şükela:  tümü | bugün
  • üsküdarlı şeyh muhammed nasûhî efendi, 17-18. yüzyıllar arasında üsküdar’da yaşamış mutasavvıf bir şairdir. nasûhî, gençlik yıllarının daha ilk evrelerinde tasavvufa merak sarmış, uzun süre sûfî meclislerinde sohbetlere katılmış ve sonunda atîk vâlide tekkesi’nde irşad hizmetinde olan ve o dönemde karabaş-ı velî lakabıyla tanınan şeyh ali atvel’e intisap etmiştir. üstâdının vefatından sonra kendi adıyla anılan nasûhiyye-i şa’baniyye’yi kurarak erkânını devam ettirdi. mutasavvıf muhammed nasuhi, yaşadığı dönemde gerek halktan ve gerekse devlet ricâlinden pek çok kişiyi sohbet ve eserleriyle eğitip irşad etti. yûnus emre’den beri devam edip gelen ve niyâzî-i mısrî’de zirveye ulaşan “ledünnî dil”in tercümanlarından biri olan nasûhî efendi, üsküdar’da salacak mahallesi’nde doğancılar caddesi üzerindeki dergâhında, 15 ağustos 1718 tarihinde vefat etmiş, na’şı dergâh içindeki türbesine defnedilmiştir. (mustafa tatcı,divanını hazırlamıştır ve kaknüs yayınlarından basılmıştır)
    sedat anar , nasuhi efendinin,niyazi misri için yazdığı şiiri bestelemiştir.(bkz: https://www.youtube.com/watch?v=p3fxdkyuocg)daha değişik bir formatı da şöyledir.(bkz: https://www.youtube.com/…jicypddr892ucbseja&index=8)
    şiir de şöyledir:
    yanma gönül nuru cemal sana ya hu görünür.
    bakma gayra izz-ü celal sana ya hu görünür.

    aşık sine çak olup tiri belaya hedef ol
    birgün olur lütfi kemal sana ya hu görünür

    misri veş bu çekdi ise nefy-ü bela
    fazlı haktan mehdi misal sana ya hu görünür