şükela:  tümü | bugün
148 entry daha
  • finalde dönerek uçan tekme atmış jordan peele. işte bu sebepten izleyicinin büyük çoğunluğu eleştirecek(mintik hitisi vir, inlimidim vs.). anlayan da az piç değilsin reis diyecek. onun dışında zaten get out ve alacakaranlık kuşağı ile fikrine, stiline, birikimine, şakalarına uyanmıştık, standardını somutlaştırdı, iyi iş. get out gibi bir filmden sonra bunun düşüş gibi gelmesi normal. filmler arasında uçurum yok esasında. yeni tanışılan biriyle ilk seks ve ikinci seks arasındaki düşüş gibi bir durum bu, normaldir.

    villeneuve'nin enemy'si ile ayoade'nin the double'ı arasına koyuyorum. filmin hakkı imdb ciğeriyle 6,7.
  • oyle bi filmdirki ya cok begenilir ya cok kötü denir. metafor var bir konu icinde farkli anlam iceren cok detay var. kurgusu basit islenmis sonu degisik bitiyor. oyunculuguda kendide güzel (bkz: lupita nyong'o)
  • kimse beğenmemiş ama ben 10/10 verdim. sinematografisi, müzikleri ve kafa karıştıran senaryosu ile 10 puanı hakediyor.

    evet, bir get out değil çünkü get out'tan daha iyi ve "derin" bir film. dediğim gibi; göndermeleri, akıl oynattıran hikayesi, finali, müzikleri ve sinematografisi ile alıverdi aklımı. beğenmeyenler ya filmi anlamayanlar ya da fragmana kanıp saf bir korku filmi beklentisiyle izleyenler. bizim millet istiyor ki bir katil olsun, milleti kessin, bir kaç da meme görelim, bittiii. film hakkında ilk başta olumsuz yorumlar yapanlar sinemaya bu beklentiyle gidenler bence. malum ortama düştüğü için zaman geçtikçe izleyiciler beğeneceklerdir. yani umarım.

    nette filmde aslında neler olup bittiği hakkında her okuduğum şey bana "neler kaçırmışım" dedirtti. her okuduğum yazı ve teori ile filme hayranlığım kat be kat artıyor. us, yılın en iyi korku filmi ve yılın en iyi filmlerinden biri. beğenmeyenlerin bu başlık altında da yazılan açıklamaları okumalarını öneririm. "makası tulumu nereden buldular?" falan boş işler.

    jordan peele yine döktürmüş. kendisini kutlarım. ama kendisini donnie darko ile parlayan yönetmen richard kelly'ye benzetiyorum. o da donnie darko ile patlama yapıp yine çok beğenilmeyen iki film daha çekmişti. umarım sonu benzemez.
  • yazacak çok şey var ama finalde çok uzun zamandır herhangi bir filmde demediğim wtf lan! ı dedim. kesinlikle bir kez daha,daha dikkatli bir şekilde izleyeceğim.
  • get out'un fersah fersah altında kalmış jordan peele filmi. vizyondayken yakalamak istemiştim ama olmadı, malum ortamlar sağolsun henüz izleyebildim. hikayesi ilgi çekici gözükse de anlatımını oldukça zayıf ve heyecansız buldum. başarılı çekimleri ve akışa güzel entegre edilmiş müzikleri dışında pek de hatırlanacak bir film olduğunu düşünmüyorum. yine de yönetmene olan ilgi ve merakımı kaybetmedim. gelecek işlerini merak ediyorum. daha önce de yazılmış, tıpkı shayamalan'ın ilk dönemleri gibi kaygan bir zeminde yürüyor jordan peele. umarım kariyerleri benzemez.
  • 6/10

    yazmak istediklerimin cogu yazilmis fazla uzatmiycam

    -s!-

    ben gerilim/korku filmlerinde atmosferi dagitan diyaloglari hic sevmiyorum,aile babasi rolundeki eleman dogaustu bir olay yasiyor,ölumden dönuyor yetmiyor adam olduruyor ama ailesinin yanina dondugunde kurdugu ilk cumle

    "bir daha bot larla isim olacagini sanmiyorum."

    bu ne amk !!!!!

