şükela:  tümü | bugün
  • sözlükte o kadar aradım bulamadım ama sanırım efsane nesil serisi kapanmadan bahsedilmesi gereken bir başka nesil. lan gerçekten kimse neden bahsetmemiş? bizim eski mahallede buna benden başka maruz kalan en az iki kişi daha biliyorum. genelde evin anahtarının içeride unutulduğu durumlarda iş başına geçerdi bu nesil.

    o zaman dokuz on yaşındayım üst katımızdaki dairede teyzemler oturuyordu bizim evin anahtarı ise içeride unutulmuştu. sonra evin kapısını içerden açmak için beni seçmişlerdi bizimkiler. şimdi düşününce neden bir çilingir değil de ben hiç bir fikrim yok amk. neyse eniştem geldi bi torba giydirdi bana sonra o renkli ucuz çamaşır iplerinden birini üç dört kez etrafımda sardı. sonra balkon korkuluğuna çıktım. aşağı en az on beş metre dördüncü kattayız. derin nefes aldım ve baş parmağımla "ok" işareti yaptım. enişte ipi sarkıtmaya başladı ve ben ayaklarım yerden kesik havadayım. o ara ip sallanmaya başlayınca kafayı balkon duvarına vurdum bi kaç kez. "enişte we have a problem" dedim ipi düzeltti. ama yolculuk devam ediyor. sanki uzayda spacewalk yapan astronot gibiydim ancak hayvan gibi yer çekimi var ve ip de koltukaltlarımı zorluyor ters bi hareket yapsam belki yere çakılıp ziyan olacağım.

    yaklaşık bir dakka kadar süren bu tehlikeli misyondan sonra bizim balkonun korkuluklarına ayak bastım. eniştem ipi bıraktı. balkona atladım. iple beraber koşa koşa evin kapısını açtım içeriden kuzenlerim falan hepsi tebrik etti beni annemse heyecanlıydı ama o da sevinç gözyaşlarına boğuldu daha sonra. yani bazen buna benzer olayları düşünüyorum da bu yaşa kadar gelmem gerçekten mucize. neyse o zamanlar mahallemizde normal karşılanan bi durumdu aslında nasa scout göndermiş olsaydı bugün çok sağlam astronotlarla uzayda temsil edilebilirdik. kısfmet.
  • 2 kere yukarıdan aşağı 3 kere de yan dairenin penceresinden belimde iple balkona girerek dahil olduğum nesil. amma unutkanmış lan bizimkiler.
  • mahalleden bir çocukluk arkadaşım öyle düşüp ölmüştü. nasıl gömmüşsem içime, 15-20 yıldır hiç düşünmediğimi farkettim şimdi.
  • ben hep 5inci kattan düştüğüm için umurumda olmayan nesil.
  • benim peder zorluk içinde büyümüş falan. bunun kendisine hep iyi geldiğini, olduğu şahane adamın bu zorluklarla evrildiğin düşünür. o sebepten bu kardeşiniz sanayide lastikçi, otobüste muavin her bi boku oldu.

    yaşım on bir on iki felandı alt katımızda ki aysel teyze geldi bir gün dedi kapıda kaldım. musa bey'de (kocası) çarşıya indi nasıl yaparız dedi. babam dur bizim oğlanı sarkıtalım. ulan bir insanın evladı bu kadar da değersiz olmaz ki..

    o zamanlar da tehlikeli felan gelmiyor durum. baya farklı bir aksiyon işte. hem de baba onaylı.

    bağladılar işte çamaşır ipini ben indim balkona kapıyı açtım içeride musa amca "-hop hayırdır?" dedi. aysel teyze kapıda kalmış dedim.

    salak kadın ne de olsa herif çarşıdadır diye kapıyı bile çalmamış. ama elmalı kurabiyeleri çok iyiydi lan.
  • biz fix tarife olarak dayımı sarkıtırdık. adam bizim apartmanda bir dönem balkon, halat ikilisinin yanında aranan üçüncü isimdi.
  • içinde bulunduğum nesil.
    evin çatısında çay içiyorduk sanırım o kısmı tam hatırlamıyorum. annem evden birşey almaya gitmişti. o talihsiz olay meydana geldi ve anahtarı içeride unuttu. bu sebeptendir ki kabak yine benim başıma patladı. yine diyorum çünkü daha önce detaylarını hatırlamadığım bir "sarkıtılma" olayı daha yaşamıştım.
    komşudan bir çamaşır ipi buldular. bana birşey belli etmemeye çalışıyorlar ama ben anladım durumu. komşu kadın ile annem ipi belime sıkıca sarıp beni 3. kattan 2. kata sarkıttılar . aşağıya bakmamaya özen gösteriyordum. o 15-20 saniye geçmek bilmedi. ayağım balkonun mermerine değdinde derin bir oh çektim ve kendimi içeri atarak 6-7 yaşlarında iken yaşadığım bu aksiyona son verdim.

    hatırladığım kadarıyla 2 defa sarkıtıldım ama 3 de olabilir. *
    her şeye rağmen o günleri çok özlüyorum.
  • benzer bir anahtar unutma durumu olsa ve birisi bana çocuğu* balkondan sarkıtalım dese onu psikopat diye mimler bütün ilişkimi keserim. çilingir çağırılır, o da yoksa kapı kırılır ama bir çocuk böyle bir iş için kullanılmaz.

