şükela:  tümü | bugün
  • bicim, tarz, yol, yordam, yontem
    minval anlamina gelen kelime..
    dogru yazilisi "üslûp" tur..
  • saygideger tdk tarafından biçem olarak türkçeleştirilmiştir.
  • bir muzik terimi olarak, uslup.

    //(...) üslûp, üreten kişiyle ilgili bir terimdir. bir diğer deyişle, yazarın, heykeltraşın, bestecinin üslûbu vardır ve tümüyle o kişiye özgü bir üretim anlayışını ifade eder. (...) //

    onur akdogu

    kaynak:

    www.onurakdogu.com/web1.htm

    kar$ila$tirarak (bkz: tavir/2) #1539406
  • (bkz: usul)
    (bkz: still)
  • benim adım kırmızı'da bir bölüm ayrılmış ve felsefi olarak tanımlanmaya çalışılmış kişiye özgü yol, yordam manasındaki kelime. ancak orhan pamuk, bir yanlışın bile nasıl taklit edile edile sanki doğrusuymuş gibi yerleşebileceğini minyatürdeki üslup üzerinden giderek anlatmış, herkesin bütün değer yargılarını yeniden gözden geçirmesini ima etmiştir gibi gelmektedir bana..
  • üslûp diye yazilir, üs-luğp diye okunur pek güzel pek hoş bir kelimedir, muhtemelen usül kelimesinden türemiş, dile gelmiştir. bu halde usül'den üslup türemesi de ayrı bir hoştur, noktaların associative özelliğini görebiliyoruz (assoşieytiv) ve bir kelimeden ne kadar çok zevk alabiliyoruz istersek demek. (eveet)
  • tek bir içeriğin nasıllığıdır
  • (bkz: biçem)
  • (bkz: stylistics)
    (bkz: biçembilim)
  • tdk, türkçe sözlük'te üç karşılık vermiş:
    1. anlatma*, oluş*, deyiş* veya yapış biçimi, tarz. "akşam içinde en büyük üstatların eserleri kadar mükemmel ve muhteşem olan tabiat bize bir eda ve üslup dersi verir." abdülhak şinasi hisar.
    2. bir sanatçıya, bir çağa veya bir ülkeye özgü teknik, renk, biçimlendirme ve söyleyiş özelliği, biçem, stil. "bu üslup ruhumun yazıma akseden hâletini gösteriyor." refik halit karay.
    3. (edebiyatta) sanatçının görüş, duyuş, anlayış ve anlatıştaki özelliği veya bir türün, bir çağın kendine özgü anlatış biçimi, biçem, tarz, stil. "üslub-u beyan aynıyla insandır" yahya kemal beyatlı.

    göründüğü kadarıyla, bu tanımlar arasında -özellikle de ikinciyle üçüncü arasında- pek bir fark yok. peki üslup hakkında bunlar dışında bir şey söyleyebilir miyiz? eğer amacımız lise yıllarının gözde tartışma konularından biri olan "sanat sanat için midir, yoksa toplum için mi" başlığına bir kardeş yapmak değilse, bu sorunu yanıtının "hayır" olması gerekir.

    yalnız bir de "öz mü önemlidir, biçim mi" tartışması vardır ki, üslup konusuyla doğrudan ilişkilidir. insanlar zaman içinde üslubu unutma eğilimi içine girdiklerinden biçim ile karıştırmışlardır (bkz: biçem). artık hatırlayarak diyebiliyoruz ki, bir şeyi söylerken samimiyseniz onu ancak tek bir biçimde söyleyebilirsiniz. o da sizin üslubunuzdur. ne demişler: üslub-u beyan aynıyle insan.