şükela:  tümü | bugün
  • max payne video oyun serisinde söylenen, derin ve hastalıklı sözlerdir.

    max payne : onu öpmek, neden ve sonucun soğuk yasasını düşündürüyordu.

    max payne : mona’ nın ortaya çıkışı bir kargaşayı tetikledi; şizofreniyi.mutluluk hissettim, ama geçmiş kötülüklerin hepsine ait korkular da onunla beraber geldi.

    max payne : gözlerini kapatmak, seni; içinde olan karanlığa bakmaya zorluyordu.

    max payne : uzun zamandan beri uyumamıştım.uyuduğumda ise rüyalarım birer kabus oluyordu.bir kabusta; yaptığın her seçim yanlış olandır.

    max payne : uykudan uyanırken, dünya çok bulanıktır.rüyanda açıkça belli olan, bir anda hiçbir anlam ifade etmez hale gelir.gerçeküstü kurtuluşlar yok.kolay, sihirli bir çıkış yolu yok.ama aslında; artık uyanıksındır.

    max payne : gerçek, asla olmasını beklediğin gibi değildir.

    max payne : dairemdeki patlama bir yangın çıkartmıştı.alevler geçmişimi yakamazdı.sadece arkamdaki gölgeleri daha yükseğe sıçrattılar.

    mona:bu kadar korktuğun da ne ? benden ne istiyorsun ?
    max:max payne’ den istediğim şeyler(i).bir sigara.bir viski.güneşin parlaması(gün ışığı)için.uyumak istiyorum, unutmak için.geçmişi değiştirmeyi, karımın ve küçük kızımın geri gelmesini.sınırsız cephane ve öldürme yetkisi.ama o an; her şeyden çok onu istedim.

    max payne : bir şeyi istemekteki asıl sorun, onu kaybetme korkusudur, ya da hiç sahip olamama.işte bu seni zayıf kılar.

    max payne : mona’ yı seçmiştim.bu,(bana)onu kaybetmişim gibi hissettirmişti.

    alfred woden: erkeklerin sürekli savaşmalarının tek ve gerçek nedeni; aşk.

    max payne : kafamın içinde tik-taklayan bir bomba vardı.ne kadar çok olursa olsun, ağrı kesiciler onu durduramazdı.

    max payne : hepsi; zaman ve yere bağlı olan bir bakış açısı sorunu.aşk ve arkadaşlık.yaşam ve ölüm.

    vladimir lem : ironik değil mi ?
    max payne : ne ironik ?
    vladimir lem : ailenin ölümünden sorumlu olan adam için çalışan bir kiralık katile aşık olman.aşkın gözü gerçekten de kör.
    max payne : her şey kişinin kendine göredir.seçimler, cevaplar, iyi ve kötü.

    max payne : çok güzeldi.bana bu şekilde hissettirdiği için ondan nefret ettim.onunla olduğumda; artık cevaplarını duymak için istekli değildim.

    mona sax : kafamdaki mermi beni sana getirdi.

    max payne : artık tüm sevdiklerim gibi o da sonsuza kadar benim.(mona öldüğünde söylüyor.)

    max payne : rüyamda karımı gördüm.beni sevdiği için onu öldürüyordum.

    max payne : karımın rüyasını görmüştüm, o ölmüştü.ama artık bu sorun değildi.

    vladimir lem : varsayımsal olarak ,yapabileceğin tek şey yanlış olansa; o zaman gerçekten yanlış değildir değil mi ? yani bu daha çok, kaderdir.
    max payne : (ilerleyen bölümlerde, içinden söylüyor) vlad haklıydı.seçim denilen bir şey yoktu.sadece düz bir çizgi vardı.”neden ben ?” ya da “böyle olsaydı” diye sorduğunda yanılsama hemen arkasından gelir.arkana baktığında; budanmış bir bonsai ağacı gibi, dalları görürsün’ veya çatallanmış bir yıldırımı.eğer bir şeyleri daha farklı yapmış olsaydın, bu, sen olmazdın.arkasına bakıp, farklı bir takım sorular soran, başka birisi olurdu.

    max payne : gözlerin anlatamadığını iki tabanca hep anlatır.

    max payne : yapacak son bir şey kaldı. vlad’ in silahını geri vermek zorundaydım... her seferinde tek kurşunla.

    max payne : deliğin özelliği; çıkmak için ne kadar çabalarsan çabala, bir anda kendini yine düşerken bulursun.

    max payne : bitti diyerek kendime yalan söyledim. ben hala hayattaydım. sevdiğim ise hala ölüydü. bitmedi.

    max payne : körlerin dünyasında tek gözlü adam kral olur.

