şükela:  tümü | bugün
  • bazen, öyle bir köşeye gelirsin ki..
    dönersen, gözden kaybolacak, bilirsin..

    bazen öyle bir yere gelirsin ki..kendine ayrı bir dünya kurman, "o"nu geçmişte bırakman hatta hiç olmamış gibi davranman an meselesiymiş gibi hisseder, bu kadar "kolay" olmasından korkarsın..bunca zaman, böyle kolayca bırakabileceğin bir şey için uğraştığına, binbir tür masal uydurduğuna, "ol"sun diye kendini paraladıklarına inanmak istemez, kendine "kendi"ni kabul ettiremezsin..

    kaç zamandır kendini "aşk" diye kandırdıkların, arkadaşlarına ağladıkların, "o olmadan yapamam ben" feryatların..sanki ilgi çekmek için yalandan ağlayan bebeğin sıkılıp susması gibi yok olacak, geriye kaldığı yerden hiç acı çekmeden başlayabilecek biri kalacak..

    unutmaktan, unutabilecek olmaktan korkarsın..
    ve işin kötüsü artık derdin "o" da değildir artık..derdin, "sen"sindir..
  • içini acıtan durumu kendince sevme durumu bence. ne olursa olsun zihninden atmak istemezsin hep kalsın istersin benliğinde. özellikle de yüzünü unutmaktan ve sana hissettirdiği o şefkati hissedememekten korkarsın. biliyorsundur, artık hiçbir zaman diliminde onu görmek sana nasip olmayacak, unutmaya mahkum kalacak işte asıl o zaman unutma korkusunu ta damarlarında hissedeceksin, tüylerin diken diken olacak. unutmaktan korktukça korktuğun başına gelecek. hatırlamak için iyice kaşlarını çatarak düşünmeye başlayacaksın. sen daha da korkacaksın...
  • (bkz: memento)
  • (bkz: kabadayı)
  • bu korkudan muzdarip insanları sürekli fişlerin faturaların arkasına, minik defterlere birşeyler yazarken görmek mümkündür.
  • eksilmekten korkmaktır.

    (bkz: #8182066)
  • kim bilir kaç zamanını, kaç zamandır tüm enerjini, tüm enerjinle inanmaya çalışma çabalarını, çabalayarak kendini "o"nun yanına sığdırma hayallerini, hayallerini gerçek zannetmek için gözüne çektiğin perdeleri, perdeler yıpranınca yaptığın yamaları, yamayarak halledemediğinde ağlayarak kabullenmeye çalışmalarını, kabullenemeyince kendinden yorulduklarını.. hepsini unutabileceğini, buna gücünün yetebileceğini ve işin kötüsü bu sürecin tahmininden de kolay olacağını düşündüğünde ortaya çıkan tuhaf korku.. boş çıkar ama genelde.. sevinsen mi, üzülsen mi?
  • aslında temelinde unutulmaktan korkmak yatar..
  • geçmişte nelerin unutulduğunu, ne sevinçlerin, üzüntülerin kaybolup gittiğini düşünürsek zaman zaman içimizi saran korkudur. an gelir acılarımızı ve o acıları uğruna yaşadığımız insanı unutmaktan korkarız. geçmiştekilerden farklı olsun isteriz, içinde yaşadığımız o an bizim için dünyanın durduğu andır ama insan günü yaşıyor. geçmişin sayfalarına eklendikçe ''bugün'' korkularımız da bir bir başımıza gelir. unutmak ya da unutabileceğini bilmek, bir an insanın içini ürpertir, kendinden soğutur. yaşamak için belki de düşündüğümüzden daha güçlüdür aklımız,ruhumuz. unutmaktan korkmak, kısaca kendinden korkmaktır...