şükela:  tümü | bugün
  • north carolina sınıfı, sınıfına adını verip deniz muharebe taktiklerinde devrim açan güzeller güzeli savaş gemisi. yarattığı devrim ve bu geminin önemini iyice kavrayabilmek için eskilere ve onu meydana getiren hikayeye inmek lazım.

    amerika birleşik devletleri, günümüzde halen aktif bir şekilde yürüttüğü "tehlikeyi vatan toprağına yaklaşmadan uzaktayken yok etmek" olan askeri savunma yöntemini daha 1800'lerin son yıllarında jeostratejist ve amiral alfred thayer mahan'ın doktrini ile hayata geçirmeye başlamıştı. mahan, bu doktrinin sağlıklı bir şekilde uygulanabilmesi için bir devletin en büyük ve olmazsa olmaz aracının çok güçlü bir donanma olduğunu sentezlemiş ve bunu amerikan kongresi ile savunma bakanlığına kabul ettirmişti. akabinde sivil savaştan çıkalı çok olmayan abd, o yıllar dünyanın en büyük süper gücü olup "gün batmayan imparatorluk" çağını yaşayan, ayak bastığı her toprağı sömürgeleştiren viktoryen(victorian) ingiltere'nin olası bir istilasının fikrinden bile ürküyordu. ingiltere'nin kraliyet donanması(royal navy) dünyanın en güçlüsüydü ve almanya ile fransa da bu sömürge yarışında yer almak için hızlıca ve ardı ardında savaş gemileri indiriyor, büyük donanmalar inşa ediyorlardı.

    amerika, ilk ciddi donanma güçlendirme işine 1910'larda üretilen south carolina sınıfı savaş gemileri ile girdi. teknolojinin o yıllarda hızla ilerlemesinden ötürü her üretilen savaş gemisi sınıfı bir öncekini antika bırakıyordu. ama abd özellikle new york sınıfı savaş gemileri uss new york ve uss texas ile teknoloji olarak ingiliz donanmasının en güçlü savaş gemileri olan yeni queen elizabeth sınıfı savaş gemilerine(ki en ünlüsü efsanevi hms warspite) yetişmişti. abd bununla da durmadı, önce pensyllvania sınıfı(pearl harbor'da patlatılan ünlü uss arizona), sonra da new mexico sınıfı ve colorado sınıfı ile ingiliz donanmasının gemilerinden bile çok daha güçlü savaş gemilerini 10 yıl içinde üreterek royal navy'ye dünyadaki tek rakip donanma haline gelmişti.

    savaş gemisi dendiği zaman, doğal olarak akla 1. ve özellikle 2. dünya savaşındaki çelik zırhlı, devasa toplu savaş gemileri gelir. bu gemilerin rolü, japonya 1. dünya savaşı'ndan önceki rus-japon savaşının sonundaki 1905 tsushima deniz muharebesi'nde rus baltık donanmasını çok uzun mesafeden isabetli top atışları ile yok ettiğinde ortaya çıkmıştı. bu muharebeyi çok iyi etüd eden ingiliz deniz amirali sir john fisher, savaş gemilerinin geleceğinin uzak mesafeden isabete dayanan büyük çaplı top atışlarında olduğunu farketmiş ve hms dreadnaught'u tasarlayarak denizcilikte geri dönülemez bir devrime imza atmıştı. ve 1905'ten itibaren uss north carolina'nın hizmete girdiği 1940 yılına kadar üretilen tüm zırhlı savaş gemilerinin teknik görevi, uzaktan top atışı yapmak oldu.

    uss north carolina, daha inşaası sırasında normal bir savaş gemisinden daha uzun olan gövdesinin estetik ve güzel duruşu sebebiyle "showboat", yani "gösteriş teknesi" olarak adlandırılmaya başlamıştı. hakikaten günümüze kadar üretilen tüm savaş gemileri içerisinde bismarck ve nagato ile birlikte en güzeli olarak kabul edilir. ama uss north carolina'yı o güne kadar üretilmiş olan tüm zırhlı savaş gemilerinden farklı kılan unsur hızı oldu. hızının yüksekliğinden ötürü tarihteki ilk "fast battleship", yani "yüksek süratli savaş gemisi" oldu.

    uss north carolina'nın kaderini belirleyen ise 1941 yılındaki 3 olay oldu: 27 mayıs'ta bismarck'ın batırılması, 7 aralık'taki pearl harbor saldırısı ve 10 aralık'ta hms repulse ile hms prince of wales'in batırılması. bu üç hadisede de belirleyici unsurun uçaklar ve havadan gelen, ister torpido ister bomba şeklindeki türlü saldırılar olmasından ötürü amerikan donaması uss north carolina'daki birçok ikincil topu sökerek yerlerine birçok sayıda 40mm'lik bofors ve oerlikon uçaksavar silahları koydu. hatta o kadar bokunu çıkardılar ki geminin 16 inch'lik 9 topunun bulunduğu 3 taretin üstünde bile flak dediğimiz bu silahlardan monte ettiler. ve gemiyi bir efsane haline getiren süreç de böyle başlamış oldu...

    uss north carolina, kızkardeşi uss washington ile birlikte pasifik'teki neredeyse tüm çarpışmalarda yer aldı. uçaksavar sistemleri o kadar güçlü ve mürettebatı o kadar yetenekliydi ki, doğu solomon adaları muharebesinde abd'nin efsanevi uçak gemisi uss enterprise'ı batırmaya gelen japon hava kuvvetlerinden 14 uçağı sadece tek seferde düşürerek enterprise'ı kurtardı. bu muharebe sırasında geminin her tarafındaki uçaksavarların durmaksızın ateş etmesinden ötürü gözün gözü görmediği alevler ve dumanlar yükseldiğinden, enterprise'ın subayları endişeyle uss north carolina'nın ateş aldığını ve bir an yangına kapılıp patlayacağını düşünmüşlerdir.

    işte bu olay sayesinde, uçakların varlığı ile bir anda hantal birer hedef haline gelen zırhlı savaş gemilerinin, uçak gemilerine eskort olduğunda ortaya çıkan muazzam hem defasif hem de ofansif ateş gücünün geçilemez olduğu anlaşıldı ve savaş gemilerinin rolü, 2. dünya savaşının sonuna kadar uçak gemilerine hava ve kara savunması olarak evrim geçirerek yaşadı.

    uss north carolina, kariyeri boyunca 100'den fazla uçak düşürdü, hemen hemen tüm deniz muharebelerinde yer aldı ve görevden alındığı tarih olan 1947'ye kadarki 7 yıllık ömrü boyunca 15 muharebe yıldızı ile ödüllendirilerek tarihteki en kıdemli savaş gemisi oldu. japonya'nın koşulsuz şartsız teslimiyetini imzaladığı 2 eylül 1945'te abd'nin savaşta çarpışmış olan tüm savaş gemileri tokyo limanı'nda demirlemiş gövde gösterisi yaparken, uss north carolina hala liman açıklarında olası bir saldırıya karşı nöbette duruyordu.

    denizcilik tarihinin bu en önemli ve güzel savaş gemilerinden birini günümüzde hala görmek mümkün. north carolina eyaleti ve halkı kendi aralarında para toplayarak gemiyi sökülmekten kurtardılar ve bu efsane, günümüzde bir müze olarak ziyaret edilebilmektedir.

    uss north carolina müzesi