şükela:  tümü | bugün
  • müritleri tarafından gerçek uşşaki tarikatı bu değil gerçeği güzel denmeye başlanan rezalet tarikat.

    ulan nasıl bir mürit ki bunlar düşünün, şeyhleri kız taciz etmiş. durumu sorgulayıp bu ne lan? demiyorlar. gidip kızın babasına saldırıyorlar.

    böylesinde beyin denen organın olmadığını biliyorum zaten ama bu kadarı da insanı şok ediyor.
  • hüseynî tarikatinin baş düşmanı, nihavend tarikatinin de amca oğludur.
  • a,b,c hepsi aynı.bu a,b,c lere inananlar için ne söylesek boş.bir ülke geleceği için bilimden ayrılmamalı.ama kime söylüyoruz..
  • son yaşanan ahlaksızlığın haricinde, milli varlığa zararlı bir yapılanmadır. mustafa kemal başta olmak üzere devlet büyüklerimizin ve cumhuriyetimizin aleyhinde söylemlerde bulunmaktadırlar.
  • şimdi bu tarikatın mensupları burayı okuyordur eminim. size küfretmek, nefret kusmak yerine belki işe yarar diye bir şeyler söylemek istiyorum. o yaşadığınız minicik yerde, bir adamın sizi konuşmaları ve size anlattıkları ile çok fazla etkilemiş olmasını anlıyorum ama eğer birazcık internet kullanmayı bilirseniz, belgesel izlerseniz, mucize denilen şeyleri biraz sorgularsanız. ve kutsal kitabınızın mealini okursanız aslında bu güne kadar çok büyük bir kandırmacanın içinde olduğunuzu anlayacaksınız. kandırılıyor olma ihtimalinizi biliyor ama sorgulamaktan kaçıyorsunuz. ya bir gün doğru çıkarsa? ya çok geç olursa?
  • başlarındaki adamın, pedofili haberleriyle duyduğum tarikat. her fırsatta, o kızın o saatte dışarda ne işi varmış? öyle giyinmeseymiş, türk aile yapısına ters gibi saçma konuşmalar yapanlar nerede? türk aile yapısında var mı eşini, çocuğunu elin herifinin evine hizmetçi diye yollamak? adam çocuğunu taciz ettim diyor konuşuyor, hala efendim diyor telefonda baba. bokunuzda boğulun dicem de aklım o küçük çocukta.
  • " kim bunlar? " diye merak edenler var ise anlatayım;

    baştan söyleyeyim. ne yereceğim ne de öveceğim. bu yazı sadece bilgilendirme içerecek. pek tasavvufî terim kullanmamaya çalışacağım.

    uşşâkîlik, halvetiyye tarikatının bir koludur ve kurucusu hüsameddin uşşakî'dir.

    halvetiyye, " tarikatların anası " olarak anılan ve günümüzde islâm aleminin en çok mensubu bulunan tarikatıdır.
    halvetiyye'yi istanbul'a taşıyan kişi kanunî sultan süleyman döneminde yaşamış cemaleddin karamânî'dir.
    halvetiyye esasen dört kola ayrılır:

    - şemsiyye
    - cemaliyye
    - ruşeniyye
    - ahmediyye

    işte uşşâkîyye de ahmediyye'ye bağlı bir silsiledir.

