şükela:  tümü | bugün
  • evinizden taşınırken "bağlantıyı kesecek misin? modemi bana bırak istersen." filan da der bunlar.
  • internet oyun bağımlısı(poker gibi)olan biri olabilir. neti kesilince hemen komşunun kapısını çalarak sizin şifre neydi komşu bi zahmet ver de krizlerden koru beni allasen *
  • götü sikilesidir. ilk istediğinde ne olduğunu hatırlayamadığım bir bahane söylemişti, ben de n'olcak canım bir kereden deyip vermiştim. ama ondan sonra sürekli internette bir yavaşlık falan. sonra yavaşlık 1-2 ay sonra kesildi. kesildikten 3-4 hafta sonra da apartmana girerken karşılaşınca bana yavşak bir edayla: "ya sizin wireless şifresi neydi?" diye sordu. ben de kibarca söylemeyeyim diye: "valla hatırlamıyorum abi ya malum bilgisayarda kayıtlı oluyo ya zamanla unuttum." dedim o da bana: "sorma ya bende de kayıtlıydı da geçen hafta pcye format attım gitti giremiyorum." dedi. ulan herife bak ya ciddi ciddi aboneye bağlamış pezevenk bari modemi de onun salona koyalım da yavaş girmesin. hatta çanağa da para vermesin diye digitürk değil bizim uyduya kablo çekmişti yavşak.
  • öğrencilerin yoğun yaşadığı yerde bol bulunur. ücrete ortak olmak isterler ki bunlar zaten ortak yaşayanlardır. 50 liralık faturayı kaça bölmek istiyorsalar artık... internet hızınızı yavaşlatırlar.

    not: 50 lirayı küçümsediğim anlaşılmasın. ben de ortak yaşıyorum ortak ortak ödüyorum işte bunu anonim şirkete dönüştürmenin ne anlamı var?
  • eğer yeterince kabiliyetli bir modem/router'ınız varsa kendisine sadece 56k bant genişliği tanımladığınız bir kullanıcı adı/şifre vererek hem gönlünü almış hem de intikamınızı soğuk bir şekilde afiyetle tüketmiş olursunuz
  • sizi enayi yerine koyan komşudur.

    bir iki kez istedi, oyun indireceğim bilmem ne dedi ama tablete ufak tefek oyunlar. insanlık ölmedi dedim verdim. sonra baktım ki bizim internetin hızı sürünüyor (o sırada laptop almış haberim yok, ben hala tabletten girdiğini sanıyorum), değiştirdim. utanmadı tekrar istedi, ödevim var dedi. dayanamadım yine verdim. lan ödevin kaç hafta sürüyor senin? alt tarafı 2'ye 3'e falan gidiyorsun, tez mi yazıyorsun ne bok yapıyorsun? durur muyum tekrar değiştirdim. birkaç kez daha istedi, bizimki çok yavaşlıyor o zaman dedim, vermedim. ahan yine istedi, ödevi varmış bilmem ne. lan kaç para vermiş bilgisayar almışsın, kıy paraya git bağlat internetini de diyemedim tabi ki, işin bitince sil şifreyi dedim, ben yazdım bilgisayarına. ama tabi ki o silmeyecek, yine ben şifreyi değiştirmek zorunda kalacağım.
  • eğer ki modeminizdeki şifreleme sistemi wep ise ve komşunuz backtrackadlı linux dağıtımı ile azıcık haşır neşir olan biri ise bazen bu soruyu sorma gereksinimi duymadan yanınızdaki boşluğa oturuverebilen kişidir. dikkat etmek gerek
  • iki senedir oturduğumuz evin kapısını bile çalmamışken evvel gün elinde laptop'la karşımda bitiveren hatundur. o anda ev halkı "aaa, komşuluk öldü müüü?" deyince çaresiz girdim şifreyi, iki haber sitesi, iki üç moda sayfası, bir şey olmaz dedim.

    fakat ardından benim internette beklenen yavaşlama yaşandı. akşam da hatun infial içinde kapıya dayandı "değiştirdin mi şifreyi, giremiyorum?" diye. indim iki kat aşağı, hatunun evinde internet iki çubuk çekiyor, o da belli bir noktada. "film izlemek istedim, açılmadı" diye nasıl sitem ediyor. benim internetin niye yavaşladığı anlaşıldı dedim içimden, "buradan film izlenmez, çok uzak" dedim, bu defa beyaz'ın kliplerini açmaya çalıştı youtube'dan. arada klip durunca da "aa, sen buradasın ama klip yine duruyor" dedi, anladım ki o da beni suçluyormuş internetin yavaşlığından. mecburum ya hakkımı ona vermeye... üstelik ben çalışıyorum da o internet üzerinden!

    laptop'u salonunda dolaştırıp evde iki çubuk çektiği yeri gösterdim, "buradan gir" dedim, hatun tutturdu "hayır, ben televizyon koltuğumdan girmek istiyorum, bir şeyler yap" diye. üç defa gösterdim oradan çekmediğini, sonunda ikna oldu ama ben de dudaklarımı yırtmışım ısırmaktan, o derece sinir oldum.