    edit: "yapılıyor işte ne olacak ki bana da yaptılar hiçbir şey olmadı" özetli mesajlar geliyor. ana babanız yapmış bir saçmalık işte kabul edin. normal görüyorsanız da bence çocuk yapmayın.
  • daha sağlam olsun diye hortum bağlamışlardı bana annem beni öyle görümce bayılmış.
  • tesadüfen yaşayan bu neslin bir üyesi de benim.
    9-10 yaşlarındayım. mahallede sevdiğim ermeni bir kız var. ailesi falan beni çok seviyor ama kız hiç oralı değil. voleybol oynarlarken toplarını alıp havaya dikiyorum "kaç kat yukarı çıkarttım gördün mü bak hehehe" diye dikkat çekmeye çalışıyorum.
    abi milenyum başları olmasına rağmen karizma dediğin şeyin tanımını yeni yeni öğreniyoruz. neyse bu ''voleybol ayakla değil elle oynanıyor yalnız'' deyip beni de çağırdı oyuna. hep ona pas atıyorum tabi; böyle avuç içinde esnetip atmalar, sonra yükselip smaç basmalar falan, cinyısım ya :) ya da öyle olduğumu sanıyorum.
    ilkokulda hoşlandığı kızın saçını çeken çocuk ben: merhaba tanışalım mı :)

    neyse annesi geldi anahtarı evde unuttuğunu söyledi oturdu bir süre bizi izledi.
    ben durur muyum tabi ailenin akıl küpü, bak: ''ben girer alırım aslında o anahtarı !?! ''
    - yok oğlum emine teyzen gelsin onda vardır anahtar yoksa da çilingir çağırırız artık.
    - ben kesin girerdim aslında ama siz bilirsiniz.
    - anne bence de girebilir o
    - (uffff ne dedi beee : ) kesin o da beni seviyor ...
    - arkadan mahallenin sevimsiz karakteri sabahattin bağırır: '' neriman teyze yukarıdan salarız aşağıya, bize ip lazım ip, şöyle kalın bir ip olsa biz salarız onu aşağıya''
    - tabi salarsınız da ip şimdi kalın olmalı !?!
    yani kızı da seviyorum falan ama şimdi ip, salmak, balkon ?? ufak bir inilti sonrası bi cesaret deyip: '' ip bulun siz ip, hiç sıkıntı yok hallederiz'' dedim.
    kadın daha iyi madem demeye kalmadı deli bakkal tolga ipi getirdi ama hiçte öyle halat falan değil lan, bildiğin çamaşır ipi ..,!
    ulan madem çıkıyoruz bir bilinmeze hiç olmazsa şu kızı son bir kez öpseydim falan diye düşünmeye başladım. ama heyhat, ipi çoktan doladılar boynuma, işte yani belime :)
    ama o ip boynuma mı dolandı belime mi; ki zaten boynum kadardı belim de :)
    bi' ara korkmuş olacağım ki kafamdaki şapkayı bilerek aşağıya atıp ''hayır hayır ! şapkasız inmem abi ! şapkam! uğurlu şapkam o benim! şapkamı getirin!'' diye mızmızlansam da (hani sırf ben vazgeçmiş olmayayım onlar vazgeçmiş olsun istediğimden) sabahattin o iğrenç sesiyle aşağıdaki çocuklara şapkamı getirmeleri için bağırdı ama sesten önce geldi ön dişleri kırık piç tuncay!
    neyse şapka geldi yol göründü. taktım şapkamı ama böyle baya 10 yaşında 40 yaşındaki adam triplerindeyim; gökyüzüne bakıp iç geçirmeler, aşağıya anlamlı bakışlar atmalar falan, sonra kuşların cıvılt.... demeye kalmadı pis sabahattin idama götüren cellat yardımcıları gibi iteledi sırtımdan.

    ya birader ben aşağıya doğru iniyorum ama böyle daha o yaşta ruhumun çekildiğini falan hissediyorum. ulan nolur nolmaz diyerek üç kere ''kulhuvalla uuahad allahussamet lem yelid ve lem yüled ve lem yeküllehuu kufuvanahad, üç kere de veleddallin amin : ah ulan ayetel kürsiyi de ezberleseydim keşke '' diyerekten ayağımı demir pervazlara dokundurduktan, ne dokundurması vatoz gibi yapıştıktan sonra başladım yavaş yavaş içeri girmeye. ulan şu yaptığım şeyden sonra çiçeği çikolatayı alır bir de öyle gelirim ben buraya diye de geçiriyorum içimden. neyse tehlike anı geçtikten sonra sıra bu işin en güzel kısmına geldi: ''havasını atmak''

    neyse ki sağ salim aşağı indiğimde (nasıl olmuş hala inanamıyorum) yani boynuma atlamasını beklemiyordum tabi ama yinede bu kadar sade bir teşekkür de beklemiyordum şimdi.
    üstelik üstüne yediğim azar da cabası; hatta ''çilingir geliyordu zaten..!'' diyerek bir de akıl veriyor... ''ama sen demiştin; yapar o yapar, kesin yapar demiştin.''
    lan yoksa ben mi öyle sandım diye kendimden şüphe etmeye bile başlamıştım.
    hava falan atamamıştım. hava içimde patlamıştı. neden böyle olmuştu yıllar sonra anlayacaktım. ama sor bana yine aynı şey olsa yapar mısın? çamaşır ipine ihtiyaç duymadan yapabileceğim üzerine ikna bile edebilirim insanları.. basit bir ergen hatası olarak değil de daha çok toplumda yer edinebilme ve devamında kendiliğinden! oluşan kendini ispat çabası... üstelik neye kime onu bile bilmeden...