    max payne : (ağrı kesici alırken söylüyor) onların vücut zırhları vardı.benim de vardı.

    max payne : (ağrı kesici alırken söylüyor) şampiyonların kahvaltısı.

    max payne : (ağrı kesici alırken söylüyor) umutsuz bir adamın ganimeti

    max payne : (ağrı kesici alırken söylüyor) daima ölçülü şekilde,aşırıya kaçmadan

    max payne : (ağrı kesici alırken söylüyor) profesyonel bir atlet için yeterince iyiyse, benim için de yeterliydi.

    max payne : başım merhamet istiyordu.ellerim(ise) farklı düşünüyordu.

    max payne : bilmiyorum. belki de doğru adamın kafama bir kurşun sıkmasını bekliyorumdur ve onu henüz bulamadım.

    max payne : hepsi ölmüştü. aşk öldürür. onu sevmiş miydim? başka bir seçenek var mıydı?

    max payne : (pencereden atlarken içinden söylüyor) kuralları pencereden dışarı fırlattığınızda, garip olan sizin de aynı yolda gideceğinizdir.

    max payne : bunca zamandır ”uyuyan güzel” masalını yanlış biliyorduk.prens, onu uyandırmak için öpmemişti.yüzyıl boyunca uyuduktan sonra, uyanacak gibi görünen kimse yoktu; o, başka bir bakış açısıydı. prens, kendisini buraya getiren kabustan uyanmak için kızı öpmüştü.
  • limonda eksiymis.
  • ıt was a cold day in hell.

    alışkanlık oldu her üşüdüğümde bunu söylerim kendi kendime.
  • jack lupino: i have tasted the flesh of fallen angels... i've tasted the devil's green blood. it runs in my veins. i have seen beyond the world of skin, the architecture of blood and bone marrow... death is coming... she is coming, and hell follows with her. this is the twilight winter. i am ready to be her son! her time is now, and all who stand in her way must die! [laughs]

    meleklerin derisinin tadına baktım...şeytanın yeşil kanının tadına. damarlarımda dolaşıyor. tensel alemin ötesini gördüm, kandan ve kemik iliğinin mimarisinin... ölüm geliyor..o geliyor ve cehennem de onu takip ediyor. bu alacakaranlık kışı. onun oğlu olmaya hazırım. onun zamanı geldi ve karşısında duran herkes ölmeli! [manyak manyak gülüyor]
  • bir iskambil falında, çıkmıştık birbirimize
    o güzel kupa kızıydı
    sinek valesiydim bense
  • (bkz: honey i'm home) ilk max payne oyununun giriş repliği. o kadar beceriksizdim ki

    sürekli başa dönerdim. aklıma kazınmış çıkmıyor.
  • max payne : we'd only been married a short time. by now, she had been dead longer than ı knew her. ı still haven't really forgiven myself for the mona business, but ı knew that was just grief. the insanity that comes with losing the life you had built. michelle... ı missed her with every part of my being. ı hated the world for not killing me with her, and ı hated myself for allowing this to happen to her and our little girl.

    max payne: evlenmemizin üzerinden az bir vakit geçmişti, şu an onu tanıdığım zamandan çok daha uzun bir süredir ölü. mona mevzusu konusunda kendimi gerçek anlamda hala affetmedim, ama o kederdendi. inşa ettiğin hayatı kaybetmenin getirdiği cinnet. michelle...onu benliğimin tüm parçaları ile özledim. beni de onunla beraber öldürmediği için dünyadan nefret ettim ve ona ve küçük kızımıza olanlara izin verdiğim için kendimden nefret ettim.

    of ulan be of. içimde hissettim adamın acısını. sigara içiyor olsam bir tane yakardım.
  • --- spoiler ---

    angelo: dime? angelo punchinello here.

    max: angie! tell me, how much did dime cost you? i bet it was more than his name.

    angelo: max payne!?

    max: right the first time.

    angelo: you're dead, punk!

    max: you sure you're not confusing me with boris here? but you are right of course. pretty soon, we should get together and have a talk.

    angelo: you son of a -- [max hangs up the phone]

    --- spoiler ---

    oyun dünyasının açık ara en karizma karakteri bu heriftir.
  • mona sax için söylediği:
    "the trouble with wanting something is the fear of losing it, or never getting it. the thought makes you weak."
    mona sax'ın ölümünden sonra söylediği:
    "now, like all my loves, she is mine forever."
  • max, karısının göğsündeki kurşun deliğini yakuta benzetir;
    “kurşun deliği göğsündeki yakuttu, bembeyaz teninde kanı parlıyordu. o çok güzeldi.”
    - mp1