şükela:  tümü | bugün
  • ingilizce, yenilmemiş.
  • aynı zamanda caprica dizisinin birinci sezon dokuzuncu bölümünün adı.
  • william faulkner'in yapı kredi yayınları tarafından yenilmeyenler adıyla türkçeye çevrilen eseri. roman çocukluktan çıkmak üzere olan bayard sartoris'in ağzıyla yazılmış. romanın merkezinde yine iç savaş ve zenci sorunu var.

    --- spoiler ---
    ringo da bunu hissediyordu sanki ve görmeyi umduğu demiryolu, hızla giden lokomotif, onun bu duygusunu -o hareketlenmeyi, soydaşları arasında artık iyice artan o özgürce dolaşabilmek dürtüsünü- simgeliyor gibiydi; onlardaki bu dürtü, peşinden gittikleri, kendi derilerden daha kara, akıl dışı bir vehim, bir düş, anlamaları olanaksız; çünkü geçmişte kalan köklü gelenekleri olmadığı gibi, aralarındaki yaşlıların bile belleklerinde ötekilere anlatabilecekleri, "bulacağınız şudur" diyebilecekleri, hiç bir şey yoktu; ne ringo ne de ötekiler, bu umudun niteliğini anlayamazlardı ama umutlanmışlardı işte -türlü ırklardan insanlar arasında zaman zaman baş gösteren, niteliği belirsiz, karşı konulamayan, kitleleri evlerinin, bildik çevrelerinin güvenli ortamını tepip gözlerini bir umut, bir yıkım dışında her şeye kapayarak, bilmedikleri bir dünyaya doğru eli boş yola çıkmaya iten dürtülerden biriydi bu.

    --- spoiler ---
  • william faulkner ın büyük büyük babalarının hikayesini anlattığı belki de en kolay okunan eseri. amerikan iç savaşı nın 12 yaşındaki bir çocuğun gözünden kimi zaman mizah dolu, kimi de hüzünlü hikayesi. kuşkusuz 'güney' yenildi ama faulkner kitabın bir yerinde, kadınlar asla yenilgiyi kabul etmez, diye yazar. yenilmeyenler kadınlar ve çocuklar.

    yazar, bir yerde de edebiyatın, yazarlığın , biraz da 'yaşayamayan' insanların işi olduğunundan söz eder. en iyisi sözü ona bırakalım:

    ''...bu sırada o kadim ve ölümsüz yılan'ın ( y harfi büyük ) simgesi otuz yaşındaki kadınları ve yazılarında onları anlatan erkekleri düşündüm, yaşamla edebiyat arasında derin bir uçurum bulunduğunu anladım - anladım ki hayatı her yönüyle yaşayabilenler, yaşıyor; yaşayamayıp da bunun acısını içlerinde yeterince derinden duyanlar , yazar oluyorlar...'