şükela:  tümü | bugün
  • eskiden şans göstergesi olan bu olay şimdilerde kuş gribine merhaba demenizi ve bok yoluna gitmenizi sağlayabilir.
  • iki hafta önce taksimde başıma gelen ve yanımdaki kız arkadaşımla beraber dakikalarca gülmemize neden olan, çevredeki insanların bize acayip şekilde bakmasını sağlayan bir doğa olayı.
  • geçenlerde kafama sıçtı bir tanesi, orospunun evladi combo atti, siyahli beyazli macun gibi salladi torpili gitti. bir tim kurulsun ve peşlerine düşülsün bundan sonra, zamansız bir anda pike yapıp bombalayıp gidiyor deyyus, bunlar uçan iblis, kşşt kştt, defol, sarımsak, istavroz pardon o vampirdi, hepsine pirinç yediricem su içince patlasın ibneler.
  • az önce başıma gelen olay. üstüm başım yemyeşil oldu. hayvan oğlu hayvan 1 ay boyunca tutmuş tutmuş, benim ordan geçmemi beklemiş. bu aralar boşuna sayısal loto oynamayın. eğer sıçılan miktar ile ikramiye arasında doğru orantı varsa, birkaç ay boyunca ikramiyenin sürekli bana çıkması lazım. o derece.
  • neredeyse ayda iki defa başıma gelen talihsizlik.

    (bkz: gökten meg ryan yağsa bize er ryan düşer)
  • bakırköy özgürlük meydanında kuşların özgürlüklerini hatırlatma şekli.
  • istanbula gelir gelmez, burnunuzda tuten bogaz manzarasi ve havasi icin kic donduran soguga ragmen vapurda disari oturursunuz. once yaniniza vapurun bacasindan daha beter tuten bi grup oturur, bogaz havasi yerine bol bol karbonmonoksit alirsiniz. bu da yetmezmis gibi onunuze resim cekme bahanesiyle bi sirik dikilir, manzara da hikaye olmustur artik. tam bundan daha kotusu olamaz derken cevrenizdeki onca adam yerine bir marti tam sag omzunuzun ustune birakiverir**. artik elden bisi gelmez, guler gecersiniz. istanbuldasinizdir ya. derdi bile ayri guzel olur.
  • minicik bir umit de olsa sans getirecegine inanilmasa cekilmeyecek olan durum. uste basa, geldimi birsey degil. beyazli yesilli diskinin bir de adamin yeni yikadigi tertemiz saclarinin tam ortasina dusmesi var, boyle soguk " shlopp " diyen bir sesle. insan gayri ihtiyari omuzlari kaldirip ensede dikilmis butun sinirlerin ayaklanmasiyla basi geriye dogru atiyor o an lakin nafile, asil dert ondan sora basliyor. igrenc olarak tabir edilicek duygu.
  • evden temiz pak süslü püslü çıkılır. saç iki saatte şekillendirilir ve giyime kuşama herşeye özen gösterilir, zira sevdicekle buluşulacaktır ve de ayrı bir itina edilir haliyle. o cehennem gibi uzun gelen yolları yürüyüp tam sevdiceğe sarılmaya yaklaşık on saniye kala kafaya lap diye birşey düşer, hem sıvı gibi hem de sıcak gibi bişey... yağmur da yağmıyordur ki umursamayıp yürüyesin... aynanı çıkarıp bakarsın ama yoktur görünürde bişey. heralde birşey damladı diyerek es geçersin ve de sevdiceğine doğru yürürsün. o da bişey farketmez, ancak beş dakika sonra el saça götürüldüğünde yabancı yeşil bi sıvının saçına tutkal gibi yapıştığını farkedince basıverirsin çığlığı. herkesin arasından seni seçmiştir işte hain kuş. lavaboya koşup zamk gibi tutunmuş o sıvımsı şeyi çıkarmak için kendi kendine söylenerek saç tellerini koparmak suretiyle temizlersin uzun bi müddet. tabi bu zaman sürecinde alt tarafaı bi ufak güvercinin bu kadar ne yemiş olabileceğini ve kuş gribi olma ihtimalini de akıldan geçirip çeşitli duygu hezeyanlarına da kapılırsın. sevdiceğin kahkahalarla gülüp eğlenirken sen mutsuz olursun. ancak daha sonra, böyle durumlarda "şanstır şans" diyip sempatikçe gülümseyen pıtırcık insanları akla getirip mutlu olmaya çalışırsın. en azından burnumun ucuna ya da gözüme gelmedi diyerekten teselli edersin kendini, bir daha kuş gördüğünde kaçmaya yemin ederek...