şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: vitamin)in fazlaca alimi da urik asit olu$umuna neden olur.. (bkz: primitif) bir toplumda c vitamini, e vitamini, b vitaminini bolca almak sevap zannedilir. kutu kutu haplar yutulur, oysa (bkz: bobrek)leri yordugu gibi ayrica vitaminin direkt emilimine alistirir bunyeyi, sonra yediiniz meyveler sebzeler geldii gibi gider. doktor oetker.
  • (bkz: urisemi)
  • insanlarda bunu parçalayacak enzim bulunmadığından üreye çevrilemeden atılması gereken bir asit. aslında antioksidan özellikli güzel bişey olmasına rağmen atılamamasının nedeni suda çözünürlüğünün çok düşük olması. -bu nedenle bol su içmek gerekiyor- vücutta fazla bulunduğunda, suda çözünemediğinden kristaller halinde eklem boşluklarında falan birikme yapabiliyor. (bkz: gut hastalığı) ya da böbrek taşlarına yol açabiliyor. ha bi de aspirin* gibi kanın asiditesini yükselten şeyler, ürik asidin kandaki çözünürlüğünü daha da düşürerek, bunun böbreklerden atılamamasına neden olabiliyor. (kan testi yaptırmadan önceki birkaç gün aspirin almasanız iyi olur) kandaki normal değeri 3.5-7.2 arası. 6'nın üzerindeki değerler gut için riskli kabul ediliyor. vejeteryanlarda 3.5'e yakın değerler görülüyor. vücutta ürik aside parçalanan tipte protein içeren yiyeceklerin listesi nette rahat bulunabiliyor. özetlemek gerekirse: genelde sakatatlarda ve bazı balık türlerinde yüksek miktarda var. sakatat dışında kırmızı ette, beyaz ette ve fasülyede orta düzeyde bulunuyor.
  • (bkz: preeklampsi)
  • azotlu bileşiklerin, kuş gibi az su tüketimi olan hayvanlarda atılım formu.
  • fazlalığı gut hastalığına yok açmaktadır . çözcüm için kendi başınıza bol su tüketmek gerekir. en az 3 litre . ayrıca biberiye çayını günde iki kere içmek de çözümü hızlandırmaktadır. kanıtlanmıştır .
  • ara sıra* ayağımı yere bastırtmayan bir ağrıyla uyanıyordum. bu rahatsızlık bir iki hafta da beni süründürüyordu. zamanında yaptığım sert zemin koşularımın ve sık sık yaptığım uzun süreli yürüyüşlerimin bu kronik ağrılara neden olduğunu düşünmüştüm.

    soğuk su, sıcak su, bir sürü kreme rağmen ağrı bana mısın demiyordu. sonunda bir tanıdık "sen gut olmuşsun" deyince ihtimal vermesem de "bir araştırayım bakayım" dedim. meğer ürik asit yüksekliğinden akut atak oluyormuş. purin zengini gıdalar (et ürünleri, bezelye, karnabahar, nohut, deniz ürünleri, alkollü içecekler gibi) tükettikçe bu ataklar sıklaşıyormuş.

    "peki yok mu bu lanet olası ağrıyı azaltmanın bir yolu" diye soracak olursanız tamamen tesadüf eseri tanıştığım ve acıyı dayanılacak seviyelere indirip beni oldukça rahatlatan ilacın adını yazarak cevaplayabilirim: dex-forte. tabii siz yine de benim gibi yapmayıp mutlaka bir doktara gidin. muhtemelen kolşisin verecek ama ben bunun pek bir faydasını göremedim doğrusu.

    en önemli noktayı sona sakladım: bol bol su için.

    edit: uzun süreli ataklarda kolşisin olmazsa olmaz. ağrı için dex-forte şişlik için kolşisin.
  • ürik asit taşları medikal tedaviyle en iyi tedavi olan böbrek taşı türüdür.
  • kanımda çok yüksek seyreden ve bir türlü düşüremediğim nanedir. yıllardır yüksekti zaten, ben sallamıyordum. ancak 5 ay kadar önce hayatımın ilk gut atağını yaşamamla birlikte tedaviye başladım. maksimum 7mg/dl olması gereken değer, ilk gut atağımı yaşadığım sırada 10,5mg/dl idi.

    hekimin verdiği diyete uydum, 3 ayda 6 kilo verdim. ilaç kullandım. yapılması gereken hemen herşeyi yaptım. sadece alkol diyetine yüzde yüz uyamadım, haftada 2 gün alkol aldım ortalama. diyetten önce bu sayı hergün idi. haftada 1 belki dinlenirdim belki dinlenmezdim.

    sonuç, tüm çabalara rağmen düşmeyi bırakın yükselen ürik asit seviyesi. 3 aylık çabamın karşılığında 10,5 olan seviye 10,8mg/dl olarak çıktı.

    şimdi 1 ay kadar sonra tekrar kan vereceğim. bu süreçte ilaç dozu iki katına çıktı ama bu sefer de ben diyeti saldım. sikerler aga dedim. sıkı diyetteyken bir dönem insanları bile yürüyen lezzetli et parçaları olarak görüyordum. iyi birini kemirmedim. bakalım düşerse ekime düşmezse sikime kadar.
  • uzun süredir kesilmeyen kalp carpintimin nedeni olarak bunun vücuttan atılmaması olarak gösterildi.oncesinde kardiyoloji kalbin sapasağlam demesine rağmen çarpıntim geçmedi ve ben soluğu aile hekimine kan tahlili vererek aradım tiroid ve demir eksikliği sanarak.onlar düzgün çıktı ancak bu oran kanda 11.5 olarak çıkınca dahiliyeye bir görün denildi.fazla protein aldığım için diyetisyene yolladı ve bir ay sonra bunu uygulayıp tekrar dahiliye doktoruna görünmem gerektiği söylendi.

    şu an bütün yağlı yiyecekler yasak ya da çok az alınıp gunde 2.5 litre su içilecek.carpintim sürüyor ve bir ay sonra bu asitle ilgili hap yazacakmis.okuduklarima göre de düşmesi çok zormuş...hap almadan hapı yuttuk sanırım.

    edit: sıkı bir diyet sonrası ve günde içilen 2 litre su, 2 yemek kaşığı elma sirkesi derken 11.5 mg olan oranı 6.5 mg seviyesine indirdim. işin enteresanı tabanlarım ağrıyınca bu sabah soluğu dahiliye'de aldım kan testi yaptırıp amacım ilaç yazdırmaktı gut atağı geçirdiğimi sanıp ancak yapılan kan tahlilinde azaldığını öğrendim. tabana basamamak o gün birkaç eşya kaldırıp taşımıştım sanırım ondan oldu.