şükela:  tümü | bugün
  • bilinen ve/ya dogru olarak kabul edilen belirli önermelerden baska önermeler çikarma, muhakeme, konuyu düsünüp inceleyerek karar verme.
  • argüman için de kullanılan sözcük.
  • bilinen önermelerden bilinmeyen önermeleri çıkarmayı dile getirir, başka bir deyişle belli bir takım önermelerden mantıksal ilerlemelerle sonuç çıkarmaktır. örneğin buğdayın besleyici olduğunu ve ekmeğin buğdaydan yapıldığını biliriz, doğru olduklarını bildiğimiz bu önermelerden ekmek besleyicidir sonucunu çıkarırız; bu, bir uslamlamadır. bu yüzden uslamlamaya us yürütme de denir. mantık, uslamlama bilimidir. bir önermenin doğru olup olmadığı, mantığın işi değil, o önermenin ilgili olduğu bilimin işidir. mantık, bir önermenin doğru olup olmadığını bilemez, sadece "a önermesi doğruysa b önermesi de doğru olmalıdır" der, uslamlama da budur.
  • (bkz: tümevarım)
  • psikolojide arka arkaya gelen zihinsel etkinliklerle, bir insanın bir başlangıç yargısından bir son yargıya geçişi.
  • "akıl yürütmek yerine ne desek de daha akademik, daha havalı olsa"nın sonucu ortaya çıkmış olduğundan emin gibiyim.

    tümevarım'ın afillisi.
  • türkçe psikoloji - felsefe kitaplarını anlaşılmaz kılan bir diğer kelime! öyle bir kelime koyalım ki okuyanın zihninde hiçbir şey canlanmasın haydi bakalım diye düşünüp yapıyorlar bunu eminim! akıl yürütmek desene kardeşim! muhakeme desene!
  • ne vakit bir metinde karşıma çıksa, unla yapılan yöresel bir yemeği çağrıştırır bana. gözlememsi... sanki unu-yağı biraz fazla kaçmış uslamlamamı henüz yemişim gibi bir his oluşur bende.

    sanırım gözleme / gözlemek benzerliğini de entry'yi yazarken fark ettim...