

    (bkz: backspacer)

    all the thoughts you never see
    you are always thinking
    brain is wired, the brain is deep
    oh, are you sinking?

    feel the path of every day
    which road you taking?
    breathing hard, making hay
    yeah, this is living

    look for love in evidence
    that you're worth keeping
    swallowed whole in negatives
    it's so sad and sickening

    feel the air up above
    oh, pool of blue sky
    fill the air up with love
    all black with starlight

    feel the sky blanket you
    with gems and rhinestones!!!
    see the path cut by the moon
    for you to walk on

    for you to walk on...

    nothing left, nothing left
    nothing there, nothing left...
    nothing left, nothing left
    nothing there, nothing left...
    nothing left, nothing left
    nothing there, nothing left...

    see the path cut by the moon
    for you to walk on
    see the waves on distant shores
    awaiting your arrival

    dream the dreams of other men
    you'll be no one's rival
    dream the dreams of others then
    you will be no one's rival

    you will be no one's rival...

    a distant time, a distant space
    that's where we're living
    a distant time, a distant place
    so what ya giving?
    what ya giving?
  • nothing left kismini eddie vedder kisisi oyle bir icten soylemistir ki kendisiyle omuz omuza verip elde sise bagira cagira kayserispor formasiyla sivas sokaklarinda dolasma istegi uyandirmistir.(bkz: ölmeden önceki son sözler)(bkz: 17 eylül 1967 kayserispor sivasspor maçı)
  • kanimca albumun en guzel sarkisidir. baslangicinda bir tutam love boat captain ile tebessum edersin. sarkinin ortasinda oturdugun yerde durmak imkansizdir.
  • flashforward dizisinin 1. sezon 9. bolumune giris parcasi olmustur bu guzide eser.

    edit: ben bu sarkiyi her dinleyisimde, ki gunde 13718729 defa oluyor bu, kendimi, hayatimi, mumkun olan herseyi degistirmek icin inanilmaz gaza geliyorum. allam yarrebbim.
  • alışkanlık yapan bir şarkı, özellikle canlı performansı dinlendiğinde.

    http://www.youtube.com/watch?v=9zevz5vylsu
  • got some ve the fixer'dan daha sağlam olan ama nedense bunlar kadar bilinmeyen bir pearl jam şarkısıdır. flashforward dizisinin 8.bölümünde de kullanılmıştı bu şarkı.
  • en son light years'ı ilk dinlediğimde tüylerim diken diken olmuştu, biraz iddialı mı olacak bilmiyorum ama pearl jam'in son 10 yılda yaptığı açık ara en iyi şarkı olduğunu düşünüyorum..bir de dışarda dinlerken kendimi zor zaptediyorum, olur da bir gün tunus caddesi civarında bağıra bağıra "feel the sky blanket you, with gems and rhinestones!!!" diye bağıran birini görürseniz, önyargılı olmayın, onu anlamaya çalışın..
  • ''dream the dreams of others then you will be no one's rival'' diyerek hayatın anlamını çözmüş şarkıdır.
  • binaural ne kadar depresif bir dönemin * albümü olsa da içindeki bazı şarkılar ile muhteşem işler başarmıştı. benim için başta thin air olmak üzere nothing as it seems, light years ve insignificance gibi "pearl jam lan bu, kaç yıl geçti hala tanrısal işler yapıyorlar" dedirtmişti.

    riot act tehlike çanlarının çalmaya başladığı albümdü. albümün genel kalitesi normal grupların seviyesine düşmüş gibiydi, ve bundan kurtulabilecek bir kaç şarkı dışında pj hayranları için "noluyor lan" evresi başlamıştı. şarkıların da hakkını yemeyelim, işte o şarkılar: i am mine, love boat captain, save you ve benim mesajından mı nedir çok sevdiğim bushleaguer. bu kadar muhteşem şarkıya rağmen pearl jam dinlemeyenlerin anlayamayacağı şekilde hayal kırıklığıydı bu albüm.

    sonra beni cidden üzen albüm geldi. pearl jam. bu self-titled albüm bir cinslik olduğunu kapağıyla belli etmişti. özellikle no code, ten ve binaural albümlerinde ortaya çıkan muhteşem düşünülmüş albüm kapaklarının yerini cart mavi üzerine beni net çek ama arka bulanık olsun mantığıyla çekilmiş bir avokado almıştı. şarkılar da hayal kırıklığıydı, bence o kadar kötüydü ki severed hand dışında herhangi bir şarkıyı bir kere daha dinlemek aklımın ucundan geçmedi. hala da dinlemedim sanırım.

    bu yakın geçmiş dolayısıyla backspacer çok kritik bir albümdü pearl jam adına. bana göre albüm kusursuz olmasa da bir çıkışın sembolü olmuş. içinde iki şarkı var ki, ten dışında herhangi bir albümde sırıtmayacak kadar iyiler. bunlar amongst the waves ve unthought known.

    unthought known tek kelime "işte özlediğim pearl jam" dedirten bir şarkı. eddie'nin de sesini "with gems and rhinestones" diye bağırırken çok iyi kullandığının altını çizelim.

    sanırım bu şarkı bir geri dönüşün sembolü, roskilde'in etkisini atıp olgunluk dönemine girmiş olabilir pearl jam. bunu tam olarak zaman gösterecek, ancak bunun bir işareti kesinlikle bu şarkı.