    bir süre çaresiz katlanacağım, sonra daha pratik bir çözüm olarak modemin yayın alanı seçeneğini daraltacağım ki iki kat aşağıdan çekmesin. yoksa faturasını ödediğim interneti ben kullanamayacağım.

    kaçınılmaz edit: internet şifresi isteyen hatun bir at hırsızıyla evli olan bir yer cücesi. zaten adriana lima olsa yine ilgi alanıma girmez, ben de dişiyim çünkü.

    dumur editi: bazı mesajlarda şaka diye yazılan şey gerçek oldu. komşu bugün gelerek wifi evlerinden çekmediği için benim telefon hattından evlerine adsl kablosu çekmemi istedi. "ttnet anlar, yasak çekmek, ceza keser" dedim. "filanca öyle kullanıyor, ceza kesen yok" diye ısrar edince "ben cezayı göze alamam" dedim. epeyce bozuldu. şimdi sinyal kuvvetlendirici almaya gitti, o arada da ben de şu sinyali sınırlamaya çalışayım.

    evde birlikte yaşadığım annem de "niye kırdın kızı, yazık değil mi? dedi. "kapatıp kurtulacağım artık" kıvamına geldim...

    2. edit: interneti kullanamadığını sandığım ve kapıda karşılaşmamak için yolumu değiştirdiğim komşu meğer aylardır internetimi kullanıyormuş! evvel akşam acele iş yetiştirmeye çalışırken yine karşımda bitti, dizi izlerken bir yere girmiş, bilgisayarı kilitlenmiş. ctrl+alt+del yapmak yetti. sonra yapıştı, videolar indirtti, ben dişimi sıkarak dediğini yaptım ki başımdan gitsin, ama iki saat gitmedi. üstüne bir de benle facebook'da arkadaş oldu, artık orada da bir şey yazamam!

    yalnız anladım ki kadının zeka düzeyi ilkokul çocuğu seviyesinde. bunu aşağılamak için söylemiyorum, biyolojik bir durum. zaten geçmişte beyin ameliyatı geçirdiğini de söyledi. o yüzden yazdıklarımdan vicdan azabı duyup çaresiz kullanmasına izin verdim. bir ay sonra filan kışlık evine gider, kurtulurum diye ümit ediyorum.

    3. edit: kurban bayramı vesilesiyle de tam alt komşumuz kapıya geldi, tabii şifre verildi. "aylardır uğraşıyorum, kutu yok diye internet bağlatamadık" dedi, küllliyen yalan, burası yazlık ve bizim blokta bir bende internet var. kadına ben bu internet üzerinden çalışıyorum, zaten diğer komşu kullanıyor, siz de girerseniz çökebilir" diye itiraz ettim, amacım sonra modem ayarları değiştirmekti ve yerini yapmak istiyordum. kadın "amaan, çökerse çöksün canım. hem zaten topu topu dokuz günlük bayram boyunca altı kişi kullanacağız" diyerek beni dumur etti. ben isyanlar içerisinde modemden mac ayarlarına girmeye çalışırken internetimi beleş kullanan ilk komşu bayramlaşmaya gelince işlemi yarım bıraktım. artık yarın bakacağım.

    son edit: on metre telefon kablosu alıp telefon hattını odama kadar uzattım. modemin wlan ayarını kapattım, artık ethernet kablosuyla kullanıyorum. ne yazık ki artık yalnızca odamda internet var ve telefonum da kablosuza bağlanamıyor. birkaç hafta sonra komşular kışlık evlerine gidince isimsiz bir ağ kurup şifreyi değiştireceğim.

    aylar sonra gelen edit: ağı yeniden kurup gizli ağ yaptım, ama bu defa da cascavlak "gizli ağ" diye çıktı. bu apartmanda kim olsa anlar ben olduğumu. bu defa ağa "carrefour" adını verdim. birkaç gün sonra komşu gelip "carrefour çok güzel çıkıyor buradan, ben de gidip şifrelerini sordum ama kasiyer çocuk 'ne ağı?' dedi, söylemedi şifreyi" dedi, anladım ki yüzsüzlüğün sonu yok ve ben mükemmel kamufle etmişim kendimi carrefour diye. fakat bende ne şans varsa ondan sonra carrefour da iflas edip kapandı. bir ara yine ayarlara girip ağ adını "namlı market","irem kasap" veya "bilmemne cafe" yapmayı düşünüyorum.
  • bunun bir adım ötesi, wifi şifresini isteyen ev sahibidir. eski çalıştığım şirkette bir arkadaşımın başına gelmişti. yahu insan kiracısının etinden sütünden bu kadar faydalanır mı insafsız?

    bu durumun kesin çözümü ise modeminizdeki mac adres filtreleme özelliğini kullanmaktır. wifi özelliğine sahip tüm cihazlar mac denilen özel bir seri numaraya sahiptir, cep telefonlarındaki imei gibi düşünün. kendi kullandığınız cihazları izin verilenler listesine ekleyin. bu filtreleme sayesinde komşunuza şifreyi verseniz bile, mac adresi izin verilenler listesinde olmadığı için bağlanamayacak.

    ne şiş yansın ne kebap...