    uşşâkîler, " açlık ile nefs terbiyesi " konusunda belki de türkiye'deki en sert uygulamalara sahip olan tarikattır. aslında bu halvetiyye'nin bir iki alt kolu hariç hepsinde yaygındır.
    ekşi sözlük te sürekli eleştirilen sapkın bir yazarın da ahmediyyelerin mısriyye kolundan olduğunu düşünüyorum çünkü bu tarikatteki dengeler oldukça hassastır ve muhyiddin arabî'nin vahdet-i vücud görüşü büyük önem arz etmektedir. lâkin tarikatın ileri gelenleri muhyiddin arabî'nin kitaplarının okunmasını bile yasak etmiştir.
    çünkü bu sapkın yazarda da görüldüğü üzere kişi imanını yitirip, sünnetleri hatta bazı farzları inkâr edebilecek hâle gelebilir.
    ayrıca benimle de arada sırada sohbet edip bu sapkına karşı söylemlerim yüzünden " biz onun iyi yanlarını görüyoruz " diyen arkadaşlara da yazıklar olsun demek istiyorum. adam kalbinizden imanı söküp sizi islâm ile alakası olmayan budizm benzeri bir şeye sürüklüyor siz hâlâ bir köpeğe kölelik etme derdindesiniz. yazık.

    devam edelim;

    hüsameddin uşşakî, buhara doğumludur. 15. yüzyılın son çeyrek diliminde doğduğu düşünülür.
    kendisi de çoğu tarikat ehli gibi bir rüya sonucunda malı mülkü bırakıp tasavvufa yönelmiştir. bu dönemde anadolu, tarikatler yurdudur ve hüsameddin uşşakî de uşak'a gelerek halvetiyye şeyhlerinden ahmedi semerkandî'ye intisap etmiştir.

    ismail saymaz, uşşakîler için " merdiven altı tarikat " demiştir, ben katılmıyorum.
    ismail saymaz'a göre merdiven altı olmayan tarikatler osmanlı imparatorluğu tarafından resmen tanınmış, geleneği ve silsilesi olan tarikatlerdir ve uşşâkîler böyle değildir! fakat durum tam tersi.

    hüsameddin uşşakî, uşak'taki dergahında artık tarikatın şeyhi konumuna yükselmişken kanunî sultan süleyman'ın torunu şehzade murad, kendisine bir mektup yazarak tahtın kendisine nasip olması için dua istemiş ve hüsameddin uşşakî de şehzadeye cevaben " şehzade yola çıksın. osmanlı tahtı onu beklemektedir! " demiştir.
    sahiden de bu sırada şehzade murad'ın babası ikinci selim vefat etmiş ve osmanlı'nın yeni padişahı üçüncü murad olmuştur.
    bu olaydan sonra padişah, hüsameddin uşşakî'yi istanbul'a davet etmiş ve kasımpaşa'da onun için bir tekke inşa ettirmiştir! işte uşşakîlerin günümüzde de merkez kabul ettikleri kasımpaşa'ya yerleşmeleri bu tarihte gerçekleşmiştir.

    1593'te hac dönüşü vefat eden hüsameddin uşşakî'nin kabri de kasımpaşa'daki bu tekkede bulunmaktadır.
    naaşı istanbul'a getirildiğinde onu karşılayanlar arasında aziz mahmud hüdai efendi de vardır.

    günümüzde bu tekkenin de bulunduğu âsitânenin sorumluluğu uşşakî vakfı'na aittir. vakfın resmî sayfasında da yazdığı üzere vakıf, hüsameddin uşşakî'nin oğullarından istanbul kadısı mustafa efendi tarafından kurulmuştur. bu arada şeyhin diğer oğulları da kadılık görevlerinde bulunmuştur.
    vakıf daha doğrusu uşşâkîler musikiye de büyük önem verirler ve türkiye'de tasavvuf musikisinde en tanınmış isimlerin neredeyse hepsi bu tarikate bağlıdır.