    -s!-
  • --- spoiler ---

    yukarıdaki kadının aslında yer altındaki zombilerden olduğunu, yukarıdaki kızın arabayla yer altındaki kopyasını arabayla ezdikten sonra, yer altındaki kızı öldürmeye kıyamadığında ve yukarıdaki çocuk yanmadan evvel onu öldürmeye kıyamadığında anlamıştım. sonuçta anne yüreği bu; asıl çocuğunu öldürmeye kıyamıyor.
    --- spoiler ---
  • spoiler

    yani çok övüldü ama jordan peele kör gözüm sinema yapmaya devam ediyor. get out'ın en büyük sorunu buydu. iyi bir fikir, yönetmenlik ve reji fena değil, senaryo kötü değil ama bir süre sonra ırkçılığı, beyazların yaşamına dair hicvi kör gözüm şeklinde yansıtıyordu. gene kötü değil ama onca olumlu eleştiri ve ödüllerden sonra bu durum iyice göze batmıştı. us'ta da bu kör gözüm tavrı devam ediyor. misal en göze batan örnek filmin adı. biz zaten "biz/birleşik devletler" (us/u.s.-united states) açıklama yapılmasına ihtiyaç duymadan anlarken adam filmde karakterlerine önce "us", sonra "united states" dedirtiyor. film böyle sürüp gidiyor. tamam, belki diğer sahneler bunun kadar göze sokulmuyor ama gene de bilal'e anlatır gibi anlatmış öyküsünü peele kardeşimiz.

    us kötü bir film değil. gene etkileyici fikirler mevcut. misal klasik korku teması olan evin yabancılarca istila edilmesi temasını alıp değiştirmesi, bu temadaki "yabancılar"ı (filmlerde istilacı yabancılar genelde ruslar, çinliler, müslümanlar vs -o dönem amerika kimi düşman olarak görüyorsa-) şutlayıp onlar yerine "amerikalılar"ı koyması (yani amerikalıların düşmanı olarak amerikalıları konumlandırması), klonlar öyküye dahil edilmeden evvel bunları keyifli sembollerle çıtlatması (makas, saat 11 : 11 vs), çocuğun ailesinin yanında dahi bir maskeyle yaşaması (üzerine düşünülesi), erkeğin işlevsizliği (bunun da üzerine düşünülesi), filmin kahramanının (adaleide) aslında filmin kötüsü olması... güzel fikirler mevcut. bu fikirler fena işlenmemiş. senaryonun durumu böyle. yönetmenlik de fena değil. misal sahnelerin çoğu aslında komik (bilinçlice yapılmış bence), ama peele bu sahnelerde hem güldürmeyi hem germeyi başarıyor. tamam, gerçekten de gerilmiyoruz ama en azından karakterlerimizin klonlarından kurtulup kurtulamayacaklarını merakla izliyoruz. misal adaleide'ın klonunun konuştuğu sahneler komik ama peele bu sahneleri heyecanlı hale getirebilmiş.

    lupita nyong'o açık ara filmin en iyisi. winston duke ortalama. elisabeth moss kısa sahnesinde fena değil. çocuklar eh işte deyip senaryoya dönersem... artıları saydım. eksilere gelirsem... finaldeki twist sanki olayları karmaşıklaştırmış (olumsuz anlamda). şimdi esas adaleide (ad) küçükken luna parktaki aynalı odaya giriyor, orada kötü klonu tarafından kaçırılıp odaya hapsediliyor, sonra klon, ad'in ailesine gidiyor ve rol bile yapmıyor ama peki soru şu: büyüdüğünde neden travmalıydı ad? odadaki esas ad'in kelepçeyle çıkagelmesi fikrini sevdim ama ortada mantıksız sahneler mevcut. sanki her şey yazıldıktan sonra "haydi seyirciyi finalde ters köşeye yatıralım, adeta bir şamalayan gibi bir tüvist patlatalım" demişler de finalde arabadaki ad'in aslında klon olduğunu yazmışlar gibi... cümle yamuk oldu biraz, demek istediğim bu ad twisti yama gibi duruyor. korku filmlerinin klişeleriyle dalga geçerken o klişelerle filmi bitirmek de ilginç doğrusu... bir de senaryoya derin denip duruyor ama mesajlardan olaylara her şey yüzeysel geldi bana.
    son kertede... vasatı aşamıyor film. ilk saati iyi, sonra en klişesinden bir distopik film oluvermiş. finaldeki twist de olayları mantıksızlaştırmış.

    spoiler
89 entry daha