şükela:  tümü | bugün
  • vicdanın ve pişmanlığın yarısı olan duygu.
  • çöp tenekesinde fi tarihinde yazılan leş entry'leri görünce kişinin hissettiği duygu. "bunu yazan ben olamam" cümlesi de eşantiyonu bu eylemin.
  • naifliktir, dogalligin di$a vurumudur.. carpitilmami$, maskelenmemi$ olu$umdur.. utanmi$, kizarmi$ insan yalansiz insandir. icindekini saklamayandir, olmasi gereken insandir.
  • vapurda biriye gözgöze gelip uzunca bakıştıktan sonra ateşi hissederek gözünü kaçırmak.
  • habire değişen-dönüşen ya da terkeden çoğu duygudan biri. artık utanmaktan utanıyoruz.
    on bir, on iki yaşlarındaykene misafirlerin önüne çıkmaktan utandığımı hatırlıyorum. annem bazen itekleyerek sokardı odaya. yetmezmiş gibi bir de azar yemiş, (ya da kolu çimdiklenmiş, dirsek atılmış) yüzü kızarmış şekilde ortaya çıkınca misafirler de anlardı. belki vücudumun değişmesinden kaynaklanıyordu, belki de hâlâ devam eden kalabalıktan hazzetmememden. bilmiyorum ama utanmak deyince aklıma hep o hâlim gelir.
  • insan en çok annesine yalan söylerken utanır zannımca. hele bir de anne yalan söylediğini anlamış, seni daha fazla rencide etmemek amacıyla yemiş ayağına yatmış, ama yine de alttan alttan "yalan söylediğini biliyorum kızım" sinyalleri gönderdiğinde kulaklara kadar kızarılmalıdır. cennet annelerin ayakları altındadır, böyle yapılmamalıdır..
  • yüreğin kekelemesi hali ...
  • dini bir yoruma gore, ilkin adem ve havvanin yasadigi insani duygu..
    (adem ve havva, yasak agacin meyvesini yemelerinden hemen sonra ciplakliklarindan utanmis ve ortunmusler..)
  • bazen siz hic bir sey yapmasaniz da yaninizdakilerin yaptiklari utanc verici davranislar sonucu utanirsiniz. sanki o lafi siz soylemissiniz gibi kendinizi karsi tarafin yerine koyar ne kadar utanc verici bir durumda oldugunu dusunursunuz ve yuzunuzu ates basmaya baslar.