    şu sıralar iğrenç bir olayla gündemde olan fatih nurullah adındaki adam, kendisini uşşakî şeyhi ilan etmişse de vakıf bunu inkâr etmiştir.

    tarikatlerde " el almak " diye bir tabir vardır. yani halihazırdaki şeyh, müridlerinden birine el verir ve yeni şeyhi böylece ilan eder. fatih nurullah ise kasımpaşa'daki dergahta kaldığı yıllarda şeyh olabilmek için çok uğraşmışsa da bu kabul görmemiştir. hatta uşşakî vakfı tarafından dışlanmıştır.
    fakat fatih nurullah, bir dernek kurup kendisini uşşakî şeyhi ilan etmiş ve bir anda binlerce mürid bulmuştur kendisine.
    youtube'da fatih nurullah ve müridlerinin zikir görüntülerini bulabilirsiniz.
    bu şekilde bir ayrılık ali kangel aracılığıyla süleymancılarda da var ki zannediyorum iki üç sene önce bir sürü öğrencinin yurtlara girişi bile yasaklanmıştı.
    fatih nurullah'ın ismail ağa cemaati'nden cübbeli ahmet ile yıllardır süren sert tartışmaları vardır. bunları da youtube'dan izleyebilirsiniz.

    uşşakîler kuruldukları ilk asırlarda kuudî yani oturarak zikir yapmaktalar iken zamanla özellikle bektaşî etkisiyle devranî zikirlere başlamışlardır. bunun nasıl yapıldığını da şuradan izleyebilirsiniz:

    .........

    ayrıca fatih nurullah'ın " elimi öpen cennet'e gider " dediği görüntüler için buyrun:

    eyvah eyvah

    fatih nurullah'ın propaganda kanalı ise nurani tv'dir.

    başta uşşakî vakfı olmak üzere uşşâkîyye mensubu birçok kişi ve kurum fatih nurullah'ın uşşakîliğini reddetmiştir.
    bu zat kendisini mehdi dahi ilan etmiştir ama buna şaşırmıyorum. türkiye'deki hatta dünyadaki tarikatlerin çoğu şeyhine mehdi gözüyle bakmaktadır.

    uşşakî tarikatı, günümüzde istanbul kasımpaşa'da yoğunlaşmış olsa da marmara bölgesi'nin tamamında ve bazı arap ülkelerinde çeşitli faaliyetlerini sürdürmektedir.
    ilginçtir ki bu fatih nurullah, uşşakî vakfı'ndan daha çok maddî gelire sahiptir ve daha çok yerde müride sahiptir.

    başına sarık sarar,
    kendine mürit arar,
    ilmi yok neye yarar,
    ahir zaman şeyhleri!

    ~ hoca ahmed yesevî ~
  • derhal kapatılması gereken tarikat. diğer yapılanmalara da ders olsun maksat.
  • bu uşşaki tarikatı halvetiliğe bağlı olan tarikat ise halveti çok yanlış anlamış pedofili, sapık şeyhleri.

    halvet yalnız kalmak demektir ve halvetiligin kurucusu kırk çile çekmiştir. her çile zaten kırk günden oluşur. 1600 gün asgari uyku, asgari yemek ile ağaç kovuğunda ibadet etmiştir. dindar ya da tarikat destekleyen biri değilim fakat tarikat öğretilerine aşinayım, kimseye zarar vermeden kendini dine adayanlara, kalpten inananlara da saygı duyarım.
    tarikatların bir çoğu aslında alçak gönüllü olmayı, kötülükten uzak durmayı, ibadet etmeyi öğütler. mevlevilik, kalenderilik, melamilik, bektaşilik; bunların çoğunda dervişler bir hırka bir lokma anlayışı ile yaşarlar, dilenirler ve bundan kazandıklarını ihtiyaç sahiplerine dağıtırlar. melamilerde sağ elin verdiğini sol el bile görmez. tabii tüm bunlar geçmişte kaldı ya da bize öyle öğretildi. teorik olarak her şeyde iyiyiz ama pratikte bokunu çıkarıyoruz. şimdi şeyh olduğunu iddia edenler milleti söğüşleyip varlık içinde yaşıyor, altından tahta biniyor, yetmiyor milletin karısına kızına uçkur çözüyor.

    atatürk zamanında bunların önünü keserek çok doğru bir karar vermiş, bazıları bu günlere gelseler de zamanla kendilerini bitirecekler.