şükela:  tümü | bugün
  • 13 eylül öncesinde ve sonrasında devam edecek olandır. biliniz ki paranız varsa üstün sizsiniz..
  • "üstünlük" hukuken "yargıç" kategorisine koyduklarımızda olduğuna, yargıçlar da son zamanlarda kararlarını verirken hukuk haricinde her şeyi göz önüne aldıklarına göre, hukukun üstünlüğü = üstünlerin hukukudur. zaten ergenekon soruşturması kapsamında yapılan iğrençlikleri gördükçe hukuk denen şeyin kime ait olduğu, üstünlüğün kimlerde olduğu bellidir.

    (bkz: türkan saylan'ın tutuklanması)
    (bkz: ilhan selçuk'un darbecilikle suçlanması)
  • türkiye'de çatır çatır işliyor.
    "hırsızlık oğuldan babaya değil! babadan oğul'a geçer" diye pankart asıyorsun hop diye indiriliyor. polisler hakim kararı olmadan gelebiliyor. başarılı olmazsa hop hakimden yazı on dakikada falan çıkarılıyor.

    uzuna ayakkabı fırlatıyorsun direk meslekten atılabiliyorsun. attığı kişi bir üstün. ama george bush'a ayakkabı fırlatan meslekten atılan öğretmen kadar zulüm görmüyor.

    gerçi bu iş uzuna mahsus değil. akp milletvekillerinin usülsüzlüğünü ortaya çıkarırsan da işleyebiliyor. çemişgezek toki skandalı haberini yaptın diye eşini görevden alabiliyorlar.

    bizim ülkemizde her daim böyle oluyor. sikerim böyle hakimi dersen hakim sana on yılı dayayıveriyor. milletin karısına kızına tecavüz edip öldürürsen mahkemede kravatlı durup başını bükersen 5 yılla çıkıveriyorsun.

    sigara yasağında gördüm bir üstünlerin hukukunu vay amına koyim dedim. hakimeye bir şey imzalatacaktım. burada sigara içilmez cezası bilmem ne kadar yazılı adliye binasında hakime hanım odasında tüttüre tüttüre sigara içiyordu. dedim bunu bir şikayet etsem 20 yıldan aşağı ceza almam.

    o yüzden türkiye'de çoğu haksızlıklara sesimizi çıkartmıyoruz. haklılığımızın bedelini hapisle ödüyoruz.
  • çoğulculuk ilkesini değil çoğunlukçuluk yanlışını benimsemiş ülkelerde demokrasi kavramının arkasına saklanarak her türlü rant devşirme zanaatıdır.
  • "...burjuva devletinde hukuk, kitleleri aldatma, oyalama, ehlileştirme işlevine koşulmuştur. adalet tecelli etsin diye değil! hukuk kurallarını kim neden koyuyor? aslında kimin hukukundan söz edilmesi gerekir? mülk sahibi sınıflar ve onların devleti bir hukuk sistemi dayatıyor ama kendi koyduğu kurallara işine geldiği zaman uyuyor, işine gelmediği zaman da uymuyor. bunun en yakın örneği türkiye’de son bir kaç yılda yaşananlar. aynı kanunlar, aynı savcılar, aynı hakimler, aynı mahkemeler ama önceki kararların tam tersini veriyorlar… neden? mülk sahibi sınıfın, “memleketin sahiplerinin”, iktidardakilerin yeni durumda çıkarları onu gerektiriyor da ondan… dolayısıyla hukuktan söz edildiğinde, “kimin hukuku?” sorusunu sormak gerekir… eğer aihm özakça ve gülmen için lehte karar verseydi, akp iktidarı o karara uyar mıydı? "

    fikret başkaya